29.09.2017

PinUp Girls Kızları Bu Devirde Yaşasa:))

Eylül 29, 2017 0 Comments

PinUp  Girls Kız Modası Nedir?

Modada geçmişe baktığımızda aklımıza  gelen ilk yıllar 1950’ler ve 1950’ler PinUp Tarzı, ne kadar güzelmiş kıyafetleri ve duruşları…

Dikkat ettiyseniz 2-3 yayında sürekli bundan bahsediyorum ve bu konularla sizleri baydığımın farkındayım, fakat zamana iz bırakmam lazım belki bir not belki bir imza belki tarzımdan bir parça:)))

 Az kaldı sıkın dişinizi bu yazıdan sonra rotamızı  tatilimizi dolu dolu yaşadığımız Bakü- Azerbaycan seyahatimize çevireceğiz.  


 . 

Aşağıda sizlere 1950’lerin saç modellerinden,makyajından ve giyim tarzlarından bahsetmek istiyorum.

 Bende  1950’lerde yaşamak isterdim gerçekten.

 Benim aklıma ilk olarak bu döneme parmak basmış kişi olarak  Marilyn Monroe  geliyor. PinUp diye tabir ettiğimiz bu tarz hem seksi hem de şirin bir hava barındırmış sevimli ve de seksi Marilyn'ciğimize.

Bu dönemin saç modasına  yakından  baktığımızda,  genellikle omuz hizasında kullanılmış.
 Renk olarak ise hep keskin renkler hakim. Kömür gibi siyah,beyaza yakın platin sarısı yada kıpkırmızı saçlar. 
 Bayanlar biraz  fazla iddialı, çünkü  içe dönük bukleler ve saçlarının üstünde krepelenmiş dolma gibi kabarıklıklar kullanılmakta, saç aksesuarı olarak ise bandana ve büyük çiçekler bu dönem  çok ama çok  moda.

PinUp terimi'nin tarihçesine biraz şöyle uzanacak olursak;  İngilizce ’ye 1941 yılında girmiş olmasına rağmen kökeni 1890lı yıllara kadar uzanıyor.
 Türkçe’deki bire bir karşılığı iğnelemek ya da raptiyelemek olan Pin-up fotoğrafları çoğunlukla  takvimlerde kullanılıyordu ilk çıktığı dönemlerde.
PinUp giyim tarzı, moda dünyasında var olan en romantik ve en sevimli stillerden biri ve oldukça uzun bir süredir bilinmekte.

 Bu tarz'da  gizli cazibeyi, romantizmi ve seksapeliteyi ön plana esprili bir şekilde çıkaran bir hava var  diyebiliriz.
İlk PinUp resimlerinde Marilyn Monroe, Betty Grable, Ingrid Bergman, Audrey Hepburn, Grace Kelly, Greta Garbo, Rita Hayworth, Ava Gardner, Brigitte Bardot, Sophia Loren ve Elizabeth Taylor gibi güzelliğin ve dişiliğin sembolü olan, kendi dönemlerinin ünlü aktristleri ve ünlüleri yer alıyordu.

Günümüzde ise Scarlet Johanson, Katy Perry, Bar Rafaeli, Michelle Williams, Candice Swanepoel gibi ünlülerin de PinUp resimleri yer alıyor.
PinUp, çekici ve güzel bir kadının nasıl olması gerektiğini anlatan kadın fotoğrafları olarak ortaya çıkan en güzel ve en  sempatik resimlerdir.

 Döneme baktığımızda bu tür fotoğrafların resmedilmiş çizimlerine, illüstrasyonlarına da zamanla  PinUp resimleri denilmeye başlanmıştır. 
Bence her kültürün kendine göre bir PinUp kız  havası vardır, zaman değiştikçe geçmiş ve gelecek birleştikçe, her moda akımı kendi içinde bu stil ve stylingini  oluşturmaktadır. 
Gelelim bu stili oluşturmadada ki aranjmanlarımıza ve  enstrümanlarımıza. 

Sıkı oturan siluetler: Seçtiğiniz giysilerin kadın vücudundaki her cazip ayrıntıyı vurgulaması gerekir.
  • Korseler: PinUp tarzı ana kıyafetlerinden birisi beli ince ve bedeni kum saati gibi gösteren seksi korselerdir.
  • Dekolte: PinUp modasında mutlaka bir dekolte olmalıdır.
  • Kısa şort veya kısa etek ya da göğüsleri güzel  gösteren üst büstiyerler  vardır.
Renk paletine gelince akla ilk pembe, kırmızı, beyaz, sarı ve mavi tonları ile siyah renkler gelmektedir.

  PinUp tarzında ayrıca, hayvan baskıları, puantiyeli kıyafetlerle, çiçek baskıları ve hatta meyve baskıları oldukça popülerdir.
Bu dönemin en sevdiğim yanı bayanların yuvarlak hatlı olması yani biraz balık etli olmalarıdır. 

 Günümüzdeki gibi zayıflık moda değildir bu tarzda. 

Zaten eskiden kadınlar oldukça balık etliymiş, ne hikmetse, bu ünlü modacılar sağ olsun sıfır beden, gey havasında resmen kadınları erkekleştirdiler, kadınlarda cazibe denen bir şey kalmadı maalesef. 
Kadınların giyimlerinde  Göğüs ve kalçalar iri bel ise ince olan bir vücut yapısına sahiptir.

 Bu yüzden de genellikle ince bellerini ön plana çıkaracak kıyafetleri tercih etmişlerdir.


Yüksek bel kalem etekler ve kloş gelen kabarık etekler çok popülerdir.


 Elbiselerde v yaka göğüs ve omuz detayları kullanılmış.


Denizci modası oldukça popüler olmuştur.


 Lacivert,beyaz,kırmızı renkler ve denizci sembolleri bahriyeli yakalar hakimdir bu moda akımında.


 Aksesuarlar oldukça fazla kullanılmış, fularlar,şapkalar,beli iyice sıkan kemerler, bilekte biten eldivenler,küçük el çantaları,saç bantlarına yer verilmiştir. 


Mayolar elbise tarzında iken bikinilerde ise üst sütyen şeklinde alt ise göbek deliğinin bitimine kadar olan aşırı yüksel bel tercih edilmiştir.


 Bu moda akımını sevenler ve yakinen uygulamak isteyen bayanlar için aşağıda  bazı püf noktaları paylaşıyorum  eminim bu bilgiler  kendilerine çok  yardımcı olacaktır. 



  • Kabarık etek: Bu stil için oldukça önemli olan kalçanın genişletilmesi için birinci detay kabarık eteklerin kullanılmasıdır.


  • Elbise: Belin inceliğini vurgulayan elbise modelleri PinUp için önemli bir ayrıntıdır.

  • Derin kesikli üstler ve bluzlar: İkinci bir dekolte üstlerle ortaya çıkarılabilir.

  • Ceket ve hırkalar: Çekiştirilmiş bir hırka ya da tek bir düğme ile bir ceket kadınsı bir duruşu vurgulamak için harika bir parçaya dönüşmektedir.
  • Kısa kıyafetler: Kısa etekler ve şortları da  çok görürüz PinUp kızlarında.
  • Pantolon: Vintage ya da dar bir pantolon da PinUp giyim tarzı için kullanılabilir.


  Temel modern PinUp aksesuarları şunlardır:

  • Eldivenler: Deri, dantel, tül ya da saten eldivenler harika bir aksesuardır.

  • Ayakkabı: Yüksek topuklu, açık burunlu ayakkabı ve çizmeler PinUp stilinin en çarpıcı ve gerekli aksesuarıdır denilebilir.

  • Eşarp ve bandana: Küçük bir fular, modern PinUp görüntüsünü vurgulayan kolay ve basit bir ayrıntı olabilir.

  •  Ayrıca yaz aylarında geniş kenarlı şapkalar da tercih edilebilir.
  • Çorap: Jartiyerle ve seksi uzun çoraplar PinUp tarzının olmazsa olmaz denilen önemli unsurlarından biridir.
  • Kemerler: Beli vurgulayan kıyafetler kadar kemerler de PinUp tarzının dikkate değer bir aksesuarlarıdır.
  • Çanta: Her stilde olduğu gibi PinUp giyiminde de çantanın önemli bir yönü vardır.
  •  Retro detaylar ile tasarlanmış olabilir. Örneğin, baskılar ve parlak renkleri ile oval veya kare formlar tercih edebilir.
  • Güneş gözlüğü: Genelde büyük olan seçenekleri bu tarzın en önemli aksesuarlarıdır.

  • PinUp saç modelleri: Kabarık dalgalı veya bukleli saçlar PinUp tarzının en güzel ve en gösterişli  ayrıntısıdır diyebiliriz.

  • Bakış açım;
  • Modayı, moda çekimini, ve buna dair her şeye bayılan kişi olarak her zaman yeniliğe açık olmak, yenilikleri takip etmek, yeniliklerden haberdar olmak çok hoşuma gidiyor, bol bol selfieler çekip, bol bol farklı ürünlerle kendimi şekilden şekillere sokmakta çok hoş ve eğlenceli benim için.

  • Veda zamanı

  • Bu yazıyı da sizlerle paylaştığıma göre yakın bir zamanda PinUp girls kız tarzında fotoğraf çekimi benim için şart oldu. 

  • Vaktiniz olursa, renklerin gücüne inanarak, kendinize bol kabarık etekler alarak, kırmızı tonlarda ruj ve makyaj yardımı ile sizler de kendi PinUp kızınızı yaratabilirsiniz.

  •  Eğer bir kızınız varsa bu aktivite daha da eğlenceye dönüşecek, evdeki bu pırpırılı haliniz uzun zamandır monotonlaşmaya yüz tutmuş evliliğinize de eminim büyük bir renk getirecektir. 
  • Adımlarınızı, Kadıköy'ün arka sokaklarına, gizemli, otantik Eminönü dükkanlarına, ve Taksimdeki ara caddelere doğru atarsanız eminim çok güzel malzemeler aksesuarlar  bulmanız an meselesidir.

  • Yeni yazımda, yani o çok beklediğiniz sevdiğiniz, özlediğiniz, hani nerede dediğinizi duyar gibi olduğum Azerbaycan seyahat notlarımda  buluşmak üzere, seviyor ve seviliyorsunuz dostlar iyi bakın kendinize:) 
























28.09.2017

Absürde Kolajlanmak

Eylül 28, 2017 0 Comments

Kolaj, tam tahmin edeceğiniz gibi, aslında eğlence amaçlı olarak ortaya çıkmış. Fransızca ‘yapıştırma’ (Collage) anlamına gelen kolaj genellikle fotoğraf, dergi ve gazete kağıdı, bazen de cam, ayna, duvar kağıdı gibi nesnelerin yüzey üzerine yapıştırılarak bir araya getirilmesinden oluşan resimsel kompozisyon tekniğine verilen ad.

Kompozisyonlarda fotoğrafın kullanımı ise, hali hazırda üretilmiş olan fotoğraf imgesinin içeriğinin ve anlamının değiştirilmesi demek.
 Sanatçılar bu yolla bazen seçtiği fotoğrafı yeniden yorumluyor, bazen ona yeni anlamlar yüklüyor, bazen de fotoğrafın etkisinin altını çizecek başka fotoğraf veya malzemelerle mesajı daha çok öne çıkarabiliyor.
 Bir başka deyişle fotoğraf, kolaj sanatçısının elinde, diğer malzemelerle birlikte bambaşka metamorfoza, yani yeniden başkalaşıma uğruyor.

Ben ilk kolaj çalışmama  Andy Warhol'un yaptığı çalışmalardan esinlenerek başlamıştım.

  Kendisini ve hayatını, eserlerini detaylı incelemek isteyenler linkine  buradan ulaşabilirler.

 Sonrasında hem sosyal içerikli mesajlar, veren ve  o andaki hislerimi  gerçekci yansıtan duygularımı ele veren detaylı  resim çalışmalarına yönelmiş bulundum. 

 Dünyanın neresine gidersem gideyim, üzerinde sanat eseri tarzında bir çalışma  gördüğüm an  fotoğrafını çeker kolaj çalışmalarıma eklentiler yaparım.    

Bu tarz dergi ve kitapları da  oldukça fazla biriktirme huyum var. 

Hatta Bakü'ye gelirken uçaktaki dergilerden bir kaçını aramızda kalsın aşırdım:))

Kolaj yapımı için, sağ olsunlar bir çok  arkadaşlarım   kitap ve dergi türü şeyleri  benim için biriktiriyorlar.

 Hepsi de bu tarz  çalışmaları  yaparken çok işime yarayacak şeylerden oluşuyor. 

Kolaj çalışması yaparken  duygularımız  daha ön plandadır, fakat sanatçıların yaptığı kolaj çalışmalarında salt bir yırtma-yapıştırma eyleminin çok ötesinde, genellikle güçlü politik eleştiri barındıran bir kompozisyon biçimi  sunulur.

 Ben en son yaptığım çalışmaları t-shırt ve tayt üzerinde kullanmıştım. 

 Son çalışmalar umarım güzel bir elbise ve kışlık mont veya çanta üzeri için  olur:)) Ayrıca fırsat bulursam hepsini kanvas tabloya dönüştürüp, en kısa zamanda black and white,  şehrin ışıkları adlı sergimi  açmak istiyorum. 

Kolaj tekniğinin genel tarihçesine   inecek olursak;  daha çok  20. yüzyıl Avrupa’sında klasik akademi  resmi biçim, içerik ve temsil anlayışına uygun radikal bir eleştiri olarak  Kübistler tarafından kullanılmıştır.

   Fakat onu geliştirenler Dadaistlerdir.  

1912’de Pablo Picasso ve George Braque resimlerini boya ile meydana getirmek yerine hazır bir takım objeleri tuval üzerine yapıştırarak resmin yapısını farklılaştırır ve böylece batı sanatında gerçeklik algısı da sonsuza dek değişmiştir. 

 Batı resmindeki klasik tek odaklı perspektiflere dayalı algı anlayışı, tam olanı bozup parçalara ayırarak yeni bir bütünsellik algısı inşa eden kübist resim ve onun doğurduğu kolajla yeniden kurgulanmıştır.

Birinci Dünya Savaşı döneminde ortaya çıkan bahsettiğim  bu yeni teknik, sanatçıların var olan materyallerle etkileşime geçmesini sağlamış,  gazeteler, biletler, haritalar, propaganda malzemeleri, kimi zaman paralar ve elbette gücü yadsınamayacak fotoğraflar eklenerek sanatçılar doğurganlığın verdiği yaratıcı gücü ortaya koymaktan çekinmemişlerdir. 

… Sanatçılar onları önce yırtarak ya da keserek parçalara ayırmış, sonra da bir araya getirerek melez görsel imgelere dönüştürmüşlerdir. 

  Klasik resimde ana materyallerden biri olan boya yerine yeni bir malzeme koyarak yola çıkan Kübistler ve ardından tekniği geliştiren Dadaistler’in tuvaller (ya da tuval yerine kullandıkları yüzeyler) üzerine yapıştırdıkları malzemeler, zaman zaman  boyayayla yapılan kombin çalışmaları da  kabul etmiştir. 

Gittiğim resim kursunda bende bu şekilde yağlı boya karışımı çok güzel bir kolaj çalışması yapmıştım. 

Eğer yakın bir zaman da kolaj çalışması yapacaksanız, öncelik tavsiyem bir süre kara kalem çalışması yapmak, renklerin gücünü kavrayarak bu işe başlamalarıdır. 

  Ben ilk başlarda  bu şekilde  elimdeki bir çok  malzemeyi umarsızca  harcayıp daha sonra beğenmediğim için kaldırıp kenara çok  atmışımdır. 

 Tabi bu şekilde çalışmalarda kullanmış olduğum bir çok materyal,  güzel resimler, canım  cananım boyaların  hepsi de çöpe gitmek zorunda kalmıştır. 

  Yapacağınız çalışmanın nasıl bir şey olduğu, neyi anlattığı, hangi mesajı hangi duyguyu irdelediği çok önemli yoksa benim gibi bön bön  bakakalırsınız işin   sonunda yaptığınız çalışmalara:))

Bir resim galerisine , veya resim atölyesine gittiğinizde, yapılan  kolajlara  bakarken dekonstrüksiyon ve konstrüksiyon, eleştiri, tarih yazıcılığı, popüler kültür, politika ve sanat eleştirisi gibi pek çok tartışma konusu görebiliyoruz.

Ve bu tarz niş işler bizleri gerçekten çok etkileyebiliyor. 

 Fotoğrafın da form ve anlam değiştirerek yeniden hayat bulduğuna şaşırarak, bu durum   hem fotoğrafa hem de yeniden üretilen esere bakış açınızı tamamen değiştirebiliyor.

 Aşağıda bu formları kullanan yedi ünlü şahsiyeti sizin için paylaştım. 
Bu  çalışmaları yakinen  incelemenizi çok isterim gerçekten. 
 Sizlerde evinizde biriken onca dergi ve kitap sayfalarından kafanızda oluşmuş imgeleri bir sanat eserine çevirebilirsiniz.  Emin olun bu işte başarılı olanlarda bu işe ilk olarak bu şekilde başlamıştır. 

Veda zamanı

  İşe rengarenk boyalarla başlayın, cıvıl cıvıl kağıtlarınızı  birbirleriyle  harmanlayın. 
Küçük bez ve materyallerle,  sevdiklerinize, kız arkadaşınıza, sevgilinize, en yakın bildiklerinize, sevdiğiniz çok sevdiğiniz  küçük çocukların odalarına, her gün yemek yapıp uzun saatler durduğunuz mutfağınıza, misafirlerin geçtiği  giriş  holünüze, yatak odanızın başucuna, özel bir günde dostunuza,  sizi yansıtan, onu anlatan, ikinizden bir parça içinde yaşanmışlık, dolu dolu  hatıralar, bolcana anılar, neşeli  kahkahalar  barındıran  kolajlar yapın.

 hem kendiniz  hem de O mutlu olsun.  Kendinizi  mutlu, huzurlu, iyi ve güzel hissetmeniz dileğiyle:))  Sevgiler Bakü 2017


İşte erken 1900’lü yıllardan bugüne 7 kolaj sanatçısı:

Kurt Schwitters (1887-1948)
On parmağında on marifet olan Alman sanatçı; resim, heykel, edebiyat, müzik ve tipografi alanlarında işler üretmiştir. Önce Dışa vurumculuk ve Kübizm’le ilgilenir, ardından 1918’de Hannover’da Merz olarak isimlendirdiği kendi Dada akımını yaratır. Schwitters’in kolajları ve çöplerden topladığı hurdaları kullanarak tuvaller üzerinde ürettiği montajlar daha sonra tuval yüzeyinden taşarak enstalasyonun ilk örneklerine dönüşecektir.
  1. Eileen Agar (1899-1991)
Buenos Aires’te, Amerikalı bir anne ve İskoç babadan dünyaya gelir. 1911’de Londra’ya taşınan Agar, Londra ve Paris’te sanat eğitimi alır. Sürrealist Andre Breton ve Paul Eluard ile tanıştıktan sonra yeni materyallere ilgi duyar; fotoğraf çekmeye, kolajlar üretmeye başlar. Eserleri pek çok surrealist sergide yer alır. 1960’tan sonra Taşist (Tachist) eserler üretmeye başlar.
  1. Nancy Spero (1926-2009)
Sanatçı ve aktivist Nancy Spero; çağdaş siyasal, sosyal ve kültürel konulara olan ilgisiyle tanındı. Spero, bir defasında sanatını şöyle tanımlamıştı: “Ben, gerilimi, doğruya ulaşmak için, hep belli bir form ve anlam içinde ifade etmeye çalıştım. Sanat dünyasında bizim (kadın sanatçıların) onlara (erkeklere) değil onların bize katılması gerektiği sonucuna ulaştım. Kadınlar liderlik rollerinde olduklarında, tanınıp ödüller kazandıklarında, belki ancak o zaman ‘biz’ (kadınlar ve erkekler) hep birlikte sanat dünyasındaki eylemlerde birlikte çalışabiliriz.”
4. John Stezaker (1949-…)
Steazaker’in işleri fotografik imgelerdeki ilişkileri yeniden değerlendirir: gerçeğin belgeleri, bellek sağlayıcısı ve modern kültür sembolü. Kolajlarında kitaplarda, dergilerde ve kartpostallardaki imajları sahiplenerek onları ‘readymade’ (kullanıma hazır) olarak kullanır.
5. Jesse Treece 
Seattle’da yaşayan kolaj sanatçısı Treece’in işleri; sıradan ve aynı zamanda karmaşık olanın çığlığı, hayatın dünyevilikler ve gariplikler barındıran yorumlarıdır. Alelade ve absürdü, güzelle rahatsız edici olanı bir araya getirmeyi başarmış ve onları saatler boyunca içinde kaybolacağınız imgeler haline getirmiştir.
6. Annegret Soltau (1946-…)
Viyana ve Hamburg’da sanat eğitimi alan Alman sanatçı Soltau’nun işlerinin esas referans noktası 1970 ve 1980’lerin feminist sanatıdır. Kendi vücudunun fotomontajları ve üzerinden siyah iplikle dikilmiş kolajları en tanınan işleridir. Sanatçı, beden formları üzerinde oynadığı işleriyle ilgili, “Eşit parçalar olarak gördüğüm vücut ve ruhun birleşmesi için işlerimdeki bedensel değişikliklerin entegrasyonuyla ilgileniyorum” demiştir.
  1. Lynn Skordal
İşlerinin çoğu geleneksel tarzda kesme yapıştırma içeren, alçak gönüllü ancak fazlasıyla tatmin edici bir teknik olan kolajlardan oluşuyor. Skordal, insanları irkilten, eğlendiren ya da provoke eden, “birbiriyle ilgili görünmeyen şeyleri (eski fotoğraflar, dergi sayfaları ya da renkli kağıt parçalarını) bir araya getirme” sürecini sevdiğini söylüyor. Sanatçı, Kuzeybatı Pasifik’te, büyük bir şehir tarafından çevrelenmiş bir gölün ortasındaki adada yaşıyor ve üretiyor.
































































































ZEYTİNYAĞLI MEZELER & APPETİZERS WITH OLIVE OIL

Gün batımına karşı şahane ötesi kurulmuş bir masa sofrada envaii çeşit güzel yemek ve mezeler, radyodan gelen hafif bir Türk sanat müziği ...

Günün Resmi

Günün Resmi
Hüzün