11.08.2017

# annevebaba # çocukluk

Oyuncak Müzesi ve Sunay Akın'ı çok seveceksiniz:)

Oyuncak Müzesi
''İnsanın kendi adını bile geride bırakması, tuhaftır. Bir çocuğun kırık bir oyuncağı bırakması gibi, onu unutmak.''
 Maria Rilke
Ben her zaman Sunay Akın'ı çok sevmiş ve takdir etmişimdir,  Özellikle televizyona çıktığı an ekrana kilitlenir, bakalım bizleri hangi masal diyarlarına, hangi güzel öykülere götürecek diye merak eder dururdum. Öyküleri betimlemeleri, şiirleri beni çok etkilemiştir her zaman. 
Onu tanımam çok öncesine, yazmış olduğu kitaplarıyla yolumuzun kesişmesine dayanır. Okuldan yeni mezun olduğum dönem de  Nazmi Akbacı iş merkezinde, Ajans C+E'de bir süreliğine çalışma fırsatım olmuştu, kitapların çoğunun kapak çalışmalarını  Cem Günübek'in tasarladığı, kitap içeriklerinin ise   dizgi-dizayn, mizanpajlarını benim  yapma şansım olmuştu.
 O zamanlar eşi  Emine Hanım'da ajansımızın Reklam ve pazarlama yöneticisiydi. Çalışma hayatımda çok ilham aldığım birisiydi,  
Ajansın, sanat ve iş dünyasından renkli insanlarla   çalışıyor olmasından sebep, buraya gelen yazar, çizer takımını , edebiyat dünyasından  renkli simaları ağırlamak bizim için çok keyifliydi. Güzel caz müziklerin havada eksantrik bir biçimde kulaklarımızda çınladığı, mis gibi kahve kokularının burnunuzu etkileyip mistikleştirdiği, geç saatlere kadar çalışılan ve duman altı sohbetlerin koyulaştığı bu reklam ajansını her zaman çok sevdim. 
 Kariyer hayatımda bu ve buna benzer bir çok şirketler'de bulunup  değişik ortamlara girmeme rağmen  burası benim için hep özel kaldı  , ve kalbimde değeri hep başka oldu.
Sunay Akın'ı tanımama ve vesile olmasına sebep olan dostları da burada anmamak olmazdı.  
 Şimdi güzel atmosferiyle herkesi , büyüleyen, sergilenene  oyuncakların ve eşyaların her birinin özel  hikayeleri olduğuna inandığım, gezerken hepimizi  derinlere daldırıp güzel  düşüncelere  sevk edecek Oyuncak Müzesini buyrun birlikte   gezelim. 
''İstanbul Oyuncak Müzesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinin Göztepe semtinde bulunan ve Sunay Akın tarafından dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, yıllardır hayalini kurduğu ve bu hayalini 23 Nisan 2005'te tüm çocuklar adına gerçekleştirdiği oyuncak müzesidir. Ailesine ait olan bu konak'ın her katlarında birbirinden farklı , önemli tarih ve zamanlar'a gönderme yapan oyuncaklar şahane bir ortamda, geçmişten fırlamışçasına karşınızda nazlı bir şekilde kendilerini sergilemekte ve etrafa uzay ışıklarını yaymaktadırlar. 
1700’lü yıllardan günümüze dek uzanan oyuncak kültürünün kısa ama güzel bir özeti olan müze, belki de çocuklardan çok yetişkinlere hitap eden, onları çocukluklarına kadar alıp götürebilecek bir konsepte ve oyuncaklara sahip. Bu yüzden özellikle çocuklu aileler için kesinlikle gidilip görülmesi gereken bir masal evi de denebilir burası için. 4 katın tamamının oyuncaklara yer verilmiş olması ve onları tek tek incelemek çok keyifliydi benim için.  Uzay odası, çatı katının  gizemli havası,  hareket ediyormuşçasına tren düdük seslerini duyduğunuz kompartıman, ve müze girişinde yer alan zürafa'yı çok sevdim. 
 Cin ali'nin  kitapları, yabancı ülkelerdeki savaşların anlatıldığı biblolar, Ayyıldızlı eski Türk oyuncakları, Adile Naşit bibloları, Barbi bebekler, ve eskiyi daha da aranır özel kılan gıda, temizlik, marka ürünleri görmek çok ilginçti. 
 Böyle zahmetli projeler sosyal anlamda   yaşamlarımıza  fark katıyor,  
 Geçmiş bu kadar bizleri etkilerken, gelecek bizlere neler vadediyor? umarım evrende canlı bir gezegen bulma, yeni bir hücre, yeni bir yaşam formu,  yaratma şansımız olur. Dünyamızın sonunu gerçekten çok merak ediyorum. Milyonlarca yıl öncesinde gerçekleşen, ışık hızından da hızlı gelişen çatlama ve patlamalar sonrasında, defalarca evrilip bükülen, defalarca farklı hayvan ve canlı türlerinin gelişip yok olduğu gezegenimizin, milyonlarca yıl sonrasında, yeniden canlanıp, yeni  farklı yaşam formlarını yeryüzüne yayacağını biliyoruz.     
Yaşamda her şey yer değiştirip, yenilik ve dizaynla harmanlanıyor. Dünün sade yaşam formları, bugünün gözdesi  müzesi haline geliyor. 
Müzeyi gezerken  cafesinde de  biraz soluklanıp bir şeyler içebilirsiniz, o gün şanslı gününüzdeyseniz Sunay Akın'nı görüp sohbet etme şansı yakalanabilir.
 Ayrıca cafe'de  kahvaltı ya da doğum günü kutlamaları yapılıyor. 
 Çocuklar için el sanatları, seramik, hamur, etkinlik   atölyelerine  katılmak mümkün.
Hafta sonu ailenizle gidip,  çocuklarınızın çok ama çok  keyif alacağı bu yere henüz gitmediyseniz hemen gidip  keşfedin derim ben.  
Gitmek isteyenler için aşağıda yol haritasını  detaylı paylaştım. 

İstanbul Oyuncak Müzesi’ne Nasıl Gidilir ?
Otobüs ile gelmek isterseniz; Kadıköy’den 10, 10B, 10S, 14Ç, 14 KS, 17, 17L, 19F, 19M, 19S, GZ1,GZ2, ER1, ER2 nolu hatların herhangi birisine binerek Göztepe durağında inerseniz, yürüyerek müzeye gelmeniz mümkündür. 
Kartal-Kadıköy Metrosu ile de Yeni sahra Durağı’nda inerek yine kısa bir yürüyüşle müzeye ulaşabilirsiniz.


               

Uzay odası



Bir annenin deprem sonrası müzeye hediye ettiği oyuncak bebek.






Alman ve nazi oyuncakları:(






























,













Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel