10.10.2017

# arabamüzesi # azerbaycan

AZERBAYCAN HAYDAR ALİYEV CENTER 4. GÜN


Can dostlar, sevgili sıkı takipçilerim hepinize bol öpücük bol sevgiler ve selamlarımı gönderiyorum.  Şu nacizane   Azerbaycan  / Bakü yazı dizimde beni yanlız bırakmayıp güzel yorumlarınızdan  mahrum etmediğiniz için hepinize minnettarım. 
Yeni bir ülkeye gitmek, yeni insanlarla  tanışmak bir nevi kültür  şoku yaşamak, şehrin tüm yaşam haritasını ,tanıdığım insanlara, çevreme ve arkadaşlarıma karşı yansıtabilmek benim için çok keyifli bir şey. 
Tatil isteklerim içinde bir nebze  deniz güneş kum olmalı fakat o ülkenin tarihini anlatan müzelere gitmek,  etkinliklerine katılmak,  , gizli kalmış köşelerini keşfetmek lazım.   Bakü'de gezdiğimiz halı müzesi bile şehrin tüm geçmiş tarihini gözler önüne serip büyülenmemiz için başlı başına bir neden.  
Elimizdeki listelere yetişme telaşımız göz yaşartıcı nitelikte.  Yöresel yemekleri kilo alma  endişemiz  olsa bile  deliler gibi severek yiyoruz. Müzelerin içinde neler olduğunu keşfetme heyecanımız takdire şayan.  Bu sebebten  cebimizde  olan son kuruşları isteyerek severek harcamakta hiç bir sakınca görmüyoruz.   Belki son kuruşlarımızı da  eve  dönüş yolunda  Duty free'lerden parfüm alarak değerlendirebiliriz. 
  Benim içimde yaşayan bu gezme ve keşfetme perisi  varlığını bana hissettirdikçe gezgin  Evliya çelebiye dönmem an meselesi.   
Ne uzaklara  yapılan keşif gezilerine , ne kitaplara, ne de iyi bir parça kıyafetlere  verilen paralara hiç  acımam ki  ben. 
İş ki değsin, iş ki amacımı fazlasıyla  görsün, iş ki aradığım, istediğim kalite ve güzelliğini bana sunabilsin.  
Umarım tüm dünyayı gezer ve sizlere anlatma şansımız olur.
 Bunu her şeyden çok istiyorum emin olabilirsiniz.
 Evrensel dünyanın dilini çözmek, evrendeki yaşamları incelemek, genel kültürlerini, dünya mutfağını, yaşam tarzlarını kendi ülkeme daha iyisini içinden çekip alarak taşıma isteğim içimde, ve kendimde hiç  bitmesin. 
Bundan böyle  sizlerin de izniyle evrensel gezi elçisiyim dostlarım, 

Şimdi sizleri Bakü'nün en güzel, en mimari dehası, şehrin imzasını   taşıyan Haydar Aliyev Center'a davet ediyorum. Haydar Aliyev'e   armağan edilmiş eşyaların olduğu el yapımı yöresel işlere, müzik aletlerinin olduğu bölüme,  kendi içinde kolajen oluşturmuş katmanlara ayrılmış müzeye ve Haydar Aliyev'in  özel araba koleksiyonunun  sergilendiği  müzeye davet ediyorum. 
2013’te hizmete giren Kültür Merkezinin içerisinde, konferans salonu, kütüphane, müze, medya merkezi ve galeriler bulunuyor. Binanın mimarisi Irak asıllı, ünlü mimar Zaha Hadid'in imzasını taşıyor. Binanın şekli, bir söylentiye göre Haydar Aliyev'in imzası şeklinde yapılmış, diğer bir söylentiye göre ise Azerbaycan mitolojisinde yer alan Hazar denizinin yükselişini yansıtacak şekilde tasarlanmış.
Müzeni tüm katlarını dolaşıp, bize ilginç yerlerini de fotoğrafladıktan sonra, kardeşimle merkeze yakın bir yerde buluştuk.
Burayı çok iyi tanıyıp bilen kardeşim bizi nefis pizza yiyebileceğimiz PaulBakü Port'a bakınız götürdü.

Bizler enfes derecede lezzetli olan Paul'un pastalarını keşfederken bir yandan  dinlenip bir yandan da yemek keyfi yaptık resmen.  Söylendiğine  göre çok güzel fransız yemekleri varmış  ve sabah kahvaltısıyla , pasta börekleri şahaneymiş buranın,  ben bildiğim lezzetden  şaşmayarak pizza siparişimi verdim hemencecik.  
 Avrupa  ve balkan ülkelerinin hamur işi ve pizza konusunda uzman olduğunu düşünüyorum. Belgrad da sokak içinde yediğimiz pizzaların tadı  damağımızda,
 Ortamını sevdiğim , mekanına bayıldığım, güzel dekorasyonu ve güler yüzlü personeliyle Paul Bakü Port  Bakü'de   buraya her geldiğimizde uğrayıp yemek yiyebileceğimiz bir yer oldu artık. 

Gezecek çok yer, keşfedecek çok şey var desturundan yola çıkarak, Bakü'nün gözü dediğimiz en büyük dönme dolaba doğru yola çıktık hep birlikte. 
Bakü son yıllarda inanılmaz bir gelişim yaşamış. İnsan bu şehirde yaşarken bu gelişimden nasibin alıyor ister istemez.
Yürürken gözümüzden kaçırmadığımız her köşesini ayrı incelediğimiz şehir bu haliyle Avrupa şehirlerini aratmıyor.
Yenilenen Bakü adeta Budapeşte, Prag şehirleri gibi. Sahil kısmında yer alan dönme dolap'ın çok güzel bir havası var.
Londra’nın sembolü London Eye’dan esinlenerek yapılan dolap şehre ayrı bir hava katmış resmen.
Bindiğimiz zaman hani korkmadım desem yeridir, gözüm ayrı kalbim ayrı çarpıverdi. Gülayın soğukkanlığı, Tatow'un muziplikleriyle düşe kalka çıktık en tepeye.
Buraya özellikle gece tekrar gelmekte fayda var, şehir ışıklarıyla nefis, manzara muhteşem.
Hele ki finikelerle şehitliğe çıkıp oradan o güzel Bakü manzarasını izlemek çok daha bambaşka bir şey.
Gülayımın bizi götürmüş olduğu şehitlikte, az biraz soluklanıp dinlenmek, reçelli, kıtlama şekerli çay keyfi yapmak çok güzeldi.
Teleferik'e gitmek isterseniz; Bakü Bulvarı’ndan devam edip, Azerbaycan Halı Müzesi bakınız tarafına doğru döndükten sonra, o yolu dümdüz yürüyünce içinde Ejderha heykeli bulunan bir havuz ya da çeşme benzeri bir yer bulunuyor, Teleferik tam da bu bahsettiğim şeyin karşısında bulunuyor. Teleferik hattı ile Hazar Denizi manzarası eşliğinde Şehitler Hıyabanı’nın bulunduğu tepeye çıkılıyor Ücret olarak 50 Qepik vermeniz yeterli.
Tabi öncesinde mutlaka sahilde yer alan Venedik gondoluna binin derim.
Dışarıdan göründüğü gibi basit durmayan bu gondol size kendinizi Venedik' te hissettiriyor.
Dingin suyun içinde gezerken Venedik'e ne zaman giderim düşüncesi, ve Türkiye'de bıraktığım sevdiklerim vardı kafamın içinde.



Bir yorucu ama bir o kadar da zevkli bir günün daha sonuna felerek sizlere veda ediyorum dostlarım.
Yeni yazımda birbirinden güzel el dokumalarının, dünyanın hiç bir yerinde göremeyeceğiniz halılarının sergilendiği Bakü Halı Müzesini keşfedeceğiz hep birlikte.
Dönüş yolunda da ülkemiz için önem arz eden Türk şehitliğinde güzel dualarımızı ve kalbimizi bırakıp, ateş kulelerini hayretle inceleyip, Bakü'nün gece tüm heybetiyle, haşmetli ve rengarenk manzarasıyla düşlere dalalım hep birlikte,






Yanına yaklaştığınızda bizzat kendi sesiyle müzik notalarını duyacağınız müzik aletleri


Haydar Aliyev Center

















Paul Cafe / Azerbaycan




Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel