18.04.2018

# açıkbüfekahvaltı # beykoz

Kulindağ Dağ Evi

Kulindağ Dağ evi

Eskiden hayallerimi ve yapmak istediğim şeyleri yazdığım bir listem vardı; hala da ara sıra yoklayıp  yeni ilaveler yapıyorum.  
Tabi unutup da  bir kenara attığım bu listeye uzun zaman sonra şöyle bir göz attığım da birde ne göreyim, yazdığım dilekleri ve hayalleri farkında olmadan bir bir  gerçekleştirmiş veya benzer  farklı versiyonlarını yapmışım.

Bu  güzide listemin  içinde neler yok ki, dünyayı gezmek, yeni ülkeler, keşfetmek yeni el sanatları icra etmek, peynir yapmayı öğrenmek, seramik kursuna gitmek, dans etmek, dikiş dikmek, farklı Worksoplara katılmak, vintage dükkanlar açıp işletmek  gibi sonu gelmez hayaller ötesi  uzayıp giden listeler.

Kulindağ dağ evi de; uzun zamandır,ziyaret etmek istediğim  yerlerin başında geliyordu. 
Gitmek, kalmak, günübirlik konaklamak,  daha öncesinde de yılbaşı partisi adı altında ki etkinliklerine  katılmak  olan isteğim, gidemeyince de  bahar serenomisin de bir gece kalıp ertesi gün o tüm sosyal  ağlarda ballandıra ballandırıla anlatılan kahvaltı keyfini yaşama isteğine  dönüşmüştü.
Bir kaç kere daha gitmeye teşebbüs edip de bir türlü  gidemediğim Kulindağ'a nihayet yakın bir dostumla gitme şerefine nail oldum. bakınız;

Bol yeşilin, bol ağacın, güzel yollarının ,  özellikle Reşadiye köyünün içinden geçip gittiğimiz ve yolun sonunda Paşa mandırayı geçip Kavacık yolu güzergahından ulaştığımız Kulindağ öncelikle stratejik açıdan gerçekten nefis bir yerde, yemyeşil vadini içine konumlanmış harika bir ambiyansı var,  burada  nefes almak, oturmak, insanları gözlemlemek ,dinlenmek bir şeyler yiyip içmek keyiften öte keyif bir şey.

Yeşil'e ve doğaya aşık olduğumu saklayamadan, tüm günümü kapalı bir yerde çalışarak geçirdiğim için böyle yerlere gelince, ruhumu bir sevinç dalgası kaplıyor. 

Tüm sanayi bölgeleri, ticaret alanları, yok o yol, yok bu yol geçişleri  derken, çoğu vaktim otobanlar ve şirketler arası mekik dokumakla geçiyor benim. 

Kulindağ'da ilk gözüme çarpan,  yeşilimsi vadinin içindeki insan güruhuydu, hangi ara duydunuz arkadaş, hangi ara keşfettiniz, hangi ara burayı benimsediniz bu kadar.
Benim de  böyle bir yerde yaşamam farz oldu. Ya şehirde ki evimi  satıp kaçacağım böyle  yerlere, yada dostum gibi alıp tasımı tarağımı vuracağım kendimi Sakarya da bir köy evine veya  longoz gölü dibinde çadır kurup yaşamaya..

Daha turistik yerler yok mu diyenlerinizi duyar gibi oluyorum, ama çok sevmiyorum galiba oraları belki Göcek gibi yada Karaburun, Ilıca gibi sakin yerler olabilir bana.

Arkadaşımda  bir gece önce misafir olduğumdan mütevelli sabah harika bir kahvaltı yaparak çıkmıştık evden,  Kulindağ'a da gittiğimizde de nasıl olsa güzel nefis bir türk kahvesi patlatırız diye düşündük:))

Ama nerede o kahveler hep  hayal kırıklığı, sevgili Kulindağ müessesesi açık büfe kahvaltı saatleri içerisinde bize kahve ikram edemeyeceğini belirtti. Bırakın bir kahveyi, çaya suya bile razıydım ama maalesef ...
Ne zaman kahve alabileceğimizi sorduğumda ki saat henüz 11:30 olmasına rağmen 2:30'da kahve çay servisinin açılabileceğini söylediler.
Garip bir durumun ortasında olduğumu söylemeliyim. 
Yani siz yanmışsınız güneş altında kimin umurunda, şahsen ben olsam orta yolu bulup, müşteri velinimetimdir  deyip hemen anne baba şefkatiyle etrafını sarıp, şöyle ufaktan mekanı gezdirip, müessesemizin ikramıdır diyerek dayayıverirdim Türk kahvesini  önlerine bolcadan. 

Önce içten içe kızdığım bu olaya daha sonra farklı bir bakış açısıyla baktığım da  kızgınlığımın  ne kadar yersiz olduğunu hemen anladım:)) Yufka yürekliyim tamam kabul ediyorum:))

Dağ başında, hele ki orman içinde bir işletmen varsa, ve insanları buraya çekmek içinde elinde altın toplarının olması lazım;

Hem müşterim elit olsun, hem kaliteli olsun, hemde herkes  uyguladığımız kurallara uysun diyorsan işte bu altın toplar ihtiyacın olan fazladan avantajı sana verebilir. 
Dışarıdan gördüğümüz işletmeler hiç de öyle dışarıdan göründüğü gibi kolay yönetilmiyor arkadaşlar,

Örneğin bir şirket yönetiyorsunuz, muhasebeniz ok, pazarlama ok, asistan ok, üretim ok.


Fakat verdiğiniz hizmetin satış sonrası takibi için, kötü yapılanan ürünlerin düzelmesi  için, başarıyı ve motiveyi artırmak için size gerekli olan iyi bir arge yapısına ihtiyacınız var, kaliteyi artırma,ürünü iyileştirme, geçerli omasını istediğiniz kuralları hayata geçirme gibi. 
İnsanoğlu ile uğraşmak zor azizim. Hele şirket kurmak, şirket yönetmek, başarı ve başarısızlığı göğüslemek. Hizmet sektörü bambaşka bir şey gerçekten.
Valla yeri geliyor ben evde ki  bizim velede bile söz geçiremiyorum bazen , dil papuç gibi:))

İşletmelerde aslolan bir kere daha anladım ki sunduğunuz şeyden yani kalitesinden ve prensibinizden asla ödün vermeyeceksiniz.
Belki de başarının sırrı burada yatıyor.
Büyük şirketlere indirgemeden yazıyorum, gıda sektörün de, yemek saatleri, servis zamanı, kaliteli sunum, tedarik ve satın alma süreçleri rezervasyon ve buna dair her şey.

Kısa vadede güneşin altında oturup piştiğimiz, ama mekanın sofistike haline bayıldığımız Kulindağ'ın nefis çarpıcı  güzelliğinden hızla ayrılarak, daha da çok sevdiğimiz yere  Paşamandıraya geçtik. 

 Nehir kenarında harika lokum ötesi köfteleri bir çırpıda  hüpleterek güzel manzaraya karşı oldukça keyifli bir sohbete dalıverdik kuzumla. Yemek arkası geln nefis Türk kahvesinin lafını bile etmiyorum. 
Aşağıda  belirttiğim linklerden  Kulindağ'a nasıl gidersiniz? nasıl konaklarsınız gibilerinden sizlere yol haritaları çıkarttım.

 Gerçekten buraya gidip bir iki gün konaklayıp kafa dinlemenizi öneririm. Bu vesile ilede nefis kahvaltısını da tatma şansını elde edersiniz.  hep aynı yerler, hep aynı mekanlar, insan sıkılıyor tabi ister istemez, yeni yerler görmek, yeni yerler keşfetmek,  yeni yepyeni güzel şeyler duymak istiyor.
Burası yeni yerler arayanlara  taze kan derim ben:))

Güne yeni ayıldığımız hafta sonumuz böylesine güzel başlamış ve güzel devam etmişken,  Paşamandıra arkasında yer alan Göllü binicilik'te atların güzelliklerini seyre dalıp, yarış parkurlarını inceleyip, güzel atçıklarla da göz temasları kurmaktan çekinmedik.
Atlar kadın sesinden çok etkilenirmiş, bir deneyelim bir test edelim dediğimizde bu sözün doğru olduğunu da bizzat  görmüş olduk.

İnsan yakın bir arkadaşıyla böyle yerlere kaçınca ne güzel sohbetler edebiliyor  baş başa, ne dert kalıyor  ne gam, ne  kasvet, sizi anladığına inandığınız arkadaşınız üstelik üstüne bir de  kafa denginiz,  akıl hocanız,  yaşam koçunuz , hayat mentorunuzsa da   değmeyin keyifli sohbetin alasına..

Hafta sonu sıkılınca kaçın derim buralara hem yakın hem güzel, hemde yeşilin her tonuna doymak mümkün.
Biraz daha çılgınlık yaparak ev arsa ne varsa alın,  kondurun önü verandalı teraslı prefabrik evlerinizi, bu fikir  olmadı yarı taştan, yarı ahşap Heidinin büyük babasının evi gibi ev yapın kendinize.
Açıkçası bana iyi geliyor böyle yerlere gitmek, rahatlatıyor, stresimi alıyor, işe döndüğümde ne pazartesi sendromu ne de başka bir şey kalıyor.

Yollardan da ufak ufak aldığınız  malzemelerle  nefis organik kahvaltılar da hazırlamak cabası ayrıca..

Bu hafta ki programım böyleydi, sizlerde kaçın gidin uzaklara, iyi gelir uzaklaşmak ara vermek bazı şeyleri es geçip görmezden gelmek.

Hatta fırsat bulursanız Sakarya Karasuya, Longoz gölüne gidin. bakınız; Belediye tarafından üzerinde yapılan ahşap yol üzerinde yürüyün  yanında da bol bol fotoğraf kareleri sürprizleriyle.

Oradan da Maden deresi şelalesine mangal pikniğe.. görselleri burada

Güzel hafta sonları diliyorum herkese, her gününüzü özel ve güzel yaşamanız dileğiyle.

Sevgiler.

Kulindağ'a nasıl gidilir;

TEM'den Kavacık çıkışında ayrılarak sürekli Riva yönünde ilerleyiniz. Mahmut Şevket Paşa tabelasından sağa sapınız. Yaklaşık 2,5 km sonra Mahmut Şevket Paşa köyüne ulaşacaksınız.
Mamut Şevket Paşa köyüne varınca Alibahadir yönüne devam ediniz. Köy mezarlığını geçtikten 100 m. sonra soldaki Kibrit Çıkmazı sokağına giriniz. 300m. kadar ilerleyince Kulindağ'dasınız.
Yol adresi;







Açık büfe Kahvaltı




Ekmek ve pasta börek çeşitleri















Hafta sonu bile ceketinden vazgeçmeyen ben:))

Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel