14.08.2017

# antrepo3 # istanbulmodernsanat

İstanbul'dan Vincent Van Gogh Geçerse.


Selam güzel ve değerli dostlarım, 

Hoş geldiniz benim büyülü, maceraperest, aklı bir karış havada, renkli dünyama:))


Yakın bir zamanda gezdiğim Vang Gogh sergisin de geçirdiğimiz güzel bir günü anlatmak istiyorum sizlere. 
  Bu benim  Antrepo 3’e  ilk gidişim. İstanbul Modern’in hemen yanında deniz kenarında kendi halinde şık  bir sergi salonu.
 Ayırt edici özelliği olmayan, yüksek tavanlı, geniş bir sergi mekanı. Serginin ilanlarını yolda nerede ise tüm tabelalarda gördüğünüz için kolaylıkla buluyorsunuz zaten. 
Sergi epeyce kalabalıktı.
 Biz kuyruğu tahmin ederek erken davrandığımız için hiç beklemeden içeri girdik ancak çıktığımızda kapıda hatırı sayılır bir kuyruk olduğunu gördük. Bu kuyruğun en çok hoş tarafı pek çok ailenin çocuklarını alıp gelmiş olmasıydı. Resim çekenler, yerlere oturup müziği dinlerken değişen görüntüleri izleyenler güzeldi.
 Benim hoşuma gitti çünkü sergi salonlarına gelende hakim olan soğuk ve mesafeli atmosfer burada yoktu.
 Görsellerin müzikle birleştirilmesi, ritmin ve melodinin resimlere göre değişmesi, farklılaşması da güzeldi.
Serginin dijital olan kısmına girmeden, klasik sergi düzeninde Van Gogh’un bazı önemli resimlerini ve yıl yıl değişimini anlatan metinleri okuyorsunuz.
Sonra simsiyah bir oda ve kolonlarda yerlerde duvarlarda Van Gogh resimleri… 10 yıllık bir resim üretim döneminde sadece 1 tane tablosu satılan bu büyük ressamın kişisel tarihini müthiş müzikler eşliğinde izliyorsunuz. Resimler teknolojik imkanlar kullanılarak bazı resimler hareketlendirilmiş, bazıları katmanlaştırılmıştı.
 Devasa büyük ve etkileyici bir proje, gerçekten çok güzeldi.
 Benim gibi Sanatı ve resimleri seven bir yapınız var ise, ayrıca istanbul modern sanat müzesini ve etkinliklerini  takipte kalmanızı salık veririm. 

Biz tatowla bu sergiden  gerçekten çok keyif aldık. Çok güzel vakit geçirdik.

 hatta sanırım yaklaşık 30 dakika süren bu projeksiyon gösterisini 1,5 kez izledik.
 Doya doya tüm perdelere baktık, bir ara oturduk, bir sürü fotoğraf çektik.
  Hatta çok profesyonel bir şey olmasa da burada ki atmosferi her baktığımızda  hatırlayabilmek için bir de video çektik. 

Van Gogh'un ilk resmini 10-12  yaşlarımda  görmüştüm, köprüden geçen bir kadın silüeti beni  öyle bir derinden  etkilemişti ki beni hala da yıllar geçse unutmam bana yaşattığı o günlerdeki hissi, resim sanatını  böyle sevdim ben saatlerce ona bakıp düşünerek, tüm ressamları, resim sergilerinin  her zaman hayranı oldum, sıkı takipçisi oldum. 

Resim, heykel, seramik, müzik, benim için vazgeçilmez oldu.
 Her ne kadar severek, eğlenerek keyifle gezsem de bu sergiyi, ,içimden buruk bir acıda geçmedi değil.
 Bu kadar başarılı bir insanın ki tüm başarılı dahilerin başına geldiğine inandığım talihsiz yaşam serüveni içimde bir yerlerde beni üzüyor.
 Çevresinden, ve sevdiklerinden gereken desteği ve sevgiyi alamamış  bir adamın dramı ancak öldükten sonra mı anlaşılmalı? 
 Hayat hikayesinden de etkilenerek, hikayelerini  kalbime gömdüğüm bu resimleri, duvarıma asıp hayallere daldığım, bir tarla içinde annesinin ellerinden  babasının kucağına  koşan çocuğun resmini,  çalışma masamdan uzunca bir zaman  ayırmadığım, çerçevemde ki  japon çiçeklerini ve diğer özel bir resim olan hırs  ve öfke anında  kendi  kulağını kesip  resmini  yaptığı bu şaheserler repsodüksiyonlarını da  sizlerle ayrıca paylaşıyorum.

Veda

Şimdi isterseniz; bırakın  kendinizi  güzel, büyüleyici görüntülere, akıp giden zamana, taa eski zamana Van Gogh'un resimlerini yaparken devleştiği anlara.










                                           
         En güzel  Resim örnekleri ;







         























Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel