2.06.2017

# 2.beyazidkülliyesi # edirne

Edirne

Ramazana yeni girdiğimiz şu günlerde, daha önce ziyaret ettiğim ve kafa  ve ruhen bana iyi gelen,  Edirne yolculuğumdan bahsetmek  istiyorum. Edirne deyince insanın aklına öyle güzel şeyler geliyor ki hangisinden başlayacağını bilemiyor insan; Selimiye cami, 2.Beyazid külliyesi,  Şifahane, Eski cami,  Meriç köprüsü, Ali paşa çarşısı, Karaağaç tren istasyonu, Sinagog, Arkeoloji müzesi, Türk islam müzesi, Beyazid 2. külliyesi, Lozan anıtı, Bulgar kilisesi, Ters lale ve daha niceleri, saymakla bitmez,  en güzel yerlerinin fotoğraflarını çektiğim, en güzel yerlerini gezdiğim  Edirne'yi  yazarak anlatsam daha iyi sizlere.  

Seyahat etmek çok keyifli, çok heyecanlı, ansızın hazırlanıp evden çıkmak gibisi yok,  herkes tatlış uykusundayken yollara düşmek, gece karanlığında bir elinizde termos bir elinizde valiziniz bin bir heyecanla  otomobilinizde seyahat ederek, dışarıyı seyretmek, 
Gideceğiniz yer tarih ötesinde bir fısıltıyla sesleniyorsa sizlere hiç durmayın olduğunuz yerde, sizi çağıran sese kulak verin davete icap edin. 
  
 Osmanlının bir zamanlar tüm tarihini yansıtan bu devasa  şehri görmek için düştük biz de yollara. 
 Camilerini gezip büyük bir huşu duyduk.  Zamanın buralar da  yavaş yavaş  aktığını görünce   şaşırdık.  Anlatılan hikayelerde bir anlam ve mana aradık hep. 

 Hikaye bu ya  caminin müezzin mahfilinin mermer ayaklarından birinin altında ters bir lale motifi bulunmaktadır.  Rivayete göre, caminin yapılacağı arsa üzerinde bir lale bahçesi bulunmaktaydı. Bu arsanın sahibi, arsasının satılmasını istememiştir. 
En sonunda, Mimar Sinan'dan camide bir lale motifi yapılmasını isteyerek arsasını bu şekilde  satmıştır. Mimar Sinan'da lale motifini ters olarak yapmıştır.
 Lale motifi bu arsada bir lale bahçesi olduğunu, ters olması ise bu kadıncağızın  ters karakterini  temsil etmektedir .


Edirne'de müzeleri  gezerken içinde yer alan gerçek heykellerin ne derece güzel bir canlandırma ile yapıldığını görüp şaşırmanız an meselesi. 
 Özellikle sağlık müzesinin  aldığı ödüller dünya çapında. Burası akıl hastalarının müzikle şifa bulduğu ilk hasta hane. 
Temeli 1.000 yıl ve belki daha uzun senelere dayanan Osmanlı Tıp Kültürü, 500-600 sene önce kullanılan tedavi ve ameliyat yöntemleri, tamamen arşivlere dayanılarak canlandırılmış ve orijinal taş yapıda kültür gezginlerinin beğenisine sunulmuş.

Özellikle sağlık çalışanlarının bu ziyaretten  çok memnun ayrılacağını düşünüyorum. Müze için gerekli linki2de hemen şuracığa konduruyorum. http://saglikmuzesi.trakya.edu.tr/ 

Edirne'ye kadar gitmişken tava ciğeri yemenizi tavsiye ederim. Merkez'e yakın bir yerde yemiştik, eski bir dostumla beraber, tadı hala damağımda, işte o gün bugündür yediğim ciğerin tadı ve görüntüsü hep aklımdadır. 

Edirne'ye gitmek isterseniz hafta sonu turlar düzenliyorlar, onlara katılabilirsiniz, hatta dönüş yolunda İğne ada ormanlarında gezdiriyorlar. Kamp bile kurmanız olası burada.

Şifahane'nin mimarisinden, küçük bahçesinden, çalınan  ney sesinden etkilenip hüzünleneceğinizi de düşünüyorum. 

Kanuni dönemi ve sonrasında burası çok şey ifade ediyormuş, sultanlar, padişahlar ve onların akıl hocalarının mihenk taşıymış burası.  Her şey buradan yönetiliyormuş, bir nevi İstanbul'un başkenti. 
 Aynı şey Bursa için, Şehzadeler şehri Amasya için de geçerli, 

Yurdumuzu şöyle adım adım  karışladığımız da, araştırdığımızda, gezip gördüğümüz de, altından ne cevherler, ne altınlar ne mücevherler çıkacaktır. 

Henüz gitmediyseniz şimdi tam vaktidir Edirne de sonbahar esintileri arasında Meriç köprününün kenarında höpürdederek içtiğiniz kahvenin kırk yıllık hatırıyla..

Beni de unutmamanız dileğiyle, sevgiler hepinize. 








































http://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/edirne/gezilecekyer



Yorum Gönder

Sevgililer Günü Denklemli Bir Şey

İlk sevgilimi hatırlayamayacak kadar küçük olduğum için adının Mehmet olduğunu bilmeniz yeterli:)) İlkokulda tüm kızların aşık olduğu d...

Günün Resmi

Günün Resmi
İçimdeki korku