9.02.2017

# abant # aşk

Büyük Abant Oteli & Bolu -Great Abant Otel


Kışın gitmek isteyebileceğiniz en güzel yerlerden biri  Bolu Abant ve Yedi göller  çevresi.  
İnsanoğlu yaz mevsiminde  gidebileceği  çok yer bulabilirken , maalesef aynı şey o güzelim kış mevsimi için geçerli  değil.
 Abant ve çevresi, şirin mi şirin  köyler, birbirinden güzel  Yedi göller  gidenler için çok şeyler vadediyor. 

Sabah erkenden yola çıkarak gittiğimiz  Bolu tatilimizde yol boyu  inanılmaz güzel manzaralarla karşılaştık,  bembeyaz yağan kar her yeri kapatmış ve bizlere de  bol bol fotoğraflama şansı vermişti.   
Yıllar  öncede Bolu'nun bir köyünde  kalmış nefis, mis gibi soba üzerinde mantarlı börekleri midemize indirmiştik.  
Doğa ana sanki buralara  biraz daha  torpil geçmiş gibi.   
Her şey masalsı,her şey ayrı bir keyifli,   mis gibi temiz hava ciğerlerimize  doluyor, sessizlik tüm gövdemizde  ve ruhumuzda katmerleniyor.

 Yöresel giyinmiş yurdum insanlarının  misafirperverliği ise  göz yaşartıcı derecede samimi, lezzetli organik tattığımız  yiyecekler , inanılmaz cezbedici.
   Bolu'da kaldığımız  bakınız; büyük abant oteli ise pek  konforluydu, akşam yemekleri ve misafirperferliklerine ise büyük bir hayranlık duyduk, kendilerine  diyecek hiç bir  lafımız kalmadı.

 Ben  özellikle  bu oteli önerdim sizlere  ama inanın gölün kenarında kalabileceğiniz  daha bir sürü güzel oteller mevcut.
Onları da değerlendirip göz atmak ta fayda var.   
Balayına gidecekler veya iki günlük İstanbul'dan uzaklaşıp tatil yapacaklar için burası gerçekten  biçilmiş kaftan.   
Akşam yemeği sonrasında canlı müzikler eşliğinde doksanları yaşamanız an meselesi.
Eskilerden aklınıza gelen tüm parçaları çalıp resmen sizi mest ediyorlar. 
Tüm çiftler ayakta ve dans etmemek kaçınılmaz. 
Güzel bir gece geçirdiğimiz otel'de sabah yürüyüşü yapmak düşüncesiyle  gölün etrafını yürüyerek adımladık. Burada gezerken  fayton da  kiralayabilirsiniz.
 Yaz mevsimin de gölün etrafında bisikletle de gezmek eminim çok keyifli oluyordur.  

Gölün kenarında içinde şömine yanan cafe de  yapacağınız  küçük bir kahve molası  kendinize gelmeniz için yeterde  artar bile.
Şu an yazarken bile şöminede yanan odunların çıtırdısını ve sıcaklığını hatırlayabiliyorum. 
Kır kahvesi havasında ki bu yer gölün nefis manzarasına karşı ve güneşin ışık oyunlarıyla beraber size mutlulukların en mutluluğunu vadediyor. 

Hazır gitmişken,  bembeyaz karlar altında   mangal keyfi, sucuk ekmek keyfi  yapmayı es geçmeyin derim burada. 
Tabiat harikası olarak gördüğümüz  bu yerde yeniden yaşama doğmak  ve hücrelerimizi  yenilemek bizim için çok keyif vericiydi.  

Doğa harikası bu güzelliği beğeneceğinizi umarak  hemen sizlerle  paylaşmak istedim. 
Gitmek isteyenler mutlaka  olabilir yol haritası linkini de hemen  şuracığa bırakıyorum. 

Veda
Kar yağdığında her yer bembeyaz oluyor, her şey sessizliğe gömülüyor.
 Yağmurun ,suyun, toprağın bereketi  kapımızı yüksek perdeden  çalıyor.
   Bitkiler için de, insanlar için de yaşam senfonisi yeniden başlıyor.
Yaşamlarınızın  her daim ilk günkü gibi canlı, mutlu heyecanlı ve tutkulu  kalması dileklerimle. 

Sevgiler herkese:))





















Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel