22.08.2017

# agra # aşk

Taç Mahal'in İçindeki Aşk?


''Zamanın yanağında bir göz damlası''

Selamlar herkese;
 Bence, bir tek yapının, bütün bir ülkenin sembolü olmasına Eyfel kulesi, Özgürlük anıtı ve Piramitler nasıl  örnek olarak gösteriliyorsa;  Taç Mahal'inde Hindistanı temsil ettiğine dair   hiç bir  kuşku yoktur. 

Dönemin  Babür İmparatoru   Şah Cihan'nın karısı mümtaz Mahal'in  anısına yaptırdığı TAÇ Mahal,  başkent Agrada Jumna Nehri kıyısına  özenle inşaa edilmiştir.  


Sabahın erken saatlerinde pembe, gün içerisinde beyaz, ay ışığında ise altın rengine bürünen anıt mezar Hindistan için çok önemli bir eserdir. 

Şah Cihan'nın karısı, Mümtaz Mahal, 17 yıl evli kaldığı imparatora, 14. çocuğunu doğururken  1629 yılında ölerek,  Şah Cihanı dayanılmaz acılar içine sürüklemiştir. İmparator bu acı kayıptan sonra, 2 yıl süreyle yas tutmuş ve çok sade bir hayat sürmeye başlamıştır. 


Şu okuduklarınıza  bakınca insan hayretler içinde kalmadan yapamıyor, nasıl  bir aşk , nasıl bir sevgi yoğunluğu  bir insana  bu kadar güzel bir yapıyı inşaa etmesi için güç veriyor.  

Şah Cihan, karısını kaybettiğinde kim bilir ne acılar çekmiş, nasıl yanlızlaşmıştır.
 Düşüncesi bile mahvediyor insanı, nasıl bir acı ki    kaybetmenin, artık hayatın da yanın da  olmadığını bilmenin üzüntüsünü kalben yaşamak, ve tüm zamana yayılacak, dillere destan olacak,  aşkının   mabedini göklere  yükseltmek.

Şah Cihan, bundan sonraki süreç de ilgi ve alakasını acının da vermiş olduğu duygularla İmparatorluğunu genişletmek ve yeni ülkeler fethetmekten çok mimari alanında sanat eserleri meydana getirmeye yöneltmiştir. 

Taç Mahal'in yapımına, 1632 yılında başlanmış, ve anıt, 21 yıl sonra 1653'te tamamlanmıştır. 
Yapımına sadece Hindistan'dan değil, Orta Asya'dan da  bir çok işçi  getirilmiş ve  toplam da  20 bin işçi çalışmıştır. 
  
2.5 ton ağırlığındaki mermer bloklar, 300 km uzaklıktan taşınırken inşaat alanı için sayısı  bine yaklaşan  filler kullanılmıştır. 

Bu blokların yapının tepesine çıkartılması içinse , 3.2 km uzunluğunda özel  bir rampa yapılmıştır. 


Anıtın baş mimarlığını, Şiraz'dan gelen, İsa Khan üstlenmiş ve zamanın ünlü sanatçıları olan, Bordo'dan Auistin usta ve Venedik'ten, Veroneo ustalar kendisine asistanlık yapmıştır. 


Bir efsaneye göre, Şah Cihan, Taç Mahalin yapılmasından sonra buna benzeyen başka bir eser yaratmaması için mimar İsa Khan'nın sağ elini kestirmiştir.


Tac Mahal, için anlatılagelen inanılması güç başka bir hikayeye göre, Şah Cihan, burayı bitirdikten sonra kendi mezarı olarak ikinci bir anıt daha yaptırmayı düşünüyormuş. İkinci Tac Mahal şimdikinin tersine, tamamen siyah mermerle işlenecekmiş, Şah Cihan, bu rüyasını gerçekleştiremeden, oğlu Alemgir tarafından tahttan indirilmiş, hayatının geri kalan kısmını Agra kalesinde nehrin öbür yakasında, Tac Mahal'i seyrederek geçirmiş. 
Ölünce de karısının yanında Tac Mahal'e defnedilmiştir. 

Taç Mahal yüksek bir mermer platform üzerine, oturtulmuş, dört köşesinde birer minare bulunan kubbeli bir yapıdır.
 Bu minarelerin her biri, 41 metre yüksekliğindedir. 

Minareler ana yapının bulunduğu platform üzerinde, simetrik olarak, yerleştirilmiş değildir. 
Bu önlem, herhangi bir depremde minarelerin yıkılması halinde ana kubbenin etkilenmemesi içindir.
  Minarelerde ezan okunmaz.
 Şah Cihan ve Mümtaz Mahal'in mezarları ana yapının alt katındadır, ancak bunu sembolize etmek için ziyaretçilerin gezdiği katta iki mozole yapılmıştır.
 Tac Mahal'in tamamı çok ince kesilmiş mermerlerle işlenmiştir.
 Mermerlerin içi oyularak yerleştirilen çeşitli yarı değerli ve değerli taşlarla yapılan çiçekler, dallar, süsler çok ilginç ışık oyunları yaratmaktadır.
 Bu kakma işleme sanatının adına ''Pietra Dura'' adı verilmiştir.

Gün içinde on binlerce kişi ağırlayan yapının misafirlerinin sadece %20’si yabancı turist. Kalanı ise camiyi ziyarete gelen sonsuz sayıdaki yerli vatandaşlar. Ayrıca Agra şehrinde yaşayan ve yabancı kadınları görmek için gelen erkeklerde bu sayının içinde :)
Tac Mahal’in girişi 750 Rupi’dir. Sabah 06.00’da açılan Tac Mahal’i günün ilk saatlerinde görmek önemli çünkü sadece bu saatte duvarlar pembedir. Sonra gün aydınlandıkça beyaza dönüşür, akşam dolunay altında ise altın rengine yaklaşır. Bu efsanevi olarak Mümtaz Mahal’ın ruh halindeki dengesizlikleri gösterir sayılsa da, şahane bir mimarinin başarısıdır.


Tac Mahal'in bulunduğu geniş arazi, Yamuna nehrinin kıyısında kurulmuş, iki girişi olan yemyeşil bir bahçedir.
 Her giriş kapısı birer cami şeklindedir ve kırmızı taştan yapılmıştır. 
Bu yapıların üzerine kuran'dan ayetler işlenmiştir.
 Bu binaları geçince, Taç Mahal'e açılan ortasında uzunlamasına iki havuz bulunan bir yola gelirsiniz. Tac Mahal'in bu suda yansıması da ayrıca  çok  güzeldir.
 Tac Mahal'i sadece bir kere ziyaret etmeniz yeterli olmaz derler,  çünkü burası değişik ışık koşullarında, değişik görüntüler , bambaşka açılar vermektedir.
 Örneğin gündüz göremediğiniz bir çok şeyi akşam güneş batarken ve hatta gece ay ışığı altında daha  farklı görebilirsiniz.  

Tac Mahal dolunay zamanlarında geceleri ziyaretçi akınına uğruyor.
 Normal'de akşam saat 19:00'da ziyarete kapanan anıt, dolunay zamanlarında, dört gün süreyle, gece yarısına kadar açık tutuluyor.

Bir duyuma göre de Tac Mahal'in 18. yüzyılın başında  bir İngiliz generali tarafından sökülüp İngiltere'ye götürülmesi  ve parça parça satılması planlanmış fakat buna muaffak olunamamıştır. 



 Bu proje ilk olarak Red Ford için gündeme getirilmiş ve Londra'daki müzayedeye götürülen parçalara kimsenin ilgi göstermemesi üzerine bundan vazgeçilmişti.




Genel vali olan, Lord Curzon, Tac Mahal'in zarar gören bir çok yerinin onarılmasını sağlamıştır. 




Tac Mahal hakkında son olarak üzücü bir şey söylemek gerekirse; Yüzyıllardan beri eşsiz güzelliği dillere destan olan bu anıt, modern dünyanın yaşam koşullarına ayak uyduramamaktadır. 
Taşıt araçlarının egzozundan gelen kirlenmeler, sanayi kirlenmesi ve kimyasal gübrelerin etkileri gibi çevre şartları Taç Mahal'in mermer temelli yapısını çürütmekte ve bozmaktadır. 


Buna önlem olarak Tac Mahal'in etrafında 4 kilometrelik bir alan içinde, motorlu taşıt trafiğine izin verilmemektedir.
 Tac Mahal'e gidecekler için elektrikle işleyen minübüsler, faytonlar ve bisikletli rikşalar hizmet vermektedir. 

Veda

Aşkın, gücün, ihtirasın sembolünü,her dakikanın farklı renklere, farklı düşlere uzandığı Taç Mahal'i hepinizin görmesini çok ama  çok isterim.  

Sevgiyle dostlar, aşkla kalın...
Taç Mahal



Pietra Dura Kakma Sanatı










Tac Mahal Nerede ve Nasıl Gidilir ?
Anıt Mezar Agra ilinin dışında Yamuna Irmağı’nın hemen kıyısında yer almaktadır.
 Buraya gidebilmeniz  için uçakla, trenle, taksiyle ya da otobüsle öncelikle Agra’ya ulaşmanız gerek.
 Agra’ya geldikten sonra ise neredeyse bütün yollar Tac Mahal’e çıkacak şekildedir.
Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel