10.10.2019

DİKİLİ & İZMİR TATİLİ

Ekim 10, 2019 2 Comments



Madame Savon Türkiye'den selamlar herkese;
Bazen öyle garip anlar yaşıyorum ki anlatamam sizlere:)) Yaşadığımız şehrin karmaşasından nasıl bunalıyorum  nasıl sıkılıp kaçmak istiyorum bilemezsiniz:))


Küçük şehirler, küçük kasabalar küçük köyler ve çok   özel insanlar çağırıyor beni yasadıkları el değmemiş nadide yerlere...

Böyle yerlerin nasıl güzel bir keyfi var nasıl bir büyüsü var sizi içine çekip alan bilemezsiniz..
.. 
 Artık güzel  küçük bir köy  mü dersiniz? yeni hayatınızın ilk günleri dediğimiz:))  mis gibi kuzineden çıkmış mısır ekmeğiyle sizleri karşılayan ...

Yoksa büyülü bir adanın içinde kekik otlarıyla kuzu çevirmenin ortasına mı düşeriz hep birlikte bilemiyorum:))

Hayat bu şakaya gelmez nereden ne çıkacağı ne  yaşanacağı hiç belli olmaz..

Biz yeni yaşam hayalleri yeni tatil hayalleri kurar iken:)) Hayat kıyısından köşesinden yeni planlar yeni oyunlara dahil ediyordu bizleri biz farkına varmadan..

 Masmavi denizi, uzun kumsalları balıkçı tekneleriyle dolu  Dikili -İzmir'deyiz şu an..

Sevimli limanıyla doğal  ve kültürel zenginlikleriyle bizlere koskoca devasa bir hazine  sunan Dikili'ye tatile geldik ve gelir gelmez bu kıyı kasabasına aşık olduk hemen..

Sakinliği dinginliği ve iç huzuru aradığım ve kaçış noktamda bana yol arkadaşlığı yapan Dikili'yi çok sevdim..






Belki bazıları çok iyi biliyordur;
belki de bazıları adını ilk defa duyacaktır.

Dikili Ege’de İzmir’e bağlı sakin sayılabilecek bir ilçe ve aynı zamanda çok güzel bir tatil beldesi...

Buraya gelenler genelde burada yazlığı olan kişiler veya bizim gibi yerli turistler.
Yabancı turist neredeyse hiç yok.

Varsa da yerli turistin içinde kaybolup gidiyorlar.
Bunun sebebi de yeterince büyük otellerin olmaması.

Öyle bakir öyle kendine has bir büyüsü var ki sormayın gitsin..

Önce şehrin merkezindesiniz bir bakıyorsunuz hop el değmemmiş akvaryum gibi koylarda yüzmedesiniz..

Ateş seni çağırıyor hesabı deniz sizi çağırıyor.

Tatile çıkma uzaklaşma isteğimin biraz melankolik olması gibi:)) Yola çıkma ve yolculuk maceramız da oldukça ilginçti arkadaşlar:))

Keyifli bir yolculuk ve binlerce defa duraklama alışveriş kahve içme çılgınlığımızdan sonra gece yarısı ancak varabildik Dikili'ye..


Masmavi denizi, cırcır böcekleri  havası kokusu  gece dingin esen rüzgarı bahçeden yükselen ortancaların kıvrımları ve içinize sevinç katan yaşama enerjisiyle  evren raksediyor gibiydi Dikil'de

Sarmaşıklar çiçeklerle sevgili oluyor, İzmir çiçekleri kokularını evrene yayıyor..
Olağan üstü  görsel bir cümbüş tüm  dünyayı sarıyordu burada...








Dikiliye gelip tatil yapmak isteyenlere nacizane tavsiyelerim öncelikle şudur:))


Günübirlik tekne turlarıyla mavinin her tonunun sıralandığı koylarda gezeceğiniz bir tekne turuna muhakkak çıkın...



 Dikili balıkçı barınağından kalkan günlük tur tekneleri yaz boyunca her gün saat 11.00-18.30 arasında çevredeki ada ve koylara tur düzenliyor.


Bunlar adaları ve koyları dolaşarak size güzel bir gün yaşatıyorlar.
Rotasında Killik Koyu, Akvaryum Koyu, Kalem Adası, Ilıca Koyu gibi gibi yerler var.
Tekne turlarına genellikle yemek (ızgara balık) dahil oluyor ve kişi başı ücretleri yaklaşık 70 TL civarı.


Balık severler ve gün batımı keyfi yapmak isteyenler içinse;  Bademli’nin en ünlü balıkçısı olan Sunar restaurantı tavsiye edebilirim. 

Harika bir koyun tam yanında olan Sunar’da, unutamayacağınız bir gün batımı seyredip, lezzetli rakı-meze-balık keyfi yapabilirsiniz.
Sunar’ın Yeri’ne rezervasyon yaptırmak isterseniz linkini buraya bırakıyorum. 




Gün içinde sabah kahvaltısı için gittiğimiz diğer bir yer Aksoy'un yeri de fena değildi hani dağların ardından denize doğru nefis manzarayı izleyerek  kahvaltı keyfi yapmak pek keyifliydi..

Masaya gelen taze köy peynirleri, tereyağı bal reçel ve ev yapımı zeytinle hamur işi pişilerde işin katmerlisiydi tabiki..
bakınız 






Dikili’nin en güzel köylerinden Bademli, plajlarının yanı sıra sıcak su termal kaynaklarıyla da ünlü.
 Geçmişte Aiolis Ilıcası olarak bilinen Bademli Ilıcası, Kalem Adası’nın yanı başında denizin içinde yer alıyor. Denizin içerisinde havuz şeklinde düzenlenen kaynaklar sit alanında bulunması nedeniyle herhangi bir tesis ya da insan müdahalesine maruz kalmamış. Denizi çok güzel, sahilde balıkçılar var ayrıca  kalacak yerler de  var burada.

Koylar ve adalar şahane deniz pırıl pırıl hawaii adaların aratmayacak nitelikte..

 Zindancık Koyu Hanımın Koyu Güvercinlik Kayalıkları Akvaryum Aya Nikola Kilisesi’ne ait kalıntılar hepsi de görülmeye değer yerler…





Eski bir Rum köyü olan Bademli‘de zeytinin yeşili ve güzelliği Ege Denizi’nin maviliğiyle buluşuyor.



Deniz tertemiz ve yan yana bir çok plaj var.

Fame beach  Kayra beach  Killik koyu  Deniz ılıcası  Zindancık koyu 
Hayıtlı koyu Pissa plajı gibi koylar görülmeye değer en nadide yerler..

Dikili’nin biraz dışında Ayazma Fame ve Kayra plajları da rağbet gören güzel plajlardan.
Plajı mavi bayrak almaya hak kazanmış.

Bu nedenle plajın birinin adı mavi bayrak plajı olarak anılıyor.

Plajın bir kısmı belediyeye ait bir kısmı da özel işletme.

Şemsiye istemezseniz giriş ücreti alınmıyor.

Plajların hepsinde duş tuvalet ve yemek yeme imkanınız var.

Çok gürültülü müzikler yok popüler tatil yerleri gibi değil.

Kafa dinlemek isteyenlerin gideceği bir yer.

Plajlara giderken zeytin ağaçlarının arasından toprak yollardan geçerek gidiliyor.

Her şey sadece denizden ibaret değil.
Dikili’nin arka sokakları da çok güzel ve keşfedilmeyi bekliyor .
Denize paralel giden sokaklara girip kız lisesini sorarsanız Rumlar’dan kalma evlerini görebilirsiniz.

Şu anda bu evlerde mübadele ile Yunanistan’dan gelenler Türkler oturuyor.

Eskiden bu mahalleye Zenginler Mahallesi deniyormuş.

Oturanların hali vakti yerindeymiş.

Ancak zamanla bu kişiler taşınmışlar ve evlerin bir kısmı bakımsız kalmış.

Bazen evlerin eski sahipleri Yunanistan’dan gelip bu evleri bulup anılarını tazeliyormuş.

Mahallenin bir de kilisesi varmış. Ancak bir belediye başkanı maalesef kiliseyi yıktırmış.

Şimdi sadece temel taşları gözüküyor ve arazisi bakımsız bir halde duruyor.
Akşamları hava kararınca mutlaka sahile çıkıp yürüyüş yapın Dikili'de mutlaka.

Biz de öyle yaptık ve tüm sahili yüüyüş yoluna çevirip gece daha da güzelleşen Dikiliye hayranlığımızı ve sevgimizi bıraktık kalplerde..

Akşam olduğunda Dikili sahili oldukça kalabalık ve canlı oluyor.

Bir yanda çay bahçeleri, bir yanda hediyelik eşya satan stantlar ve sahilin bir bölümünde de canlı müzik var..
Gündüz plaj olan bölge akşam olduğunda kafeteryaya dönüşmüş ve kumların üzerine masalar atılmış herkes çayını kahvesini içip müzik dinliyor inanılmaz keyifli bir ortam yani...


Yemek üzerine özellikle önereceğim şey Dondurmalı Dikili Kahvesi.
Ben çok beğendim.
İçerken ağzınıza çikolata parçaları ve badem, fındık parçaları geliyor.

Sahil tarafındaki plajlarda bu kahveyi deneyebilirsiniz.

 Dikili merkez de   şehrin karmaşasında kaybolmak  kalabalıkta dolaşmak çok keyif verici..

 Ben en çok sahilde oturanları  gün batımına karşı  sandalyeleriyle termoslarıyla gelip deniz kenarında  keyif   yapan insanları çok sevdim.

Hatta alın çantanızı mayonuzu havlunuzu gün batımına güneş batırmaya atın kendinizi nefis manzaraya karşı kulaç atarak kendi gün batımı ritüelinizi gerçekleştirin..

 Akşam yemeği için sahil yolunun biraz ilerisinde Dikili Sosyal Tesisleri var orada da gün batımı ve akşam manzarasına karşı yemek yiyebilirsiniz..
Dikili’nin en çok tanınan sahil kasabası Çandarlı, amazon kadın savaşçıların hüküm sürdüğü yer olarak biliniyor.

Dikili’ye arabayla 20 dakika uzaklıktaki Çandarlı’nın merkezindeki tarihi geçmişi Cenevizlilere uzanan Çandarlı Kalesi Çandarlı’nın en önemli sembolü.
Geçmişte kenti dış saldırılara karşı koruyan kalenin büyük bölümü zarar görmeden günümüze ulaşmayı başarmış.

En son 2016’da restore edilen kalede dönem dönem konser tiyatro ve festival gibi etkinlikler de yapılıyor.

Kalenin önündeki halk plajı buz gibi suyuyla yazın sıcak havasına ilaç gibi geliyor.
Pitane Antik Kenti  Çandarlı’nın antik dönemdeki yerleşimin ismi.
 Kentin kuruluşu ile ilgili net ve sağlıklı bilgi olmasa da Helenistik döneme uzandığı düşünülüyor.

Antik kentin izlerini görebileceğiniz kazı alanı ya da ören yeri yok. Pitane’den çıkarılan vazolar kadehler mezarlar ölü külü kapları ve arkaik erkek heykeli Bergama Müzesi‘nde sergileniyor.
Dikili'nin halk pazarı salı günü kuruluyor iki kez gitmemize rağmen bir türlü  denk getiremedik..

Oysa ki kilo kilo  dalından koparılmış ham zeytin alıp kendi kurma hayallerimiz vardı bizim..


Canlı müzik sevenler için sahil kısmı çok güzel tavsiye ederim..
 Kahve severler  kahve içiminde seçici davrananlar için ;  Dumo Coffee nin kahvesini  tavsiye ederim..

Akşam için gideceklere bahçenin keyfini sürmelerini söyleyebilirim.

Biraz daha ileriye doğru gittiğinizde sizleri bahçe içinde mini mini yazlık evler karşılıyor..

Manzarasına denizine ve kahvaltısına bayıldığımız ve güleryüzlü karşılamalarıyla ortam ve mekandan çok memnun ayrıldığımız diğer bir kahvaltı mekanımızsa Mersin Bahçe Restaurant bakınız buraya özellikle gidin derim nefis bir manzarası var ve mekanın gerek sahipleri gerekse   ortamı ve manzarası gerçekten çok güzel..

Tekrar gititğimide  mutlaka gün batımına karşı  akşam keyfi yapmaya gitmek isterim   buraya..
Hazır mekandan bu kadar  bahsetmişken ilk defa kahvaltıda çok farklı bir sigara böreği ikram ettiler bize..

İçinde klasik peynirli iç yerine tahin vardı..

Üstüne de tarçın tozşeker dökülmüş inanılmaz bir lezzetti mutlaka yemeden dönmeyin derim.
mersinlibahcerestaurant






Denizden sonra  Bademli yol üzerinden geçerken tesadüfen keşfettiğimiz  gözlemeci Hatice ablanın yerine uğradık..
Akşam güneşi batarken nefis kekik ve tarçın kokularının birbirine karıştığı dağların gölgeli yansımasında ince düşüncelere daldığımız bu yerde enfes peynirli ve patatesli gözlemelerin tadına bakmış olduk..:))
Hatice Ablanın yeri

 








Oliviera Resort

Midilli Adası’nın tam karşısındaki Kalem Adası, tertemiz sularıyla emsalsiz bir doğa parçası.
 Bademli Köyü’nün karşısında yer alan, ana karaya 450 metre uzaklıktaki Kalem Adası’ndaki Olivera Otel, Türkiye’nin tek ada oteli.
 Kalem Adasi Oliviera Resort Otel balayı tatili için en güzel gidilecek yerlerinden. bakınız
Turkuazdan maviye çalan, nefis bir denizi var.
 Akvaryumdan farksız turkuaz bir denizin tam ortasında, mavi bayraklı kıyılarda yüzüyorsunuz.
 Gün batımı manzarası doyumsuz.
 Gözlerden uzak, izole, sakin bir yer. Adaya gidebilmek için önceden haber verirseniz, Bademli’nin kıyısından sizi tekneyle alıp adaya götürüyorlar. Türkiye’de romantik bir tatil arayışında olanlar burayı not etsin.

Antik dönemdeki adı Arganussai, Türkçe’de Işık Saçan Adalar anlamına gelen ve dünyaca ünlü tarihçi Strabon’un bahsettiği üç adadan biri olan Garip Adası da hemen Kalem Adası’nın arkasında yer alıyor.
 Antik dönemden de izler taşıyan adanın etrafındaki deniz olağanüstü berrak. Kalem Adası ile Garip Ada arasındaki derin mavi alan Akvaryum olarak anılıyor.. 



Kayra Beach









Taş Cafe


Düzdağ Tesisleri -Susurluk / Ayvalık tostu ve ayranı
Nebiler Şelalesi

Dikili’ye 17 km uzaklıktaki Nebiler Köyü, şelaleleri, mağara ve su kaynaklarıyla çok  ünlü bir yer.
  Aşıklar şelalesi  olarak bilinen şelale doğa ve piknik severlerin gözdesi.
 İrili ufaklı 4 şelalenin bulunduğu bu alanda yürüyüş ve tırmanma rotaları da bulunuyor..
Yemyeşil ağaçları, güzel şelalesi ve dinlenme tesisiyle mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. 

Şelalenin kenarında közde kahve içmeden ve diğer doğal yürüyüş yolu  ve mağaraları görmeden dönmeyin derim. 

Resim, Gezi, Kaynak: Tülin Özkul & Gülay Güneş

21.09.2019

MADAME SAVON TÜRKİYE MARKA TASARIM SÜRECİ

Eylül 21, 2019 4 Comments

Doğum ölümle yer değiştiriyor...
 Mutluluk kimi zaman mutsuzlukla..
Dünya devamlı kendini yenileyerek  kendi çarkında kendini ve diğer canlıları yok edebiliyor. 
Böyle bir dünyada  mutlu kal,umudunu yitirmeden kal, azimli kal, başarılı kal her şey mümkün..
Kimi zaman umursamaz olmak lazım ama maalesef olamıyoruz. 
 Güzel kalmak, en güzel kalmak, sağlıklı kalmak fit kalmak korunarak kalmak ,mücadelenle kalmak  , insan olmak ve  insanlığınla kalabilmek çok zor gerçekten...


Mutlu olmak farklı olmak her ne kadar büyülü bir bir şeyse   hayallere ulaşmak   hayallerden beslenerek   atalet hallerimizden uyanmamız ve  çok çalışmamız gerekiyor. 

İnsan büyüdükçe hayat tecrübeleri arttıkça gün be gün vücudunda ve ruhunda izler bırakan istekler ve arzular da ister istemez  rüzgar gibi yön değiştirebiliyor..

Yol değişiyor, amaçlar değişiyor, yolcular değişiyor,yola eşlik edenler gidiyor,   yol haritası yol çizgileri  değişiyor veya  devamlı değişmek zorunda kalıyor. 

 Bu işin en tatlı kısmı işin içinde büyüdükçe işin mayası tuttukça kaderin ve kariyerin  vizyonlaşarak büyüdükçe size kalan sadece zamanın ruhunu hissetmek  yavaş ve sakin bir şekilde dizginleşip dingin halden  ulvileşen   ruh hallerine  geçebilmek.. 

Dün çocukluğunuzda kurduğunuz ulvileşen  hayaller nerelere kaybolup gittiler kim bilir ? bugün kurduğumuz  hayallerse  hayatımızın  neredesinde yaşıyorlar?

Her zaman farklı sektörlerde çalıştım  her zaman  kendi işim olsun kendi kafamdakileri hayata geçireyim ve bu yaptığım işlerle de hayatımı idame ettireyim derdinde oldum.

Yıllar önce,  net bir yol haritam olmadığı için sadece kurumsal firmalara bağlı kalarak creative  ve tasarımcı yönümün de etkisiyle  büyük bir reklam ajansı hayallerim olduğunu hatırlıyorum.

Kağıdı  kuşeyi gramajı baskıyı bilince bu işle ilgili bir reklam ajansı açmayı marifet bilip ,  bir iki elemanla da  bu işi döndürebileceğimi  sanıyordum. 

Reklam ajansı sevdam, pıst diye söndü gitti.
Alt yapı yok, arge yok, para yok eleman yok yok allah yok:))
Nereye açıyorsun böyle bir iş yerini..

 işten biraz anlıyorsunuz diye  o işi yapabileceğiniz anlamına gelmiyor bu, hala bir dünya firma tanıyorum gitsem kapılarını çalsam eminim ki bir çok iş kopartabilirim sıkıntı değil yani..

Ama benim yolum bu değil bu sadece bir araç artık bana göre, farklı sektörleri kurumsal firmaları yakinen tanıyor olabilirsiniz ama iş başka tanımak başka, creative ajansların  bana faydası olmadı mı? oldu tabi ki  web master ve grafik alanında gözümü kulağı mı keskinleştirdi..
Yaratıcı yönümü  gücümü canlandırdı..

Yer yer  televizyonda reklamlar çıkınca dayanamayıp bir dünya yorum yapmadan duramıyorum.. 
Yok efem burası olmuş da şurası olmamış kız iyiymiş de etrafında ki hatunlar tırtmış, o nasıl renk geçişleriymiş öyle der elimde domates salatalık tabak çanak  mutfaktan atar tutar hallerim çok olmuştur.   

Tasarım yaparken görsellerin, renklerin, tarz ve stillerin dilini iyi bilmek gündemi takip etmek stiylife, stillife yapabilmek kendi stilinden araştırmandan  havandan suyundan o işe katmak gerekiyor. 

 işin içine girmeden  nasıl bir  şekil verim   alacağınızı bilmeden bu işi anlamak çok zor gerçekten..

Açtığınız marka veya yeni bir işle ilgili  şirket olsun;   uzmanlığınızı konuşturmak bu işten hızlı bir şekilde  verim  almak  için  bazen günlerinizi, bazen aylarınızı, bazen de yıllarınızı vermeniz gerekebiliyor.

 Ayrıca  kendinizden   tüm enerjinizi  vererek kattığınız  has bel kader  geceleri ve    gündüzlerinizi  hesaba katmıyorum bile.. 

Özellikle de dışarıda koşan çocukların bağırış çağırışlarına aldırmadan   güneşin yakıp kavurduğu home ofis odanızda  ter kan revan içinde çalışırken yazarken okurken düşünürken planlarken çığırtkan  insan seslerinde yoğrulmadan  başarılı olmak için çalışmaya devam etmeniz lazım. 

Üstelik  sizi ısrarla dışarı çağıran   ve  eş dostlarınızın iyi niyet davetlerinden de kendinizi geriye çekip ısrarla inatla  hiç yılmadan ağustosun sıcağında benim gibi hayallerinizin peşinden gitmeniz de olasıdır tabi..

Benim tek bir hayalim vardı küçük veya büyüklüğünü düşünmeden, marka bilinirliğimi, pazarlama stratejisini bilmeden  güzel yürek güzel kafa düşünerek yeni bir markayı meydana getirmek ve diğer tüm büyük  kurumsal markalara  heyecanla şevkle azimle bir nebze olsun kafa tutmak..

 Kendi markam olsun, kendi ürünümü tasarlayıp satabileyim sebep sonuç ilişkisini düşünmeden,  elimde hiç bir üretici firma bırakın firmayı bir isim cisim olmadan neyi nasıl tedarik edip nerede satacağımızı bilemeden bodoslama daldığımız güzel hayaller ve sonrasında acı gerçeklerle kabuslarla  uyandığımız zamanlar..

Ve en nihayetinde güzel güneşli bir günde aklımıza hediye paketi içinde satışını yapabileceğimiz sabunlar havlular ürünler bişiler tasarlarken bulduk kendimizi:))

O günden bu güne evrilerek hediye paketi diye başladığımız proje;  kolaj tasarımlara dönüştü tshirt ve diğer tekstil ürünleriyle tasarlandı, üretildi numunelendi ve en nihayetinde bir kaç tane firmayla yollarımız kesişti.. 

Tasarım yaptığımız   ürünler  ortaya çıkınca buna güzel bir marka logo gider dedik  güzeller güzeli karizmatik ve de okunurken karşısında ki kişide havalı  bir imaj bırakan Madame Savon markamızın logosu da böylece ortaya çıkmış oldu..

Toplam yedi senedir emek veriyoruz, emek harcıyoruz bu markaya,,
Sadece logosunu yapmak bile bir yaz dönemine mal oldu bize..

Paket paket boş şişeler almalar,  araştırma yapmalar, tedarikçilerle görüşmeler, üretiminden ham maddesinden içeriğinden hiç anlamadığımız  numune ürünler,  home ofis evimizin  parfüm şişeleri, havlu ve sabun yığınına dönüşmesi inanılmaz bir maceranın başlangıcı  hem de tatlı bir başlangıç şekliydi o günler...

Biz bu işin fikrini  yıllar öncesinden önce kafamızda mayaladık..
Göle çaldığımız her maya daha da büyüyerek umutlarımızı yeşerterek çok güzel dönüşler sağladı bize..

Bıkmadan usanmadan hep üstünde düşündük yazdık çizdik..
Olmadı yanıldık yanlış yaptık yine denedik..
Her koyduğumuz taş her tuğla binamıza yeni bir odası oldu atölye oldu eğitim oldu seminer oldu etkinlik oldu..

Elde var olan imkanları devleştirip özen verdikçe vizyon değişti, amaç değişti, hedef değişti Madame Savon değişip  Türkiye oldu biz oldu, sevdiğimiz bir şeye dönüştü..

İşin bütün eti benim kemiği senin dedikleri kısım yani dananın kuyruğunun koptuğu an işte bu anlar siz burayı koşarak yüzerek geçtiyseniz ne ala ama emekleme döneminden koşma dönemine çok yol katetmeniz gerekiyorsa yandı gülüm keten helva:))

Tüm yolculuk bir serüven ben bu serüvende çalışırken yazarken okurken tasarlarken çok mutluyum yeni yazıda tasarladığım ürünlerin can bulmuş hallerini tanıtmak isterim. 
Yol haritam nedir? ve Madame Savon Türkiye'nin vermiş olduğu hizmetler anlamında..

Mutlu kalın, sağlıkla kalın bol  tasarım bol  pozitif düşünceyle kalın..

Sevgiler.


*Markanızı oluştururken organik ve şeffaf   takılmak detaylarda boğulmamak  gerek..

*Bir markanız yoksa öncelik o marka için ciddi anlamda bir isim düşünmeniz gerekiyor..
Sonrasında tüm satış ve pazarlama da etkin olan bu isim gerçekten çok önemli..
Aslında ne satacağınız ve marka ismi eş zamanlı yapılması gereken bir iş..

Kullanacağınız isim yapacağınız işle eş doğrultuda gitmeli müşterilerinize bir mesajınız olmalı..
 *Bu isimle neyi anlatmak istiyorsunuz reklam dilinde gelenekçi misiniz? yoksa yenilikçi mi? vizyonunuz kime  kaç yazar?
Hedefinizde kimler var kimlere ulaşmak ve kimlerle iletişim halinde olmak istiyorsunuz?
*Siz bu markayla neyi satmak ve kime satmak derdindesiniz?

*Sosyal medyayı kullanıyor musunuz? gücünden faydalanabiliyor musunuz?

*Satılacak ürünle ilgili tecrübeniz var mı? yoksa da bu işle ilgili  bir yerde tecrübe edinmek amacıyla çalışmak gerekecektir.
Bu süreç ürün tedarik satın alma, üretim ve satışı kapsar. 

*Reklam bütçesi kasıyor musunuz?

*Üretim yapılan ürünleri kimse almayınca ne anlamı var? arz talep meselesine kafa yormadıkça krizden fırsat yaratmadıkça yaptığınız ürünlerin kime ne faydası var.

*Bu ürün bir ihtiyaç mıdır? Lükse mi girer? Sunumu ihtişamlı mıdır? 
Kurumsal havası vizyonu var mıdır? 

 *Ürünün markası ve neyle ilgili olduğu çok önemlidir, herkes bunu yapıyorsa sizin farklılığınız  nedir? insanlar niçin bu ürünü sizden almalılar?

*Ürün sunumu ve numune üretim kapasiteniz nedir?
Bana göre önce en çok koşan ürünlerden birer numune yapılması hem iç pazarda hem de dış pazarda tanıtılması önemlidir..
Ne de olsa Avrupa bizim mallarımızı seviyor, tekstilimizi uygun ve farklı oryantalizm havada buluyor..

Markalaşma süreci ve önemi

* Kurumsal pazarlama ağı kurmak

Marka oluşturmak, logo hazırlamak

*ReklamE-Ticaret ve Network ağını genişletmek

*Sosyal medyadan (Facebook, blog, youtube, instagram, twitter ve tasarım sayfalarından faydalanmak)

*Sektörlere yönelik satış için toptan parekende  firma arayışında bulunmak iyi bir satın almacı malzeme tedarikçisi olmak

*Ürün araştırmaları tasarım araştırmaları ve ilham alınacak ortamlardan kopmamak

*Franchising görüşmeleri yapmak

*Etkinlikler düzenlemek bu etkinliklerin konularına göre  eğitim süresince satılacak ürünler çıkartmak

*Worksoplar yapmak

*Üretici atölyeler ve fason atölyeleri değerlendirmek

*Moda akademilerine katılmak

*Marka için shoowroom oluşturmak

*Etkinlikler eğitimler düzenlemek

*Videolar ve röportajlar hazırlamak

MÜZİĞİN RİTMİ

Kolaj tasarımları yapmaya başlarken ilk yaptığım çalışma budur..
Müziği ve dansı çok sevdiğim için böyle bir başlangıcı uygun buldum..
Sonrasında nerede kullanırım ne yaparım hiç düşünmeden hemde:))
 Şu an atölyede plaj çantası, plaj havlusu, deniz ve havuza özel yer matı  yapılıyor:)))
Kes, yapıştır, gerekirse yağlı boya kullan her şey sizin hayal gücünüze kalmış..

KELEBEK
Şu gördüğünüz çaydanlık  bizin evin çaydanlığıydı:)) Çalışmalarda farklı renkleri farklı objeleri  çok seviyorum bakınız Desıguel 
Güzel bir tshırt, plaj havlusu, bir defter kapağında,afişte, çocuk odası için kanvas tabloda , kalem kutusunda, takvim çalışmasında  çok cici duruyor bu tür çalışmalar..

YAĞLIBOYA

Güzel sanatlar akademisinde  Bakınız Ergün Başar güzel sanatlar atölye sinde geçirdiğim bir gün bu çalışmayı yapmıştım..Hayata tekme at çelme tak temalı bir şeydi..
Şimdilerde tüm acı çeken kadınlara yönelik bir tshırt çalışmasına dönüştü elimizde..




MASK

Evde yağlı boyalarla yaptığım bir tablodan güçlü kadın imgesine dönüşen Kadın mask kolaj  çalışmam:))
Kolaj olarak yaptığım ilk çalışmaların hepsi inanılmaz evrelerden geçerek yeniden tasarlandı, eklendi çıkarıldı aslolan gerçek kimliğine ulaşarak mevcut hallerini  yeniden buldu..



Yağlı boya kağıt karışımından  yaptığım çalışmadan bir tshırt çalışması daha Kral Kafa:))

 Bu  tabloda kendini seven tasarımcı creative yönü ağır basan vizyoner ,misyoner havalı ve sanatçı  erkekleri düşündüm sanki yaklaşmışım gibi:))

Madame Savon 




MADAME SAVON TÜRKİYE HİZMETLERİMİZ 

ÜRÜNLER
*TEKSTİL PROMOSYON ÜRÜNLERİ 

*YAZ KONSEPTİ ÜRÜNLER


*EV DEKORASYON  ÜRÜNLER

*KOZMETİK  ÜRÜNLER


*HEDİYE PAKETİ  ÜRÜNLER


*HAYVANLARA ÖZEL TASARIMLAR


*BASKI VE AFİŞ TASARIMLAR


*BASKI KİTAP TASARIM 


*ETKİNLİK VE WORKSHOPLAR 



YAZILIM


ENDÜSTRİYEL TASARIM

GRAFİK TASARIM

KURUMSAL TASARIM

3D ANİMASYON

































































































































































DİKİLİ & İZMİR TATİLİ

Madame Savon Türkiye'den selamlar herkese; Bazen öyle garip anlar yaşıyorum ki anlatamam sizlere:)) Yaşadığımız şehrin karmaşasında...

Günün Resmi

Günün Resmi
Hüzün