14.03.2020

YAŞADIĞIMIZ EVLER- PART 2


Yeni bir evdeyim...

Yeni bir yaşamın içindeyim..

Hiç bilmediğim bir yanlızlığın sessizliğindeyim...

Mutlu değil hüzünlüyüm...

Kalbimde biraz ağrı var sancılı bir süreçteyim. 

Unutmaya unutulmaya an be an gün be gün  ilerlemekteyim..

Daha önce yazmıştım yaşadığımız evler serisinin ilkini:))

Şimdi yeniden yeni bir yolun başlangıcındayım..

Bu eve, yeni evime kışın en soğuk ayında ocak'ta taşındım..

Hayatımın yeni bir dönem noktasındaydım..

Bu süreci hızla bir şekilde atlatmalıydım. 

Sadece hızlı bir şekilde taşınmam gerekiyordu  bende fazla düşünmeden hayatıma yeni bir yön vererek  oturduğum evden bu eve taşındım..

 Ama ne taşınma yol yol sokak sokak  gezdim bu evi tutabilmek için, boş ev camlarını kiralık yazısını perde perde  aralayarak gözlemledim...

Ev taşınma işi masraflı iş, kira depozit emlakçı parası bir sürü işler bla bla bla...

Milim milim yol alarak gezdiğim sokak aralarından  gözüme kestirdiğim 2 ev arasından birini beğenip  seçerek  tuttum bu aydınlık ferah güzel  yeni evimi...

Bazı evler vardır içine girdiğiniz anda içinizi bir heyecan bir mutluluk sarar... 
Güzel günlerin hayali sarar gözünüzü  
iki mutfak bir oda gezerken...

Biz Türkler nedense yeni bir eve taşındığımız zaman tüm evi dip köşe silip temizleyerek tüm kolilerimizi boşaltarak hemen o gün o eve yerleşme çabasına gireriz. 

Tabi ertesi gün ne kolumuz kalır ağrımayan ne belimiz ne de başka bir  yerimiz..  

Elin Avrupalısı öyle mi? atıyor içeriye eşyaları gün be gün eleyerek seçerek dekore ederek yerleşiyor evine tabi bu bahsettiğim yerleşme şekli bir kaç haftayı bulabilir ..

 Elbet vardır bu yabancıların  bir bildiği diyerek 
taşınma ve yerleşme işini  bayağı bir ağırdan alarak geçtim bu güzel  ve yeni cici evime..

Geçtim geçmesine ama evde sadece tek bir koltuğum ve kolilenmiş mutfak eşyamdan başka bir şeyim yok..

Büyük eski eşyalarımın   hepsini eski evimde  bırakmak zorunda kaldım..

Benim huyumdur bu fazla yaşanmışlıkları fazla anıları eski eşyaları yeni ev içinde hazmedemiyorum galiba..

Yeni bir  yaşam yeni bir  hayat yeni imajla birlikte  yeni vizyon iyi geliyor  galiba...

 Taşınırken sadece  letgodan çok severek  aldığım  cevizden yapılmış yatak odası dolabımı  ve benimle her eve gelme şansını elde eden  mor berjer ve çiçek ağacım tatliş Monalizamı  getirdim yanımda ...

Gerisi ıır zıvır, bolcana tabak çanak kitaptan  ibaret şeyler...

Eve  bir eşya almak  gerekiyorsa benim önceliğim  her zaman kullanılmış fakat yeni gibi 2. el sıfır ayarında eşyalar... 
Belki  bir gaz verseniz bir bakım onarım neticesinde  20 yıl kullanabileceğiniz misler  gibi ev eşyası ürünler...

 Birde ev  taşıma nakliye için parça başı taşıma modülü diye bir şey var süper...

 Neredeyse evinizi yarı fiyatına taşıma şansınız var:))) Eğer az eşyayla taşınma durumunuz varsa mutlaka evinize yakın parça başı taşıma firmalarına ulaşıp fiyat alın derim..

Günden güne  oda oda yerleştirip  parça parça kurduğum evim artık emrime amade...

Aman ne iyi:)))
 nefis büyük  balkonuyla  ferah salonuyla günden güne içimi açması da cabası...  

Yerleşme macerasında  işe öncelikle  yatak odasından  başladım..

Bana acil bir yatak gerekiyordu bu  iş içinse  2. el spotçular biçilmiş kaftandı..

Bana çok  yakın olduğu için Dudullu spotçuyu tercih ederek  350 ye satılan yatağı 200  TL + nakliye dahil   verip cillop gibi yatağı kaptım hemen... 

Baza işine hiç  girmedim bile...

Dekorasyon ve tarzda entelijans havamı kullanırım diye düşündüm herhal:)))

Hatta bu şekilde  yer yatağımın daha havalı olduğunu söyleyenler bile var:)))

Şahidimdir yerde görenler var:)))

Ev düzeni deyince illa ki  evinizin  çok dolu olmasına gerek yok..

Ben  bu kez evimin içini daha çok  sevdiğim parçalar içime sinen eşyalarla doldurmayı istiyorum...

Artık iyi kötü bir yatak odam olduğuna göre, sırada mutfak için alacağım mini buzdolabım ve güzel yemekler yapabileceğim bir ocağa ihtiyacım var..

Benim her zaman değerli dostlarım arkadaşlarım oldu ama bu kez başka, çevrem tarafından sarılıp sarmalanmak saygıyı ve sevgiyi yoğun yaşamak çok güzel..

Sevilmek ve değer görmek kıymet bilmek  çok güzel..

İnsanlığın güzelliğin erdemin hümanistliğin hala günümüzde bolca yaşandığını görmek inanılmaz güzel...

Sağolsun can dostlarım bunu da bir şekilde çözdüler..

Evde keyfim ve mutluluğum keyfe keder..

Düzen nizam intizam benden sorulur yani asayiş berkemal:)))

İdare etmenin ekonomik yaşamanın ayağını yorganına göre uzatmanın felsefesindeyim ben...

Bu mini dolap ve ocak  bana yaşadığımı insan olduğumu hayatımı tümüyle ele geçirip     nefes aldığımı hissettiriyor..

 Yaşamın  bir mucize bir  armağan olduğunu  ve her gün yeniden ayağa kalkmam gerektiğini hatırlatıyor bana..

 İçimde yanan bir güç var ve ben  bu  güç sayesinde ayakta kalıyorum.. 

Gün be gün bin bir emek ve zahmet ve zorlukla   kurduğum evim şekillenmeye güzelleşmeye  başladı..

Sabır, erdem nezaket ve duru bir bekleyiş var içimde..

Yaşadığımı hissetmek çok güzel..

Ev deyip geçmemek lazım yaşadığınız yer, kendi konfor alanınız çok önemli...

Farklı ülkelerin yaşam tarzları hayat görüşleri bizimkine benzemeyebilir ev tarzları kullandıkları eşyalar vs ...

 Fakat bizim evlerde  oturma odası salon dediğimiz kavram da çok önemli gerçekten...

Salon ne küçük ne de çok büyük olmalı koltuk tv sehpası rahat yerleşmeli cam önü açık mümkünse güney cephesinde ve güneş gören bir yer olmalı..

Ben bu evin en çok  salonunu sevdim... Hem büyük  hem ferah hem de  güneş gören bir havası var..

 Çiçeklerim ve kaktüslerimle gözüme daha da güzel görünüyor..

Göktürk'teki arkadaşımın hediyesi olan  krem rengi   yumuşacık  koltuğum, duvardaki Pri Reis haritam  çok yakın bir iş arkadaşımın  hediyesi ceviz ağacından yapılmış eski vintage sandık  televizyon sehpamla çok ama çok mutluyum galiba...

 Yanlızlığımı buram buram  hissetiğim zaman dilimindeyim. 

 Akşamları bazen duvarlarda ki resimleri tabloları kendi yaptığım sanat işlerini  incelerken buluyorum kendimi..

 Tüm dahilerin yazarların çizerlerin şairlerin film geçmişi olanların   yaşantılarında buna benzer bellek hataları anı çoğalmaları göz kararmaları ve sabaha kadar ışıkla uyuma şekilleri vardır diye düşünüyorum...

Evet doğru duydunuz yanlızlık insanın beyninde farklı algoritmalar yaşabiliyor. 

Farklı meteforlara doğru çekiliyorsunuz. 

Doğru dürüst uyuyamadığım evimde artık yanlızlık da benimle birlikte yeni yaşamına yol almakta...

Yol arkadaşım ünvanını hak eder durumda..

Evin için deki  gölge ışık  oyunları sabahın erken saatlerin de ki duvara yansıyan güneş  insanı mutlu etmekten daha fazlasını vaadediyor. 

Elimde kahvem, sigaram ki bu aralar böyle bir illetin de  içine düşmekteyim.

Sigara kahve çay inanılmaz bir keyif molası benim için...

Eskiden bu kadar kahve bağımlısı değildim..

Kahve beynimi dinç tutuyor, halisünasyon görme   halinden kurtarıyor...

Her şeyin fazlası zarar düşünmenin de gülmeninde beynimizi kalbimizi yormanın da..

Gerektiği gibi yaşayıp gitmek en iyisi...

Eskiden marketten eti puf eti cin alırdım. 

Artık ona da yok keyfim:)))

İnsan ruhu bir kere acı çekmeye görsün ilelebet dalgalı bir denizin ortasındadır ebedi yolculuğunun...

Sorunlara dönüşürken içimizdeki ince düğümler, sükuta erenlerin dergahı gibi yeni karargahımız... 


Sevgili okuyucu konu derin mevzudur..
Herkesin hikayesi kendi içinde saklı gizli...

Bana düşen de kaybolup yok olmaktır işin aslı hakikati...

Kalın sağlıcakla...

Aforizma deneme olsun diyorum:)))












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YAŞADIĞIMIZ EVLER- PART 2

Yeni bir evdeyim... Yeni bir yaşamın içindeyim.. Hiç bilmediğim bir yanlızlığın sessizliğindeyim... Mutlu değil hüzünlüyüm.....

Günün Resmi

Günün Resmi
Hüzün