30.06.2017

# anıtur # gezelimgörelim

Tatile Gidince:)


''Bilmediğin bir yere gitmek,
 bilmediğin bir yönünü keşfetmektir.''
Martin Buber 

Tatile çıkmak ve  uzaklara gitme isteği; O her gün yüzünü gördüğünüz insanlardan, monoton yaşamınızdan, her gün tekrarlanan hayatınızdan,  kendiniz için zaman ayıramadığınız sıkıcı günlerden   kaçma isteği,  herkesin hemen hemen yapmak istediği bir şeydir.  
Fakat tatil demek, dert demek, karmaşa demek, araştırma demek, en iyisi demek, yok o yok bu derken nereye gitmeli? bütçe ne olmalı?  arabayla mı? otobüsle mi? gitmeli evde  her şey varken hayda yeniden havlu , terlik, yok efendim mayo bikini derken astarı yüzünü geçen tatil bizi bir taraftan boğarken bir taraftan da heyecanlı hale sokmaz mı? 
Bir de şöyle bir durum var tabi  hazır tatil alışverişine çıkmışken, vurun kartlarınızın  dibine, ne olacak benden değerli mi?  diyor insan sonunu düşünmeden çatır çutur harcadığı bu paraların sonra kendisine ateşler hafakanlar bastıracağını fark etmeden.
 Alışveriş çılgınlığını çok ama çok severim, ama hakkaniyetli olacaksa, aldığım şey, gerçekten ihtiyacımsa, gerçekten sevdimse, uzun soluklu işime yarayacaksa yoksa salla gitsin. 
Türkiye'nin tamamını gezmiş biri olarak, eğer bir yere gideceksem mutlaka bu beni heyecanlandıran, hiç görmediğim  farklı bir tatil yeri olmalı. 
 Özellikle  merak ettiğim birkaç küçük yer var listemde, örneğin,  Bakü, Kıbrıs, Marmara, Avşa adası, İğne adası, Bursa gölyazı, Tirilye, Mudanya  gibi.

Konumuzu fazla dağıtmadan, tatile çıkma fikri, nerede kalınır eziyeti, alışveriş çılgınlığı derken, dikkat ediyorum da bu bayramda yine evde kalmış, mutfak, salon arası mekik dokuyan çay, kahve, kahve çay  olmadı ben bir börek yapayım yok oda olmadı kek yapayım havasında, orta şekerli, naneli limonlu, el öpmeli gönül almalı bir bayram geçiriyoruz hep birlikte ailecek.


 İç ruhumun duvarlarının darlanması mütevelli çok sevdiği iş' den, tam da kariyerinin zirve noktasındayken, sevgili patronu ile kavga dövüş ayrılmış biri olarak, evin en güzel köşesinde hanım hanımcık oturup, kedi misali, kuyruğumu da kısıp haline razıgiller tayfası modumdan yazıyorum. 

 Tabi can sıkıntısından, evde dip köşe araştırmadığım, bakmadığım, incelemediğim açmadığım, okumadığım bir şey kalmadı. 

İnsan eski resimlerine, eski saçlarına modeline, giyim kuşam elbiselerine, bakım ve makyajına , havasına bakınca bir ilham geliyor da bütün pozitif düşüncesi, pozitif enerjisi değişiyor, blog yazıma ilham olan konu bu  oldu sanırım. 
Eskiden tatile  gittiğimiz, hizmetinden çok memnun kaldığımız oteller var özellikle yazmak ve paylaşmak  istedim sizlerle.
 Bence gezmek insanın kafasına yerleşmişse, mutlaka bir ege turu, tekne turu  bir karadeniz turu, gap turu yapmalı ki biraz olsun dört tarafı denizlerle çevrili güzide ülkemizde  neler olup bittiğinin farkına varsın, daha sonrası kendiliğinden gelir zaten.
 Yur dışı gezileri  için, herkesin zevki kendine ben en çok  Avrupayı, merak ediyorum. İsveç, Alpler, Macaristan, Tunus, Fas ve japonya'da çok gizemli geliyor.  Açık hava,  bol  yeşil ve sanatın iç içe geçtiği tatiller her zaman daha cazip daha güzel geliyor bana.
 Nefes almak, mis gibi  havayı içine çekmek, uzanmak yemyeşil çimenlere, doğadaki hayvanları sevip, parıltılı derelerde ki yakamozlarda kaybolmak inanın çok güzel, kim sevmez ki böyle bir hayatı  böyle bir geziyi.

Bakıyorum da artık  nedense insanlar daha çok kalabalık ve gece eğlence merkezleri olan yerleri tercih ediyor, tabi ki de tercih meselesi;
 Örneğin  ben bodrum merkeze gitmektense küçük  köylerini gezmeyi  ve keşfetmeyi yeğlerim. 
Organik pazarlarda kaybolmayı, el işi atölyelerinde insanlarla bir arada olmayı, onları izlemeyi, sohbet etmeyi, kendimi ve partnerimi  yeniden heyecanla tanımayı daha çok isterim.

Tatil öncesinde yaptığımız hazırlıklara gelirsek; Bir yerlere  gidilecekse mutlaka bir hafta öncesinden hazırladığım  valiz salonun bir köşesinde açık durur, gelip gittikçe veya dışarı çıktıkça neyim eksik neyim fazla böylece daha rahat görebiliyorum. Ben mutlaka her kıyafeti kendi içinde ayrı poşetlere koyarım, örneğin mayolar ayrı bir poşet, gece kıyafetlerim ayrı bir poşet, günlük her giydiğim kıyafet alt üst kombin edilmiş şekilde ayrı bir poşet gibi, böyle yapıyorum çünkü, otele vardığınızda seyahatin de etkisiyle elinize geçen kıyafetleri bir anda karman çorman edebiliyor insan.
 Bu yöntem işinizi kolaylaştırmakla kalmıyor, belli düzen içinde giyilen kıyafetler elinizin altında hazır bulunuyor, her şey önceden her şey ayarlı olduğundan sebep, sırasıyla şeker kız candy hesabı her güne ayrı bir güzel, büyüleyici ve özel oluyorsunuz.  
Ben valize  önce eşimin  eşyalarını yerleştiriyorum. Zaten bildiğiniz üzre erkekler bizim kadar detaycı değil daha düz mantık daha sade, alışverişle 2 şort, 2 t-shırt, ve bir terlikle gidebiliyor tatile.  Ne aldığınız umrunda bile  olmaz hem size güvenip hemde seçici zevkleri varsa o ayrı tabi:))  ha birde gece için 2 fırıldak gömleği de ilave ettiniz mi tamamdır bu tatil valiz  işi. 



''Hayattan kaçmak için değil, 
hayatı kaçırmamak için yola çık.''

Benim için valizimde olmazsa olmaz dediğim şeylere gelecek olursak:)), rahat bir t-shırt, kot şort, sandalet bağcıklı özellikle de elle marka olursa şahane olur. (taban ve rahatlık konusunda bir numaradırlar. kendileri)https://www.elleshoes.com/bayan-ayakkabi?dir=desc&order=name Uzun zamandır spor ayakkabılarım hariç tüm ayakkabılarımı buradan alıyorum. Spor ayakkabı konusunda ise  benim için Nike ve Adidas bir numaradır. İnanın 10 sene giyebilirsiniz. Tecrübeyle sabittir. http://www.nike.com/tr/tr_tr/c/women


Mavi jeans'ın kot ceket ve yelekleri de akşam için idealdir diye düşünüyorum. Sakın marka delisi olduğumu düşünmeyin, inanın yeri gelince hiç ummadık bir yerden de alışveriş yaparım ben yeter ki kumaş kalitesi  ve tasarımı bana uysun, fiyatları da cebimi yakmasın:)) Fakat yukarıda belirtiğim markaları inan alıp uzun yıllar giydiğimden dolayı yazıyorum. Yaz dönemi gelince bir siyah birde beyaz ayakkabı kurtarıcınız oluyor zaten fazlası bana göre lüks israf, ancak tasarımı beni büyülemişse;  ki uzun zamandır sadece outdoor ürünler sadece beni etkiliyor. Yoksa soluğu yine boğanın hemen aşağısındaki sokak içinde alıyor, koşa koşa gittiğim yerden eli poşetlerle dolu geliyorum. Arada tabi gizli yerlerimde var, oralardan da böyle yazlık elbise, ev hali için aldığım butik işler oluyor. Mesela aşağıdaki siyah puantiyeli elbisemi böyle gizli bir yerden almıştım .
ihracat fazlası olan bu  bir ürün, her tatilimde valizimde yerini alır, kalıbı rengi duruşuna bayıldığım bu elbiseyi daha uzun seneler giyeceğim gibi duruyor. 



''Yolculuğun hedefi, gideceğin yer değil, 
 göreceğin yeniliklerdir.''



Diğer bir husus da, mutlaka yanınıza kısa bir siyah tayt almanızdır. 
Sabah yürüyüşlerinde, yada uzun treking yolculuğunuzda sırt çantanızla birlikte güzel bir kombin oluşturuyor.  Bu tarz ürünleri H&M 'den çok daha uygun fiyata bulabilirsiniz. Mutlaka  bir yağmurluk da olacaksa, indirimden yakaladığınız The North Face 'den alabilirsiniz. Çok pahalı dediğinizi duyar gibi olduğumdan bence şurası da, Decathlon sizin için iyi bir seçenek olabilir. https://www.decathlon.com.tr/C-531392-kad-n-spor-k-yafetler-ust#page2https://www.boyner.com.tr/sbc-boyner-kampanyalar-brand-the-north-face-c-3386325/1/?filterIDList=11971%3B1&orderOption=PriceIncreasing http://www2.hm.com/tr_tr/kadin.html  elinizin altında bu tarz ürünler varsa tabi hiç ama hiç gerek yok, kullanın gitsin derim, hatta farklı kombin yapın zıt moda yaratın kendinize, kendi elinizle diktiğiniz bir çanta bile bazen çok sevimli durabilir kolunuzda. 
Bu fotoğrafta gördüğünüz çanta daha öncesinde kışlık tarzda bir etek olarak kullanılıyordu. Şimdi  gördüğünüz üzre Alaçatı tatilimde bana eşlik eden sevimli bir yoldaş, yol arkadaş:))

Bavulumda  gece elbiselerime de  yer vermek istiyorum.
 

Fakat öncelik bakım ürünleri, hayatım boyunca hiç fondöten kullanmadım, övünmüyorum ama , sabahları birtane elma yemek, bol bol çilek yemek  cildime  hakikaten iyi geliyor, göz farımı ve rimelimi  kaliteli alıyorum.
Fakat saç konusunda bir türlü aradığım kuaförü bulamadım ne yazık ki son gittiğim Çamlıcada ki kuaför içime umut filizleri ekmiş olsa da bu konuda biraz bahtsızım galiba, kendimde en çok sevdiğim şey, değişiklik farklılık saç konusu önemli hemde çok önemli.  
Saçınızın önüne çektiğiniz küçük bir fön hem akşamınızı hemde karşınızdaki kişinin size bakışını değiştirir inanın bana, saç rengi klasik olacak ama göz renginden bir ton açık olursa şahane oluyor ayrıca saç renginize uygun turuncumsu ruju da bulmuşsanız benim gibi süper olursunuz tatilinizde.
Tatilde mini bir kahkül de bence size biraz zerafet biraz güzellik biraz asalet katabilir. 


Benim tatil seçeneğim  arasında bakir yerler var demiştim. Gökçeada, Kara burun, ayvalık, Ilıca, Ildırı, gibi yerler nefis:)) keşfetmeye meraklıyım  keşfetmeden de duramayacağım galiba:))) hala keşfediyorum.

İzmir'i çok seviyorum mesela; Sığacık'ta tatil yapmak istiyorum.


Bence İzmir tatil için faydalanabileceğiniz en güzel şehir. 


Valizimiz hazırken, moral motivasyon tavan yapmış durumdayken hangi otellerde  kaldım, hangi otelleri de sizlere tavsiye edebilirim moduna gireyim hemen.


Club Voyage Sorgun: Mavi Bayrak ödüllü plajı, ayrıcalıklı hizmetleri ve enfes lezzetleri ile tesis, doğayla baş başa kalmayı sevenlere hayallerindeki tatili yaşatıyor. Antalya şehir merkezine 75 km, havaalanına ise 65 km uzaklıkta konumlanan tesis, Voyage misafirperverliğini Sorgun’un enfes doğasıyla birleştirerek kusursuz hizmetin sınırlarını yeniden belirliyor.http://www.voyagehotel.com/ Hayatımın en güzel tatilini yaptığım voyage  benim için anlatılmaz yaşanır cinsten, biraz  bonkör davranıp paraya kıyacağınız bu tatil size,  dünyanın en güzel hediyesini ve hiç ama hiç unutamayacağınız görkemli bir  yaz tatilini garanti ediyor. Bu otel ile ilgili biraz detay vermek istiyorum sizlere; 
Yıllar önce, küçük oğlumla gidip özgürce tatil yaptığımız sorgun'da her akşam farklı bir restoran keyfi yaşadık, çin, italyan, meksika ve türk yemeklerinin olduğu bu devasa alana kurulmuş tesis içinde, her akşam farklı bir atmosferi yaşamak çok keyifliydi. Örneğin çin mutfağındasınız, çinliler gibi giyinip yemeğinizi o şahane mistik ortamda geçiriyorsunuz. Meksikadaysanız meksika müzikleriyle takolarla fakolarla karnınızı doyuruyorsunuz. Ama en çok hangi mutfak tercih ediliyor derseniz türk mutfağının sabah kahvaltısı diyebilirim, yerli yabancı turistlerin kuyruk oluşturduğu, rezervasyona yetişemediği tek kahvaltı türüdür kendisi. Ünlü gurme  vedat milorun da dediği gibi en iyi kahvaltı kültürü bizde olsa gerek. 

Aklıma gelen unutmadan hatırlatmak istediğim  bir diğer husus da, her tatil de mutlaka tatile giderken bir şapkanız,renkli bir şalınız olmalı bence, doğu gezinizde takacağınız bir puşi,yapacağınız makyaj sizi çok daha doğal,etnik yaparken, viyanada opera dinleyip boynunuza takacağınız kırmızı  bir fular, süreceğiniz kırmızı bir ruj sizi çok daha entelektüel olarak  gösterebilir. Dediğim gibi  Aksesuarlar önemlidir. Şapka, gözlük, kıyafetinizle uyumlu kol saatiniz,  hoş bir fular veya yöresel giydiğiniz bir kıyafet  kombinle diğiniz her şeyle, sizi çok da klas, çok daha özgün ve güzel gösterebilir.


Yeşilin ve doğanın içine kurulmuş olan otelimizin ağaçlar içerisindeki butik evlerine, otelin şahane görkemine, deniz kenarı ve orman içindeki hem büyük hemde çocuk havuzlarına bayılacaksınız. Çocuklar için yapılmış mini club, açık büfe yemekler, gece club eğlenceler, ve her akşam yapılan animasyon gösterileri şahane ötesi nefis, bugüne kadar gittiğim ve keyif aldığım birinci sıradaki tatil yerini almaktadır kendileri. 


Class Beach Otel Marmaris: Benim gibi marmarisin etrafına olmasa da genel merkezine ilk defa gitmiş biri olarak şunu söylemek isterim. Marmaris gezisinde katedeceğiniz yollar, gideceğiniz yerler fazla olmasından sebep, yükünüzü bir yere atıp ki bu yer de tüm tatil ögelerinizi karşılayan bir yer olmalı, tam pansiyon, açık büfe önü deniz arkası havuz, geç saatlere kadar oturabileceğiniz pool bar şeklinde aynı zamanda fiyatları cep yakmamalı cinsten olmalı ki size marmarisin etrafını gezerken çok daha fazla hareket etme, para harcama, gezme ve eğlenme şansı tanısın. Böyle bir otel arayışında iseniz işte linkini sizlerle paylaşıyorum.  http://www.classbeachotel.com/ ,https://www.google.com.tr/search?q=g%C3%B6kova+akyaka&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwiW9YS65-DUAhUF8RQKHRRlBbMQ_AUICigB#imgrc=Jz2WCBWuJHqB4M:




Marmarise gittiğinizde her yeri gezip bütün koyları görmek isteyeceksiniz, Özellikle  yat gezilerine katılıp çamur banyosu yapıp Kleopatra, Sedir  adalarına  gitmek çok keyifli olacak sizin için.  İnsan buralarda tatil yaparken hep burada yaşama isteği içinde, buranın yerli halkı ne yer ne içer nasıl geçinir,? diye siz düşüne durun burada denizin, yeşilin mavinin koyunda el ele yaşamak ve hiç yaşlanmamak ne güzel olsa gerek. Yolunuz  buraya düştüyse şayet, mutlaka turunca gidin bir gece kalın, alışveriş yapın derim. Safari jeep turu dediğimiz etkinliğe mutlaka katılın,  o kadar eğlenceli ki su savaşları çok keyifli, yeni insanlarla güzel bir oyunun içinde yeni taktikler keşfetmek bence benliğinizi tazeleyecektir. tüm köyleri gezin, etkinliklerde eğlenin, güzel yemeklerden yiyin, doğayla, birlikte sarhoş olun, bir çılgınlık yapıp şelalelerden atlayın, unutun kim olduğunuzu nere de olduğunuzu, keyif katın keyfinize, tura katıldığınızda mutlaka yanınıza torbalarda yedek  kıyafet almayı unutmayın. Gökovanın kıyısında ak yaka da  doğal tabi  köy kahvaltısı yapıp bir gecede burada kalmadan gitmeyin derim. Bir araştırmadan tesadüf olarak bir yere girdik, inanılmaz güzel köy kahvaltısı vardı,sofradaki  incir reçeline bayıldım. Geçen yazdan beri devamlı değişik reçeller yapan  (özellikle, nar, portakal, ve çilek reçeli olayını başarıyla kotarmış bir hatun olarak,) incir reçelini çok sevdim. Geçen yaz Kayseriye gittiğimizde, Kapuzkaya şelaleleri yol üzerinde bir tesisden aldığımız (Rüzgargülü Tesisleri) çilek ve gül karışımı reçelde şahaneydi. Bu reçeller ile ilgili yaptığım çalışmaları  gıdaya uygun marka yarattığımız mutfak sevgisi adı altında dönem dönem sosyal medya hesaplarımdan paylaşıyorum. Yemekle  alakalı uygun bir konu başlığı bulursam, o güzelim içiçe iplere sarıp kuruttuğum portakal reçelimi, özel tarifini eşimin annesinden aldığım dillere destan portakal reçelimi sizlerle paylaşabilirim.

Kaya Prestige Sunshine Hotel:   http://kayaprestigesunshine.com/ Benim en çok sevdiğim, keyif aldığım otellerden biridir. Dört dörtlük otel dediğimiz bu olsa gerek, ılıcaya yolunuz düşerse mutlaka gidin, otelin keyfini çıkarın,  yabancı turistlerle havuz oyunları, spor oyunları yapın, sabahları yemyeşil çimenler üzerinde pilates ve spor yapın, olmadı otelin plajından her gün kalkan motorla karşı adaya geçip beach clup havası yaşayın, buradaki animasyonlar bile bir başka keyifli, yakın bir zamanda gitmek istediğim, denizine huzuruna kollarımı dolamak istediğim bir yer. 


Kaya Prestige Sunshine Hotel, güzel İzmir'in tatil ve dinlence merkezi Çeşme'ye bağlı Ildırı'da yer alıyor. Kaya Prestige Sunshine Hotel, doğanın bizlere hediyesi olan eşsiz manzaralardan biri olan Ildır koyunda denize sıfır olarak konumlanmış,  tüm yıl açık olan otel denize yürüme mesafesinde ve deniz manzaralı odaları ile misafirlerine tadına doyulmaz bir tatil sunmakta, Tüm konaklama birimleri ve ortak kullanım alanları Wi - Fi erişime sahip kablosuz internet ağı ile donatılmıştır. 4 yıldızlı Kaya Prestige Sunshine Hotel'in hemen önünde özel plaj alanı vardır. Ayrıca tesisin şemsiye ve şezlonglarla çevrili havuz terası ve açık yüzme havuzu bulunmaktadır. Tesis bünyesindeki restoran konuklar için zengin bir kahvaltı menüsü ve diğer öğünler için de yemekler sunmaktadır. Otelin SPA merkezinde bulunan saunada rahatlayabilirsiniz. 

Alaçatı ve Ildırı'da geçirdiğim kısa dönemler gittiğim tatiller de inanılmaz şahaneydi.  Ferruh'un yerinde yediğimiz balıklar  ki bu balıklar  bana göre dünyanın en güzel şeyidir. Bir ahtapot salatası yersiniz tadı dillere damaklara kazınan:))  Ferruh bey'e de yıllar öncesinden söz vermiştim. Sizleri herkese tavsiye edeceğim diye bu yazıda böylece buna vesile olmuş oldu.  

 Ildırı'nın biraz ilerisine doğru gittiğinizde minik, minicik oturma yerleri sedirli  bir köy sizi karşılıyor,  sevimli sakin şirin bir köy burası, biraz daha ilerlediğinizde antik tiyatronun kalıntıları görülmeye değer, geçimini enginar yetiştiriciliğiyle sağlayan bu köyde organik köy kahvaltısı yapmıştık, hava, güneş her şey nefisti.  Küçük bir kahvede içtiğimiz türk kahvesinin tadı hala damağımda. 


 https://www.google.com.tr/maps/dir/''/ferruhun+yeri/@38.3757177,26.4804262,17z/data=!4m8!4m7!1m0!1m5!1m1!1s0x14bb9c476979638f:0xcc1a18e407e6772!2m2!1d26.482617!2d38.3757385


Tatilin yeri ve zamanı olmaz, içinizdeki tatil canavarı ortaya çıkmaya görsün, her nerede ne şekilde yaparsanız yapın yola çıkmak, hazırlanmak,  bilmediğiniz yerlerde, bilmediğiniz  yeni insanlarla tanışmak çok güzel, çok keyifli. 
 Bir keresinde belgrad' dan Montenegro Kotora  giderken trende tanımadığımız bir bayanla bütün gece, bilmediğimiz bir dilden  konuşmak, sohbet etmek çok güzeldi, biraz daha yurt dışında kalsak  sanırım orta segment  İngilizcemizi  ilerletebilirdik. 
  Bazı tatiller insanda derin hatıralar bırakırken, bazıları nedense hiç bir anı bırakmadan  uçup gidebiliyor. 
Önemli olan tatile kimle gittiğiniz, tatil boyu aynı şeylerden  keyif alıp almadığınız, karşınızdakinin kafa dengi olup olmadığıdır. 
Öyle ya birden bire tatil ortası oha ben nasıl düştüm buraya bunlar kim? ben kim olmamak adına gideceğiniz kişileri iyi analiz edip iyi seçmek gerekiyor. 
Yoksa o güzelim  tatiliniz zehir olup, başınızı ağrıtan bir işkenceye dönüşebiliyor. 

Geçen seneden beri dostlarla beraber hep bir tur düşünüp duruyorum, kızlarla şöyle baş başa ayrı bir tatil keyfi,  fakat şimdilik hayalden öteye gidemedi. Bütün kızlar toplanıp şahane çılgın bir tatil keyfi, çok tatlı geliyor kulağa, mutlaka istiyorum böyle bir program hazırlığı, pijama partileri, gecelere akmayı ,biraz kafa bulmayı,  bol kahkahalı , bol enerjili voltranı oluşturmuş  şahane ekiple,  orta çapta , akıllı mı akıllı  hatunların bir arada  olduğu , kafa dengi güzel arkadaşlarımla yapacağımız  güzel bir tatil, bu konuda güvendiğim dostlarım var benim,  umarım beni yarı yolda bırakmaz bu tatlı hatunlar:))

Aklıma gelen bir diğer bir meseleye de  değinmeden geçmek istemiyorum. Tatil dönüşlerimizde mutlaka  alışveriş için para ayırın, ben hediye vermeyi de almayı da çok severim. Hatta elimde avucumdaki çoğu şeyleri de sevdiğim arkadaşlarıma vermişliğim çoktur. Bu sebepten tatil dönüşü, aileme , arkadaşlarıma küçük de olsa bir hediye alırım mutlak.


Yeni kıyafetler, hediyelik eşyalar, belki iyi bir marka  parfüm,durum ve ortama göre aldığımız yiyecekler, gittiğimiz her yerden bir anı olsun, bir hatıra olsun farklı bir tad olsun diyerek elimizde kalan son paraları da böylelikle harcamış olurum. 

 Üsküpte büyük bir Avm 'den aldığımız evimiz  için deniz kabuklarından süs eşyaları, Sırbistan dan aldığımız mini çan süsler, ev şeklindeki ahşap duvar ürünler,  Üsküp pazarından aldığımız cips kaseleri hala evde severek kullandığımız eşyalar arasında.  Demem o ki, mutlaka tatil dönüşü alışverişe para ayırmak lazım,tatil dönüşü uzun zaman geçmesine rağmen, evinizde sürekli gördüğünüz bu objeler size tatil anılarınızı hatırlatması sebebiyle mutluluk verebiliyor. 
Sonuç olarak tatile gitmek de tatil planları yapmak da her zaman çok keyifli,  hayallerinizi ertelemeden yoğun bir şekilde çalışıp kendinizi ödüllendirmeden hayattan geri kalmadan güzel planlar yapın derim. 

Bu bir  canı sıkkın, ölgün umutsuz tatil'e gidemeyen bir adem kızının tatil  yazısıydı,:))) ama umutla heyecanla ,tatil planlarıyla bitti:)))
Bütün sırlarını içinde ne varsa dökerek:)) İSTANBUL BAYRAM 2017



Burada ki resimde siyah beyaz, spor ayakkabı kombin yapmışım kendime, tabi birazda yanınca güzel oluyor her şey.




Bu tulumum renkli, daha sonrasında siyah bir tulum almıştım o biraz daha klas oldu sanırsam. Mutlaka siyah beyaz kombinleriniz olsun, yaz ve tatilden sebep, mini keten beyaz elbise, siyah büstiyer elbise, uzun etek, askılı büstiyer havasında tabi herkesin zevkleri başka tabi ben nacizane önerilerimi paylaşıyorum sizlerle, mesela mavi tonlarda bir elbise ve takı, mavi bir göz makyajı da tatilinize renklendirmekle kalmaz sizi uçurur, yeni neslin  deyimiyle ateş ediyor olursunuz:))





Tatilde gün boyu sadeliği de ön plana alırsanız fotoğraflarınız da daha doğal bir havada çıkar.Fazla makyaj, abartı elbiseler sizi olduğunuzdan daha farklı ve sevimsiz hale getirebilir aman dikkat..




Bir arkadaşımın hediyesi olan bu kot elbisemi de ayrıca çok severim, kot ceket, kot etek, kot salopet, ve kot ile ilgili yapılmış tüm kıyafetler çok sevimli geliyor bana, eski kotlardan neler yapıldığını hepimiz pinterest sayfalarından sıkı takip eder olduk. Bu elbiseden çok sıkıldığınızda gece için mini bir elbiseye döndürme şansınızda vardır. Severek yaptığım şeylerden biri de eski kıyafetlerimi, giymediğim kullanmadığım eşyalarımı yenileyerek, modernlik katarak tekrar kullanılacak hale getirmişliğimdir. Hiç unutmam bir eteğimi gap gezisinde önce etek, sonra t-shırt ve daha sonrasında, şalvar modun da kullanmışlığım vardır. Gap turun da dikkat ederseniz görebilirsiniz bahsettiğim kıyafetten, sizin de bu tarz  giyemediğiniz ürünler varsa çekinmeden bana yazabilirsiniz. Kıyafetlerinizin yeniden hayat bulacağına ve bu konuda çok ama çok mutlu olacağınıza söz verebilirim. Çevremdeki insanlara bu tarzda küçük dokunuşlarım ve faydam oluyor, bakalım sizler için neler yapabilirim?:))) Bu konuda sıkıntı yaşayanlar mail adresimden ulaşabilirler bana..tulin.ozkul4@gmail.com



''Tatile gitmek, illa deniz güneş görmek, illa müze müze gezmek değildir. Şöyle kurun masanızı atın dertleriniz arkaya, verin kendinizi sohbetin en dibine, dağıtın saçlarınızı muhteşem denize doğru,  çözün dilinizdekileri, dökün eteğinizdekileri yaşadığınızı nefes aldığınızı hissedin ,hissettirin keyifle''




Bu balıklar Ilıca Ferruhun yerinden, biraz sonra ahtapot kızartması da geliyor:)




Otelin lobisinde dinlenirken ben; Üstümdeki çiçekli elbiseyi otelin yanına kurulan organik pazardan bulup aldım. Çok cici bir şey.











Ferruhun Yeri

Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel