28.01.2017

# develi # erciyeskayakmerkezi

Kayseri dedik yollara düştük.


Çocukluk başka bir şey  derler ya hakikaten de ne kadar doğru bir söz.
insan  öyle bir şey ki asla çocukluğunu unutamıyor, çocukken gezdiği dolaştığı, yerler, oynadığı oyunlar, ilk arkadaşları, ilk oyuncakları, kendini ifade etme şekli,  hayata ve çevresine bakma şekli, tanıdıklar, akrabalar, anne babasının dünyası, akrabalar,  yediği içtiği , gezdiği gördüğü ne varsa, çocukluk gerçekten başka bir şey, kırmızı bisikletimi, ilk öğretmenimi, okulda okuma yarışmasında kızaran elmaları, güzel bahçemizi, Ferah evleri, Tarabya'yı, Sarıyer'i,Samsundaki bahçeli evimizi, tatillerde gittiğim köy yaşamını, ırmaktan usulca akan tertemiz buz gibi suyu, dallarına tırmanıp deli gibi elma armut yediğim ağaçları, ne olduğunu bilmeden deli gibi yediğim ve ağzımın buruşmasına neden olan hurmayı, her tarafın bembeyaz kar olmasını tüm çatıların don tutmasını ,babamın küçükken kardeşimle bana aldığı o pullu parlak uçan balonu ki şu an artık öyle bir balon modeli yok, Samsun'da yaşarken fuarda  birbirine geçen sırlı parlak aynaları, ve geçmişteki yaşamımı düşününce evet çocukluk bambaşka bir şey  ve benim gibi uzun zamandır çocukluğunun geçtiği yerlere gitmemiş biri olarak artık yeniden Samsuna gitmek ve anıları doya doya yad etmek gerekiyordu. Yaptığımız bu yolculuk  bize enerji verdi, anıları tazeletti, geçmişle yüzleştirdi. Unuttuğumuz ve her zaman hatırlamamız gereken anıları , gelenek ve görenekleri daha da bilinir kıldı:)
Yolculuğumuz önce Kayseri'den başladığı için, öncelikle orada gezdiğimiz , anıları ve yaşamları paylaşacağım sizlerle:) Eşimin dedesi ve babasının memleketi olan Kayseri inanılmaz güzeliklerle sürprizlerle dolu bir yer:) bu yazım bir nevi tbt olacak, fakat aynı yere bu yaz tekrardan gittik ve onu da 2. kayseri yazımda paylaşacağım. Aslında yurdumuz gerçekten çok güzel her köşesi, her şeyiyle kültürü, yemekleri, insanları ve farklı doğa harikasıyla. İnsanoğlu her şeyin aynı olmasına , her şeyin klasikleşmesine, metalaşmasına , ticarete dökülmesine öyle alışmış ki, şöyle kafasın kaldırıp farklı güzellikleri görememesi çok üzücü, doğal yaşam, organik yiyecekler, 90'lar retrosu, hayatımızdan akıp giden bizi o eski günlerimize döndürme sevdamızı içimizden söküp alan insanüstü yaşamanın nefes almanın mücadelesi  bu. 
Yaşamaksa amacımız daha güzel, daha yaşanılır, daha katlanılır olması gerek, hayatımızda lüzumsuz şeylere, gereksizlere, kabalıklara son vermek gerek..Evet Kayseri gazi kasabasındayım. Adımımı attığım andan itibaren tanıdık bir doku, koku, sevgi içimi kapladı, sıcak toprakların sıcak insanlarının samimiyeti de  sevecenliğimi, insanlığımı daha da ortaya çıkardı. 
Aynada ki Tülin, gerçekte ki Tülin, yansıyan Tülin, hepsi bir harmanın içinde büyüsünü kaybetmemiş gibi .
Yüzümün daha  çok  parladığını, ve kalbimin canla başla hala attığını görebilmek hem mucize, hem şükür, hem de büyük bir nimet.











Hey dostum burası ne kadar Gökçeada'ya benziyor.



Yolda kaybolduk mu ne?

 Kayserinin meşhur pidesi, kahvaltıya hazır
Peynirli pide





Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel