18.08.2017

# doğalyaşam # evdehaftasonu

Hafta sonu evdeyiz / We are at the weekend


Herkese merhaba; Evrensel günlük yazı başlığı altında ki ''Hafta sonu evde bizde durum'' yayınımıza hoş geldiniz. 
 Evde kaldığımızda neler yapıyoruz? evde hayat nasıl geçiyor? bazen çok sıkıcı olabiliyorken, bazen inanılmaz keyifli geçen ev hayatımızı, gündelik yaşantımızı  paylaşmak istedim sizlerle:)

Güne, sabahın erken saatleri, bol  maydanozlu , bol  dere otlu, bol peynir karışımlı mini kahvaltılarla  başlıyoruz. 
Sağlıklı olmak, sağlıklı öğünler yemekten geçiyor. Her şeyin başı sağlık, mutfak da taze sebze ve meyvelerden karışım  hazırlamayı yiyecekleri birbirleriyle harmanlamayı çok seviyorum.   

 Eğer dışarıda yapılacak bir kahvaltı programımız var ise; mümkünse, bahçe içinde, balkonu verandası olan mekanlar veya  deniz kenarına yakın yerlerde kahvaltı yapmayı tercih ediyoruz.   
Masamızda da o en sevdiğimiz   sağlıklı atıştırmalıklar da varsa değmeyin keyfimize.
  
Toplum olarak; farkında olmadan sabah , öğle ve akşam yemeklerinde  o kadar çok  fazla kalorili yiyecekler tüketiyoruz ki hiç bir şeyin farkında olmadan tüm gün almamız gerekEn kaloriyi bir öğünde alarak vücudumuza ekstradan  yük bindiriyoruz. 
Fazladan bir ekmek, fazladan yenilen abur cubur, ekmeğe sürülen reçeller, Nutellalı çukulatalar , fıstık ezmesi  tarzı şeyler bizi daha fazla yemeğe daha fazla kalorili şeylere bağımlı hale getiriyor.

Sabah kahvaltılarında tercihimiz, tereyi, maydanozu rokayı, mümkünse yeşil soğanı daha fazla tüketmek.
Masayı hemen toplamayı sevmiyorum çünkü bunun daha kahve serenomisi, olmadı yeniden bir çay demleme serenomisi  uzuyor da uzuyor,masada kalan  atıştırmalık yiyecekleri de şöyle kapaklı bir servis tepsisinde toplayıp,   yeniden acıktığımızda oradan  atıştırmak  iyi oluyor.  
   
Kahvaltı bittiyse, sırayı her zaman ki gibi bizim evde kahve alacaktır mutlak, mis gibi  Türk kahvesinin kokusu  ortalığı sardımı film orada kopar zaten, fincan yanında minik lokumlar, çikolatalar,  minik lezzetler de eşlik ediyorsa değmeyin keyfimize.
  Gün içinde evimizin  ışığı, renkler, ve yaşama oturttuğumuz dengeler sürekli değişiyor, oturduğumuz koltuğun örtüsü bir o yana bir bu yana sürüklenirken, arkamıza aldığımız sırt yastığımız şekilden şekillere girebiliyor. 
Artık soluduğumuz evin havası bizi ufaktan sıkmaya başlayınca da , kendimizi dışarıya atmamız an meselesidir. 
Evde içtiğimiz  kahvenin  bizi kesmediğini düşünürsek , soluğu kahve içebileceğimiz  yerde buluruz hemen.   
 En sevdiğimiz şeyler biri de kahve içtikten sonra hemen  atlayıp Üsküdar'da balık yemeğe gitmektir. 
Sık sık yaptığımız bir şey değil, ama ara sıra kaçıp  gitmek bize iyi geliyor.
 Şehri gece gezmek , İstanbul'u keşfetmek böyle daha keyifli oluyor bizce.
Stres yok, trafik yok, ve her şey  bizim için daha gizemli. 
Bol bol geceyi fotoğraflamak da işin en heyecanlı en keyif verici yanı.
Eve girip çıktığımız nadir anlar bu şekilde değerlendiriliyor, fakat evde kaldıysak mutlaka bir film izleme olayımız olur, korku, dram, mutlaka  bizde iz bırakacak bir şeyler. 
Hafta içi yeni bir kanal keşfettim güzel,TLC ilham verici, eğitici ve öğreticiler. Aile, çocuk, ilişkiler, pasta yapımı cücelerin yaşantısı hele bir program var bayılıyorum.   Rolapların çiftliği, (Küçük insanlar, büyük dünya)  Ağır yaşamlar, Son şans kliniği gibi, bu kanalı  gerçekten çok seviyorum ve sıkı takipçisiyim. 
Evimizde televizyon açık olduğu zamanlar  bile hep bu kanal açık durur.
İnsanlara önerilen  olumlu yaşam şekilleri, moral ve motivasyon artırıcı programlarla birlikte kişilerin hayatlarını düzene sokmalarına yardımcı olmaları çok güzel.
 Bu şekilde insanların yaşam kalitelerini artırarak, ileri seviyede  gelişim  gösterebiliyorlar. 
 Şimdilerde de eski, yıkık evleri ucuz fiyatlara  alıp tamirattan geçirip satışını yapan karı kocanın programını izliyorum.     Merak edenler için bakınız; 
Amerikalılar yeni ev alma, kiralama, eski evi yenileme, dekorasyon konusunda gerçekten çok iyiler. Sadece yaptıkları tek kat evleri iki kat şeklinde yapsalar bence daha güzel olur. Her evin arka bahçesi, kendine  ait özel bir havuzu  olması çok güzel. 

 Aynı program  bizim Türkiye'de de yapıldı ama yemezler, nedense ben hiç beğenmedim . 
Doğallık sıfır, evlerin kendine has bir kimliği  olması gerekirken düz mantık, yeni modern eşyalarla dekore edip program yapmışlar  bu şekliyle de bir farkındalık yaratamamış maalesef.

 Vizyon olarak Türkiye'yi anlatan  ve Osmanlı ve oryantalizm temalı işlerle ilgili tasarımlar yapmayı sevdiğimden sebep; her daim yeni şeylerle beslenmem gerekiyor. 
  Hafta sonu evde oturup internet ortamında bulduğum ve ilham aldığım çalışmalardan esinlenerek  bende yeni tasarımlar yapmaya çalışıyorum. 
Gördüğüm her şeyden ilham alarak, etkilenerek, nasıl yapıldığını okuyup, araştırıp yapılış şekillerini izleyerek çok güzel şeyler çıkartabiliyor insan. 
Mutlaka her zaman yaptıkça bir tık attığım yapılacaklar listem var benim. 
Listenin tamamı yapılıp  bitmeden nedense  benim kafamın içinde gezen tilkiler rahat edemezler. 
Evde dağınık bir ortamda,  çizdiğim bu çalışmaları her şeye uygulayabiliyorum.   Bazen yapılan bu tasarım  işlerden 
T-shırt, çanta, elbise, ve ev eşyası gibi şeyler de çıkabiliyor.
Geçenlerde Ikeadan  işte burada, aldığım çerçevelere, kendi yapmış olduğum  kolajları yerleştirdim,gayet de  güzel oldular, insanın emek vererek kendi yaptığı şeyleri kullanması çok güzel ve keyifli bir şey. Her gün gözümün önünde ve baktıkça daha çok keyif alıyorum.  
 Yaratmak, yaratıcı olmak üretken olmak, eskiyi  alıp yeniyle harmanlamak  gerek bazen.

    Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan evin içinde kendimi  kimi zaman  çizmeye, yazmaya, karalamaya, okumaya,  kimi zaman da bir çok dergi ve kağıtlardan kestiğim özel kağıtları  yağlı boya tekniği kullanarak kolaj yapmaya veriyorum.  

Çalışma masamız resimlerden de gördüğünüz üzre çok fazla dağınık olabiliyor , her şey orada gözümüzün  önünde dursunlar istiyoruz. 

 Hafta içi işteyken zaman sular seller gibi hızla akarken, hafta sonu  daha da çok yavaş akabiliyor. 
  Evde bazı şeyler eksildiği için market alışverişine çıkmayı seviyorum çoğu zaman.
 İçeri girdiğim anda, bitkileri incelemeyi, ara öğünlerde ihtiyacım olacak hurma, ceviz, badem fiyatlarını gözden geçirmeyi, mutfak ta işime yarayacak seramik ve tasarım sal işleri, fırına girebilecek malzemeleri, veya servis de göz doldurabilecek ürünleri inceleyip almayı seviyorum.
 Teknolojik ürünler rafında, kahve makinaları  hoşuma gidiyor, temizlik ürünlerinde neyi nasıl ve ne şekilde doğru kullanabilirim diye okuma talimatlarını gözden geçirmekte zaman oyalayıcı olabiliyor. Resmen  kendi içimde depresyon önleyici, market terapisi yaşıyorum dostlar. 

  Listemde  eksik olarak gördüğüm  makyaj malzemeleri varsa onları da  alıp, aradan çıkararak bir an önce eve dönüş yoluna giriyorum.
Ha unutmadan bakım kremlerini, yağlarını da   bayağı bir  inceliyorum, 
Elimden geldiğince hayatımızı yoğun yaşamaya ve  renklendirmeye çalışıyorum.
Ikea'da çok güzel koyu gri-yeşil bir halı gördüm,burada birde koyu yeşil oval paspas bakınız onları da almayı çok istiyorum. 
Evle ilgili eksik listem hiç bitmez bitmeyecekte:))
Yeni bir tencere seti, ve kahvaltı için tabaklara ,ihtiyacım var şöyle eli dolu eksik yeni ev görmeye gelecek dostlarımı da ayrıca  bekliyorum. mis gibi tencereler


Hafta sonu bazen evde  değişikliğe gitmediğim olmuyor değil, büyük evleri şekillendirmek, derlemek toparlamak daha kolay, fakat eviniz bizimkisi  gibi küçükse biraz uğraşmanız gerekebilir.
 Çoğu gereksiz, eşyaları kolileyip depoya kaldırıyorum her zaman.
   Kullanmadığımız, işimize yaramayan tüm kıyafetlerimizi ihtiyacı olan kişilere verdik. 
İlgimizi çekmeyen  kitapları  takas evlerinden değiştirip yerine bir çok yeni kitaplar aldık. Fazla olan dergileri de gözden geçirip çoğunu çöpe attık. 
Böylece fazladan kullanmadığımız eşyalar hem bedenen hem de göz olarak bizleri yormuyor.  

 Daha çok dinlenme ve terapi köşeleri oluşturuyoruz evimizde.
 Özenle baktığımız  orkide, kaktüs, sulu kent, mandalina ağacımız aldığımızda miniciktiler şimdiyse sevgimiz ve ilgimizle kocamanlar.
 Yeniden  almak istediğim  bir sürü bitki var, özellikle nar,zakkum,bonsai gibi bitkiler.    
Kedim  Pıtır  için de  yeni bir çam ağacımız var artık balkonumuzda.
 Sağ olsun bir dostumuz bizi düşünerek  vermişti.  
 Umarım ilerde bahçeli bir evimiz olur da, bahçesinde kedi, köpek, tavuk, ve minik bir de kuzu besleme şansımız olur.  

 Aslında bunların hiç biri zor değil, biraz bu konuda yoğunlaşmak, arsaları takip etmek, ev planlarını yada size uygun bir ev  planını hayata geçirmek yeterli, umarım bu ve diğer  hayallerimize  günün birinde hep beraber ulaşırız.   

veda

Sizlere koskocaman bir hafta sonundan anekdotlar sunmaya çalıştım  dostlarım.
Bol bol planlar yapın, bol bol yenilenin, yapılacaklar listesi oluşturun, plana ve listenize  sadık kalın. 
Eski dostlarla da bir arada olmayı ihmal etmeyin. 
 Şimdilik hoşça kalın,  güzel hafta sonları olsun hepiniz için,  mutlu yaşayın,  mutlu olun güzel evlerinizde.













Eski evimizden bir kare, kolajlara merak sardığım dönem bu dönem:))



Yorum Gönder

DRİNA KÖPRÜSÜ & THE BRIDGE ON THE DRINA

 ” Dünyanın bir tarafında bir yerde , bir piyango çekiliyor,savaş yapılıyor ve hepimizin alın yazısı da böylece uzaklarda belir...

Günün Resmi

Günün Resmi
Türk Kahvaltısı