27.12.2016

# anıtur # hamsilisütlac

Karadeniz Turu



Anı Tur'la yaptığım o nefis Gap gezisinden sonra, http://tulin-art.blogspot.com/2016/12/gap-turu.html Karadeniz Turunu'da tamamlayıp güzel ülkemizin gezmedik yeri kalmasın dedim  bu gezinin özetinde. 

 Karadeniz hırçındır, nitekim insanı da öyle,  her ikisi de bir köpürdü mü dur durak bilmez.
Her nereye gidersem gideyim doğa ve yeşile tutkulu oluşum   çocukluktan gelen bir şey.

Çocukluğumuzun nerelerde geçtiğini düşünelim şöyle kısacık bir  geçmişe doğru gidelim. 
Çocukluğumuzda  en çok yapmayı sevdiğimiz şeyleri, mutlu olduğumuz anları düşünelim.

  Ne kadar büyürsek  büyüyelim,hepimiz bir şekilde özümüze döneceğiz. 
 Ve kendimizi  geçmişimizde   iz bırakan, bizi yaralayan, bizi  çok mutlu eden yerlerde  bulacağız. 
 Doğa ve tabiatın  kıyısında çocukluğunu  geçirmiş biri olarak, bu heyecanım ve sevgim hiç bir zaman boşa değil. 

Her zaman yeşile ve doğaya aşık oldum. 
Kimi zaman uzun uzun camdan seyrettim sonbaharın döktüğü ağaçların yapraklarını, kimi zaman uzun uzun yürüdüm dağ bayır orman. 
Kimi zaman da alıp başımı gittim çok uzaklara yeşilin her tonunu görebilmek, ağaçlara sarılmak, toprağa gövdemi uzatıp, gökyüzünden geçen bulutları seyretmek için.

Aşırı doğa ve seyahat etme sevdam beni yeniden bir geziyle buluşturdu. 

Çok heyecanlı bir şekil de başladığım  Karadeniz turu gezisi ,  muhteşem bir serüvene dönüştü bizim için.

Tüm illeri detaylı bir şekilde  gezerek,  her  şehrin mucizevi güzelliklerine hayran kalarak gezmiş olduğumuz  bir Karadeniz  gezi fırtınası:))

İnsan gezmeye alıştı mı? artık kaçarı yok, her daim elinin altında, yedekte mutlaka bir gezi programı oluyor. 
Karadeniz doğa ve yeşillik açısından  şahane bir faunus, fakat aynı şeyi turizm kültürü adına söyleyemeyeceğim, katledilen ormanlar, yaylalara yapılan kaçak yapılar, talan adilen doğal yaşam yerleri ve  turist açısından yavan kalan, eksik kalan tanıtım çalışmaları insanı üzmüyor değil. . 

 Bu konu da birazcık daha pişmeleri lazım diyorum, yerli yabancı turist nedir?  nasıl ağırlanır gibilerinden, oteller bu konuda uzman,fakat yöresel yerlerde biraz daha  sıkıntı var gibi, Turizm dediğimiz, Turizmcilik dediğimiz şey bambaşka bir şeydir, neyse ki elimizde yemyeşil bir doğa, nefis yemekler, harika bir doğa var.

Güzel bir misafirperverlikle de örtüşünce de Karadeniz gezisi mükemmele dönüşmüş oluyor.

Karadeniz'in asıl kökenine butik işlerine  indiğiniz de çok daha etnik, yöresel işler çıkabiliyor.

 Şimdiler de var böyle bir kaç arkadaş sağ olsunlar, çok da güzel tanıtıyor, gezdiriyor, anlatıyorlar güzeller güzeli Karadenizimizi bakınız:)  Organik Adam  butik yayla havasında gezmek isterseniz hiç durmayın şimdiden rezervasyonunuzu yaptırın, deli gibi sıra var, boş yer bulmak imkansız gibi bir şey.

Bu gezide karşıma  çıkan bonus yerler de vardı. 
 Örneğin Amasya'yı çok sevdim, şehzadeler şehri, konumu, yemekleri, misafirperverliğiyle her şey mükemmeldi.

Sinop derseniz, Hamsiloz frozu koyu beni çok etkiledi, karşınız da küçük bir Marmaris Selimiye köyü sanki :))Hamsiloz frozu Koyu 

Kastamonu çok güzel, hiçte öyle bildiğinizi tanıdığınızı sandığınız bir yer değil, özellikle kaldığımız Uğurlu konakları nefis yemekleri, otantik güzel mekanıyla nefis bir yerdi. 

Çok güzel ve profesyonel olarak ağırlandığımız bu otele yeniden gelmeyi çok isterim. 

İnsanlar hep Uzungöl  ve Ayder tanıyor, fakat Karagöl diye bir yer var ki dillere destan, organik yaşamın babasıdır.


 Hangi ara yağmur yağıyor hangi ara güneş açıyor bilemezsiniz burada, otel yok,gölün ortasında doğal yaşam.
 Kıyıda kiralık tekneler mevcut, göl kenarında gezerek, içinizde biriken toksinleri havaya, ruhunuzda kopan fırtınaları da suya bırakabilirsiniz. https://www.yoloykuleri.com/artvin-borcka-karagol/  https://www.youtube.com/watch?v=A-sq8wQUFxg ,http://www.milliparklar.gov.tr/

 Karadeniz gezisi yaptığımız bu anlarda aklımda kalan ve   şu sıralar turizm patlaması yaşayan Kars Ani harabelerinde geçirdiğimiz zaman da  nefisti. 

Devasa yerleşim yerlerini, içindeki eski şehrin kalıntılarını, kiliseleri, yıkık dökük emanetleri, uzaktan baktığınız da karşınız da gözetleme kuleleriyle devriye gezen askerleri ve kartal edasıyla izlediğimiz taa aşağılarda yemyeşil akan Arpaçay mükemmel ötesiydi. 

 Bu gizemli şehri ve yerleşim yerlerini  merak edenler şu arkadaşımızın yazıları da okuyup beğeneceklerdir. Bakınız; http://www.yolculukterapisi.com/ani/ Buralara kadar gelip, Karsın meşhur yemeklerinden yemeden sakın  gitmeyin derim. http://www.yolculukterapisi.com/ani/ https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurants-g298011-Kars.html 

Ben özellikle dönüş yolunda  yemek yediğimiz, Erzurum sofrası Cağ kebabın etlerine  bayıldım.


Yoculuğun enstanteneleri güzellikleri hiç bitmiyor bizim için, bir bakmışsınız uçsuz bucaksız sahildesiniz, bir bakmışsınız dağ bayır ormanda yaşam ve yolculuk serüvenindesiniz.  


Şimdide de gezimiz devam ettiği için Çıldır gölüne varmış bulunmaktayız.  

 Masmavi bir gölle karşı karşıyayız , doğa ananın tam da  koynundayız.
 Teknelerde balık tutanlar, ağdan ipleriyle balıkçıl çizmelerini giymiş insanlar, rengarenk insan kalabalığı, keyif cümbüşlüğü, hafiften soğuyan bir hava, bol oksijen, dinlenme molası verdiğimiz, elimizde, çay, kahve bardaklarımızla, güzelliğin resimlerini çekmeye sevdalı fotoğraf müneccimlerimleriyle birlikte:)) 
https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g616256-d2419798-Reviews-Lake_Cildir-Ardaha

https://eksisozluk.com/cildir-golu--794006


Karadeniz sahili ve İç Anadolu yöresine gittikçe, buraların güzelliğine bir kez daha hayran oluyorsunuz, resmen ülkemizin incileriyle, tabiat anayla karşılıklı  vals ediyorsunuz.
 Bu geziyi sizlerin de yapmasını inanın  çok isterim.
 Keyif almanız yüksek  olasıdır,  doğanın nezih tenhasında, Karadeniz' in inci gibi içsel ve ruhsal yolculuğunda mutluluk içinde yol alacağınız bir Karadeniz turu.

Anı tur programının detaylarını aşağıda paylaşıyorum ki; gitmek istediğinizde sizlere iyi bir yol haritası olacaktır, turlar ve programlar değiştiği için burada yazmayı uygun buldum.

Veda

Karadenize ister turla ister aracınızla gidin, çok seveceğinize eminim, yeşilliğin ve doğanın içinde kendinizi çok dinlenmiş ve ruhen yenilenmiş bulacaksınız. 
Köy evlerinde yediğiniz mısır ekmeğini, lahana çorbasını, mıhlamayı ve turşu kavurmasını yeniden tadmayı çok isteyeceksiniz. 
Zaman ve imkanınız varsa,bir kuplecik Batuma'da bakınız rotanızı çevirmeyi, Tiflis bakınız ve Gürcistan'nın bakınız büyülü dünyasından geri kalmayın derim.   

Sevgiler hepinize:) 





Kastamonu
https://www.facebook.com/kastamonukonaklari/
Kastamonu Uğurlu Konakları


Ordu Boztepe




Kastamonu harikaları








Kastamonu da kaldığımız  ve bütün gece pijama partisi yaptığımız şahane köşk otelimizden ayrılıp yolumuza  devam ediyoruz.

Sinop Hamsiloz Frozu


Rize

Ordu Boztepe





Sümela Manastırına çıkıyoruz


Sümela manastırına çıkmak kadar inmek te bir o kadar zor oldu bizim için, yolda dinlediğimiz kemençe ve otobüsteki eğlence şahaneydi, manastırın içinde yer alan fresklerin çizilip bozulmasına üzüldüm açıkcası.

Uy Kemençeci Dayı

tülin
Sümela Manastırı İç Kısmı



Erzurum 3 kümbet

Kars Ani Harabeleri




Arpaçay
Turda tanıştığımız yavru vatan Kıbrıs'tan arkadaşlarım

Arpaçay


Çıldır Gölü



Karadeniz deyince akla ne gelir, fındık çay, mısır,
Anı tur ekibimiz ve yol arkadaşlarımız


Can dostum Yol arkadaşım Selmam:))







Rize Çay Bahçesi

Bizde pekalal çay toplayabiliriz:)





Yaylalar yaylalar, horon tepen gençleriyle mis gibi kokan çiçekleriyle, sevgili yurdum Karadeniz, Ayder yaylasında bir gece kalın uzak yaylalara turlar eşliğinde sabah erken saatlerde gidin, rafting yapın, gece boyu horon tepin, gençlerle coşun eğlenin.









Amasya


Amasya çok güzel.





ANI TUR GEZİ PROĞRAMI



SAFRANBOLU – CİNCİ HOCA HAN VE HAMAMI - PAZAR YERİ – YEMENİCİLER ÇARŞISI – GÜNEŞ SAATİ – SAFRANBOLU LOKUMU - KURŞUNLU TERMAL KONAKLAMA - ÜCRETSİZ TERMAL HAVUZ - HAMAM - SAUNA

Anı Tur otobüs içi ikramları eşliğinde Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtan, tarihî evleri ile ünlü Safranbolu'ya ulaşıyoruz. Öğle yemeğimizin ardından Safranbolu'da sırasıyla Safranbolu Kalesi, Eski Rum ve Türk mahalleleri, Saat Kulesi, Ayastefanos Kilisesi, Cinci Hoca Hanı, Cinci Hoca Hamamı, Pazar Yeri, Yemeniciler Çarşısı, Köprülü Camii, Güneş Saati, İzzet Mehmet Paşa Camii, Akça Su Kanyonu, Manifaturacılar Çarşısı, Demirciler Çarşısı, Bakırcılar Çarşısını geziyoruz.
 Gezilerimizin ardından Safranbolu'nun meşhur lokumlarını tadıp alışveriş için serbest zaman veriyoruz.

KASTAMONU - HÜKÜMET KONAĞI - ŞERİFE BACI ANITI – SİNOP – HAMSİLOS FİYORDU – TARİHİ HAPİSHANE – AKLİMAN – SİNOP LİMANI – GERZE – YAKAKENT - ORDU
Kastamonu’ya hareket ediyoruz. 
Karaçomak Deresinin iki yakasına kurulmuş olan Kastamonu, Kurtuluş Savaşı’nda verdiği örnek mücadeleden sonra “Şehitler Diyarı” adıyla anılır olmuş.
 Hükümet Konağı, Saat Kulesi, Şerife Bacı Anıtı’nı görüp Nasrullah Camii ve Meydanı’nı gezdikten sonra İsmail Bey Külliyesi’ni Kale, Kral Kaya Mezarları (Panoramik) olarak görüp Sinop'a hareket ediyoruz. 
Ülkemizin en kuzeydeki ili Sinop’a ulaşıyoruz. Küçük ve şirin bir olan Sinop’ta ülkemizin tek fiyordu, yemyeşil ormanı, denizin bir nehir gibi kara içine girdiği Hamsilos Koyu, Akliman, Maket Gemi Yapım Atölyeleri, liman, romanlara ve türkülere konu olmuş Tarihi Hapishaneyi gezip Sinop Aklimanda öğle yemeği için mola veriyoruz. 
Sinop’ta Boyabat ezmesi ve kendinize maket gemi atölyelerinden bir tane gemicik almayı unutmayın.

ORDU – BOZTEPE – GİRESUN - FINDIK ALIŞVERİŞİ – TRABZON – AYASOFYA CAMİİ VE KİLİSESİ - ALTINDERE MİLLİ PARKI – SÜMELA MANASTIRI – MAÇKA – ZİGANA YAYLASI
Ordu kentinin sembolü olan “Boztepe’ye Çıkmalı Şu Orduya Bakmalı“ sözünün mekânı olan Boztepe’ye çıkıyoruz.
 Bu muhteşem manzaradan fotoğraflarımızı aldıktan sonra yemyeşil fındık bahçelerinin arasından Trabzon’a doğru yola çıkıyoruz.
 Yol üzerinde Giresun’da vereceğimiz fındık alışverişi molasının ardından, Karadeniz’in en gelişmiş kenti olan Trabzon’a varıyoruz.
 13.yy da I. Manuel Komnenos zamanında yapılmış, 1572 yılında camiye çevrilmiş, 1964 tarihinde müzeye çevrilmiş Pontus Devletinin önemli eserlerinden biri olan Ayasofya Müzesini geziyoruz.
 Trabzon merkezde küçük bir gezinti yapıyoruz bu gezintide Trabzon’a has olan Telkari Sanatının örneklerini görebileceğimiz ve satın alabileceğimiz Telkari Atölyesi ve Mağazası gezintisinin ardından, Altındere Milli Parkı’na hareket ediyoruz.
 Altındere Milli Parkı içine girdiğinizde adeta yeşilin 1001 tonunu göreceksiniz. Gözleri renkli olmayan konuklarımız üzülmesin, yeşili seyrederken gözleriniz yeşil tonunu alacak.
 Yeşilliklerin içinde bulunan Karadağ’ın eteklerine kaya oyularak inşa edilmiş olan Sümela Manastırı’nın mimari harikasını gördüğünüzde şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz. 
1250 mt yükseklikte bulunan Sümela Manastırını gezerken rehberimizin anlatımlarından sonra bir kez daha büyüleneceksiniz.
 Ayazma, Kaya Kiliseleri, Su Kemerleri, Kaya Freskleri gezisi ardından yıllarca uzaklara geçit imkânı vermeyen ve adı türkülere konu olan Zigana Dağı’na çıkıyoruz.
 (Sümela Manastırı'nda yapılan restorasyon çalışmaları nedeniyle manastır, 22 Eylül 2015 tarihinden itibaren geçici süreyle ziyarete kapatılmıştır.
 Restorasyon süresi belli olmadığından, tur tarihinde manastırın kapalı olması durumunda Sümela Manastırı’nın Altındere Milli Parkı içerisinden panoramik fotoğrafı alınacaktır.
 Zigana Geçiti’nden Gümüşhane sınırına geçtiğimizde Karadeniz ve Doğu Anadolu Bitki Örtüsü ve iklimi arasındaki keskin ayrıma da canlı şahitlik edeceksiniz. Zigana üzerinde bulunan Hamsiköy’de, köyün meşhur sütlacının tadına bakabilirsiniz.

TRABZON ŞEHİR TURU – SOĞUKSU MEVKİİ - ATATÜRK KÖŞKÜ – RİZE - FIRTINA VADİSİ – ÇAT VADİSİ – ÇAMLIHEMŞİN – FIRTINA DERESİNDE RAFTİNG – KALEGON - AYDER YAYLASI

 Trabzon’u gezmeye devam ediyoruz.
 İlk olarak Soğuksu Mevkiine doğru yola çıkıyoruz. Burada bizi bir 20.yy şaheseri olan Atatürk Köşkü karşılıyor.
 Ulu Önder bu köşkü 1924 ve 1930 yıllarında iki kez ziyaret etmiş, 1937 yılında burada kalarak vasiyetinin bir kısmını da bu köşkte yazmıştır.
 Köşk’ün mimarisi ve bahçesi sizleri büyüleyecek cinsten. 
Atatürk Köşkü gezisiyle birlikte Trabzon şehir merkezi gezilerimizi tamamlıyor ve ülkemizin en yeşil kenti olan kenti Rize’ye doğru yola çıkıyoruz. Rize’yi şimdilik panoramik olarak görerek, adını duyunca bile heyecanlandığımız Fırtına Vadisi’ne giriş yapıyoruz. 
Ve burada ilk olarak Fırtına Deresi’nin yanında öğle yemeği için mola veriyoruz.
 Öğle yemeğinde yöresel lezzetler olan Muhlama, Laz Böreği, Kara Lahana Sarması, Kırmızı Benekli Alabalığının tadına bakıyoruz. 

1.Seçenek: Çamlıhemşin’den bineceğimiz minibüslerle SEVDALUK dizisinin çekimlerinin de yapıldığı Şenyuva Köyü’nü görerek Fırtına Vadisi’nin vahşi doğasında yükselen Zilkale'ye gidiyoruz. Zilkale’nin Kartal Yuvasını andıran görüntüsüne hayran kalacaksınız. Zilkale’de geçireceğimiz zaman sonrası Şenyuva Köyü’ne dönerek sizlere çay molası veriyoruz.
 Harika manzaraya karşı çaylarınızı yudumladıktan sonra Karadeniz Bölgesi’nin en büyük taş köprülerinden biri olan Şenyuva Köprüsü’ne kısa bir yürüyüş ile geçiyoruz.

2.Seçenek: Fırtına Deresinde yaklaşık 1,5 saat süren hafif bir parkurda RAFTİNG. Ekstra Kişi Başı 60 TL
Seçenekli gezilerimizin ardından, Fırtına Deresi’ni takip ederek önce ülkemize Altın Ayı Ödülünü Kazandıran “Bal” filminin çekimlerinin yapıldığı Çamlıhemşin’e, ardından da yayların sultanı Ayder Yaylası’na ulaşacağız.
 Bu yolculuğumuz esnasında kestane, kızılağaç, doğu ladini gibi Doğu Karadeniz bitki örtüsünün en zengin örneklerini görerek, Hala Deresi’nin yanındaki tarihi Osmanlı Taş köprülerinden Mikron veya Kale Köprüsünde fotoğraf molası vereceğiz.
 Kaçkar Dağları’nın en güzel noktasından birisi olan Ayder Yaylası’nda keyifli bir yürüyüş yapıyoruz.
 Gelin Düveni Şelalesi ve diğer şelaleleri görüyoruz.
 Kalegon gezisi sonrasında bu enfes yaylada sizlere serbest zaman vereceğiz. Bu süre zarfında güzel bir yürüyüş yapıp, yöre insanlarıyla keyifli ve bol kahkahalı sohbetler yapabilirsiniz.
 Ayder Yaylası’nda kendinizi bambaşka bir dünyada hissedeceksiniz.
 Rehberimizin belirttiği saatte aracımızda buluşarak Ayder Yaylası’ndaki otelimize hareket ediyoruz.
 Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
 Akşam dileyen misafirlerimiz muhteşem tulum gösterilerinin yapıldığı mekânlara gidebilirler.
 Rehberimize danışabilirsiniz.
 ANITUR’da, Ayder Yaylası’nda Konaklama bir ihtimal değil, GARANTİDİR.

PAKET FİYATINA DÂHİL TAM GÜN BATUM TURU – GONİO (APSAROS) KALESİ - ÇORUH NEHRİ - BOTANİK BAHÇESİ - TİYATRO BİNASI - MEDEA HEYKELİ - BATUM LİMANI - MERYEM ANA KATEDRALİ - ORTA CAMİİ – ERMENİ KİLİSESİ - SARP SINIR KAPISI MENÇUNA ŞELALESİ – ASMA KÖPRÜ – KÜÇÜKKÖY – ÇİFTEKEMER KÖPRÜSÜ TURU

Batum'a hareket ediyoruz.
 Sarp Sınır Kapısında giriş işlemlerimizi tamamladıktan sonra Gürcistan / Acara bölgesine geçiyoruz.
 Hz. İsa’nın On İki Havarisinden biri olan St. Mathias`in mezarının da bulunduğu Roma döneminden kalan ve en son Osmanlılar döneminde kullanılan Gonio (Apsaros Kalesi'ni)  (Panoramik) görüyoruz.
 Batum şehir merkezine doğru devam ederken Bayburt'tan doğup Batum sınırlarına kadar kendine keskin çizgiler oluşturan Çoruh Nehri'ni ve üzerindeki eski Gonio Köprüsü'nü göreceğiz.
 Bir sonraki durağımız, eski bulvar yanındaki Küçük Botanik Bahçesi olacaktır.
 Karadeniz’e özgü çok sayıda ağaç ve bitki türünü gördükten sonra tekrar şehir merkezine dönerek kent merkezini gezmeye başlıyoruz. 
Burada; Tarihi Meryem Ana Katedral Kilisesi'ni, Tarihi Orta Camii, Tiyatro Binasını, Medea Heykeli'ni, Batum Limanı'nı ve yeni oluşturulan yüzüyle Avrupa Meydanı’nı göreceğiz.
 Batum Bulvarı'nda gezinti yaptıktan sonra alışveriş için serbest zaman vereceğiz.
 Ardından Sarp Sınır Kapısı'ndan çıkış işlemlerini yapıp, otelimize yerleşiyoruz.

NOT: Türkiye ile Gürcistan Devletleri arasında yapılan anlaşma gereği TC vatandaşları Batum'a üzerinde TC kimlik numarası bulunan nüfuz cüzdanı ile geçiş yapabilmektedir. Bunun dışındaki kimlik kartları ile (ehliyet, kurum kimlikleri vs.) geçiş yapılamamaktadır.
 Ailesi ile birlikte (Anne ve Babanın Aynı Anda) seyahat etmeyecek olan 18 yaş altı misafirlerimizin BATUM'A geçişleri için NOTER’den onaylı MUVAVFAKATNAME almaları gerekmektedir.
 Bebekler, Çocuklar dâhil kimliklerde fotoğraf olması zorunludur.
Kimlikler yırtık ve yıpranmış olmaması gerekmektedir.
 Gürcü memurları zaman zaman 10 yıldan eski olan kimlikleri kabul etmemektedir.

ALTERNATİF PROGRAM: Batum’a geçemeyen ya da geçmek istemeyen misafirlerimiz, arzu ederlerse Ekstra Mençuna Şelalesi turumuza katılabilirler.
 Arhavi’den bineceğimiz minibüsümüz Çiftekemer Köprüsü’nden geçerek Küçükköy’e ulaşacaktır.
 Küçükköy’de minibüslerimizden inerek asma köprüden karşıya geçip çok keyifli bir yürüyüşe başlıyoruz.
 Yaklaşık 30 dakika sürecek yolculuğumuzda Botanik Parkı andıran ağaçların arasından geçeceğiz.
 Yine aynı rota üzerinde çay bahçelerinin
 arasından geçecek ve isterseniz çay kesimi etkinliğimize katılabilirsiniz. Lazca anlamı “Ulaşılamaz” olan Mençuna’ya vardığımızda göreceğimiz manzara ise tek kelimeyle harika olacak.
 Bu muhteşem turun ardından Arhavi’ye geri dönerek grubumuzla ve otobüsümüzle buluşuyoruz.

RİZE – RİZE KALESİ – RİZE BOTANİK PARKI – RİZE BEZİ - UZUNGÖL – KARASTER – LUSTRA – YAYLAÖNÜ YAYLALARI - TİREBOLU – GİRESUN – GİRESUN KALESİ – ORDU

Rize Şehir Merkezinde turumuzu panoramik olarak yapıyoruz. Ardından tarihin eski çağlarından beri Rize’de hanımların elleriyle dokuduğu, günümüzde ise modern üretime sahip Rize Bezi Atölyesi’ni ziyaret ediyoruz.
 Sonrasında Şirin Rize’yi Kuşbakışı seyredeceğimiz Rize Botanik Parkına veya Rize Kalesi’ne çıkıyoruz.
 Rize gezilerimizi tamamladıktan sonra Karadeniz’in simgesi haline gelen Uzungöl’e hareket ediyoruz. Uzungöl’de gezimize minibüslerimize binerek devam ediyoruz. (Ekstra 30 TL Yüksek Kaçkar Yaylaları programımız kapsamında, Karaster – Lustra – Yaylaönü Yaylalarını görmek üzere yola çıkıyoruz.
 Yol güzergâhımız üzerinde birçok yayla daha görme şansınız olacaktır.
 Karaster – Lustra- Yaylaönünde vereceğimiz molalarda fotoğraflar çekebilir birçok güzelliği aynı anda görebilirsiniz.
 Havanın sisli olması durumunda ise Demirkapı ve Haldizen Yayla gezileri gerçekleştirilecektir. 
 Yüksek yayla gezilerimiz sonrasında Uzungöl’e geri dönüyoruz.
 Uzungöl’ü doyasıya yaşamanız ve öğle yemeğinizi almanız için sizlere yeteri kadar bol serbest vakit veriyoruz.
 Serbest vakit sonrasında, Uzungöl’den keyifli bir şekilde ayrılıp, Sürmene’ de bulunan Çay Fabrikamıza gidiyoruz. Burada Çayın dalından koparılıp bardaklarımıza gelişine dek izlediği süreci yerinde öğreniyoruz.
 Gıda Mühendisinden alacağımız bilgiler sonrasında dileyenler Hediyelik Çay alışverişini bu noktada yapabilirler.
 Çay fabrikası ziyaretimiz sonrasında ise yine Sürmene denince ilk akla gelen unsurlardan olan Sürmene Bıçağı Atölyesi’ne gidiyoruz.
 Sürmene Bıçağı hakkında da bilg
ilendikten ve alışverişimizi yaptıktan sonra, Türk Sivil Mimarisinin bölgedeki önemli örneklerinden olan Memişağa Konağı’nı geziyoruz ve burada yöresel bal, peynir, tereyağı vb yöresel doğal ürünlerin alışverişi için serbest zaman veriyoruz. 
 Türk ve Rum mimarisinin bu ortak şaheserinde çekeceğimiz muhteşem fotoğrafların ardından Karadeniz’in bir ucundan diğer bir ucuna doğru harekete geçiyoruz.
 Kirazın anavatanı olan Giresun’a ulaştığımızda, yakın tarihimizin bir parçası, milli mücadelenin önemli isimlerinden Topal Osman’ın Mezarının da içinde bulunduğu Giresun Kalesi’ni geziyoruz. Giresun’dan ayrılırken sağ tarafımızda ise Karadeniz’in tek adası olan Giresun Adası’nı (Panoramik) görüyoruz. Güzel bir yolculuğun ardından, Ordu’daki otelimize ulaşıyoruz.

SAMSUN – ATATÜRK ANITI - BANDIRMA VAPURU - AMASYA - MUMYALAR MÜZESİ - YALIBOYU – FERHAT İLE ŞİRİN SU KANALLARI - HAZERANLAR KONAĞI – KRAL KAYA MEZARLARI – ÇORUM – HATTUŞA – DÖNÜŞ YOLCULUĞU
 19 Mayıs 1919 da Atamızın mili mücadeleyi başlatan ilk konuşmasını yaptığı Samsun'a gidiyoruz.
 Samsun'daki gezimize Heinrich Cripper tarafından yapılan ve dünyada denge bakımından 2. sırada yer alan Atatürk Anıtı (grup fotoğrafı çektirebilme imkânı), Bandırma Vapuru gezilerimizi tamamlayarak Samsun'dan ayrılıyor ve Amasya'ya hareket ediyoruz.
 Yeşil ırmağın taçlandırdığı kente girerken Ferhat'ın Şirin için açtığı su kanallarını görüyoruz.
 Mumyalar Müzesi, Arkeoloji Müzesi, II. Bayezid Külliyesi, Bimarhane, Yalı Boyu, Şehzadeler Parkı, Saat Kulesi, Hazeranlar Konağı, Kral Kaya Mezarlarının panoramik seyrinden sonra şehzadeler şehri Amasya'dan ayrılıyor ve leblebisiyle meşhur Çorum ilimize geliyoruz.
 Meşhur Çorum leblebisinden alıp Anadolu’nun en eski medeniyeti Hititler’in başkenti Hattuşa’ya gidiyoruz. Çok geniş bir alana yayılmış olan Hattuşaş Kentinde Aslanlı, Sfenksli, Kral Kapısı ile Büyük Tapınak ve Saray Binalarından sonra, bin tanrılı Hititlerin en önemli yapı merkeziolan Yazılıkaya Açık Hava Mabedi’ni görüp İstanbul’a olan dönüş yolculuğumuza başlıyoruz.
 Sungurlu – Kırıkkale – Ankara - Bolu - Adapazarı - İzmit güzergâhı ile akşam saatlerinde İstanbul'a varıyor ve bir başka Anı Tur organizasyonunda buluşmak üzere Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki gezimizde buluşmak üzere üzülerek vedalaşıyoruz.
 Hoşcakalın sevgili dostlar.
Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel