18.06.2017

# baskıboyama # butikkurslar

Moda 127



Saat ve zaman kavramı, iç içe geçmiş gibi;  yaşamsal  fırtınanın içinde tüm parçalarımız  küçük detaylara ayrılıp, ruhsuzlaşıp ,ölgün, dingin bir şekil de  insanoğlunu ehlileştirmeye yönelik soyut kavramlar ...

 Zaman  kavramı her şeye yetiyor gibi görünse de, uzun zamandır arayamadığınız,  konuşamadığınız bir anneniz,  görmeyi çok arzuladığınız dostlarınız.  En son baktığınız fakat bir türlü alamadığınız babetler, elbiseler, çantalar, tam alma durumundayken  paranızın olmadığı, olduğu zamanda zamanın yetmediği yarım kalan alışverişlere yetişemediğinizi  gördüğünüz kader ağı bilmecesi.

Bazen bir hiddet geliyor, bazen de bir gevşeklik anı işte bu an da o anlardan biri, kendime zaman ayırma , kendini özel hissetme, bir işe yaramanın verdiği mutluluk, bence herkes ufak kaçamak zamanlar yaşamalı, bıktırıcı bir hayatın  kime ne faydası var, mutlu olmak ta mutsuzlukta, pozitif kalmakta pozitif yaşamakta hepsi bizim elimizde. 


Evveliyattan beri  boş boş oturup bugün çok  canım sıkılıyor,  ne yapabilirim, ne yapsak? acaba diyen insanlardan bana her zaman bir sinir gelmiştir. Ne kadar boşladık hayatı biz böyle,  ne ara neyi daha az önemseyip, neyi daha çok hayatımızın mihenk taşı, odak noktası yapar hale geldik.

Her şeyden, çok çabuk sıkılarak, hayatı fazla ciddiye almaz olduk.

Zamanı iyi değerlendirebilmek insanın düşünme zekasında  daha da çok yerini almalı,
 Nacizane örnek vermek gerekirse; çalışma hayatımda da ev hayatımda da zaman bana maalesef hiç bir şekilde  yetmedi, her zaman  artı saatlerim olsun istedim,  artı sevgilerin de olduğu gibi, artı yaşam, artı bakış, artı şefkat artıya dair ne varsa...Artarak çoğalarak ben oluyorum, biz oluyorum, bizler oluyoruz galiba.   
Elinde az olan her şeyi çoğaltmaya, üretmeye, ve yaptığın şeyden  mutlu olmak lazım. İşinden  geç çıkmalara alışmış, elinde lap topu, dosyaları, program yazılarını ofisten eve, evden ofise  taşımaya alışmış biri olarak hayat bana da artı zamanlar versin istiyorum.  

 Bu durumdan çok da memnun olmayan bir eşim var ama ne yapabilirim ki  ben böyleyim bir şeyler yapmadan ve yaptığı işi  etrafında ki herkese anlatmadan duramayan, yaşadığı alana renk katmaya çalışan , duygularını açıkça ifade edip , yaratıcı, iyileştirici, ve üretici bir İŞ KOLİK KADIN:)

Bu zaman merhalesinde, iş yapmak, yani iş kadını olmak, aynı zamanda cumartesi yarım gün çalışılan işten koşa koşa eve gelip, dip köşe evin temizliğine kendini vermek, tüm fazla eşyalardan her defasında kurtulmayı istemek, evdeki  eşyaların yerlerini değiştirmeyi  istediği  halde yorgunluktan hiçbir şey yapamamak, gül yüzlü evladının   ergen trollerine eşlik etmek, hatta bazen elinde bir fincan kahveyle terastaki çatı da 2 kişilik bir dünya da oğlunun da hoşlanacağını bildiği bir atmosfer   yaratmak ve onun  O uzun soluklu ergen maceralarını dinlemek hem anne hem de iş kadını modunu denge de tutabilmek bazen gerçekten de yorucu ve yıpratıcı olabiliyor.   
 Fakat dediğim gibi artı zamanları yaratmak, artı zamanları aramak yolunda mücadeleci  bir kadınsanız hayat bazen sizleri çok güzel sürprizlerle de karşılaştırabiliyor.

  
Ben kendime böyle kaçamak bir zaman yarattım bu gün, sadece kendimle baş başa zaman geçirebileceğim, kendi maharetimi ve iç sesimi yüksek sesle dinleyebileceğim bir atölyedeyim bugün. 

  Moda 127 Güzel Sanatlar Atölyesi bakınız;http://moda127.com/portfolios/atolyeler/  adeta bir mini Konservatuar, Güzel Sanatlar Atölyesi.  Kendimizle baş başayız, kendimize gün çaldık adeta  el hobileri, sanat çalışmaları, kara kalem, sulu boya, seramik, tekstil ne ararsanız var bu atölye'de. Kendime ayırdığım o özel anların tüm detaylarını  paylaşmaktan büyük bir keyif duyuyorum şu an sizlerle.  

Küçük bir grup halinde ders aldığınız bu yere, internetten arayıp yer ayırtarak katıldım, Moda'nın en işlek caddelerinden bir ara sokakta 2. kattayız. 

Büyük bir dev aynasının bizi karşıladığı bu yer, resimler, tablolar ve ilginç objelerle dolu, raflar da boy boy, el emeğinden geçmiş işler, seramikler de çok ilgin.  
Kursa katılan diğer arkadaşlarla laf ebeliği, şakalar komiklikler, ve her kesin elinde ki değerli işlerin eşliğinde camdan dışarıyı seyrediyorum ve o an şunu düşünüyorum. 

İnsan isterse yapamayacağı hiç bir şey yok, seramik yapmak, denizaltına dalmak, paraşütle atlamak, tango dersi almak, motor kullanmak, dikiş dikmek, ve belki de ip üstünde yürümek.

Her şey insanoğlu için;  bilim de, teknoloji de, müzik ve sanat keza.

Herkes  maharatlerini gösterip bir şeyler yaparken bende keçeden  minimalist bir tarzda yastık yapmaya karar verdim.  Yazımın başında da değindiğim gibi farklılık yenilik ve yenilenmek benim için bambaşka bir şey,  bu şekilde hücrelerimin  nefes aldığını hissedebiliyorum. Modern sanat, minimalist  tasarımlar beni her zaman  mutlu ediyor. 
Tasarımlar da  en  çok sevdiğim renler gri melanj, koyu füme, pudra renkler, antrasit gri bu sebepten hem alışverişlerimde hemde özel ilgi alanıma yönelik aldığım aksesuar ürünlerde bu tarz şeylere ve renklere yer vermeye çalışıyorum.
 Tam anlamıyla endüstriyel tasarım ürünleri  aşığıyım ben, kendi evimde bile dekorasyonda   kurumsal  tasarım işleri ön planda tutmaya çalışıyorum.

Buraya gelip,kendinize zaman ayırarak, o her zaman başka yerlere,  ayırdığınız paranızı bu kez burası için kendi  butik el sanatlarınız için harcayın derim. 

Sonrasında ne olacağını kimse bilemez buradan alacağınız bir ilhamla yaşamınızı farklı bir şekilde değişebilir. 

Moda 127'de her hafta sonu ve akşamları özel dersler veriliyor, resim, seramik, keçe, baskı işleriyle ilgili özel eğitim alabilirsiniz. 

Büyük bir atölye olduğu için gruplar halinde de gidip özel derslere  katılabilirsiniz. 

Kursta yaptığınız ürünleri evinize götürme şansınız var, sadece kurs ücreti veriyorsunuz geri kalan her şeyi buradan temin ediyorsunuz. 

Özel olarak tasarlanan butik ev el yapımı hand made işleri de bakınız; bakınız;

Gelin şu hayatı;  dipsiz, ansız, hesapsız, çıkarsız, saflığına, inadına  yaşayalım, inadına her günümüze bir taş dikelim, inadına  çivisi çıkmış hayata gol atmanın mutluluğunda. 
Sevgiler herkese:)

ASUMAN TANYAŞ
Güzel Sanatlar Lisesi’yle başlayan sanat eğitimine Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’nde devam eden Asuman Tanyaş, mezun olduğu 2002 yılından beri yayın kuruluşları için illüstrasyonlar yapıyor ve eğitim atölyeleri düzenliyor. Bir yandan da tasarım serisi 'Patita' için ürün hazırlıyor.

ÖZEREN GÖKÇE
2002 yılında lisans eğitimini Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’nde tamamlayan Özeren Gökçe, sanat çalışmalarının yanı sıra, yaratıcı yönetmen olarak reklam ve etkinlik projelerinde görev alıyor
http://moda127.com/


  














Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel