24.12.2016

# anıtur # aynzelihagölü

Gap Turu'nda Kaç Şehir Gezdik.



Selam herkese güzeller güzeli dostlarım;
  Sizleri,sıcak bölgelere,  efsunlu yerlere,  büyük bir keyifle yapmış olduğum  Gap  Turu gezimize davet ediyorum.

Öncelikle, Gap Turu'na gidecek olanlara tavsiyem çok sıcaklarda değil, biraz daha havanın ılık olduğu, güneşin yakıp kavurmadığı  özellikle Bahar mevsiminde veya Sonbahar'a doğru gidip gezmenizdir. 

Bu uzak, efsunlu şehirleri sizlere nasıl anlatmalı, güzelliklerini nasıl göstermeli bilemiyorum fakat  bir yerden de başlamalı diye düşünüyorum.:))


Gidenleri  tekrar kendine çağıran, gizemli kültürleriyle, bakış açısıyla, misafirperverliğiyle tanınan bu yerler bana göre dünyanın en güzel yerleriydi. 


  Gap turuna  gitmişken Urfa'da yapacağınız sıra gecesinde bakınız fazlasından ziyade eğlenip,  Mardin sokaklarında burada kaybolup,  Halfetinin sular altındaki  görüntüsünden etkilenip,bakınız  Hasankeyf'de  üzülüp, Nemrut'un Büyük İmparatorlarına hayranlık besleyerek, bakınız eminim ki  Doğu'yu çok ama çok seveceksiniz. 

Sizleri bu güzel gezinin Anı tur gezi proğramıyla gerçekleştirdiğim ve yeniden gitmeyi çok ama çok istediğim seyahat notlarıyla baş başa bırakıyorum.işte burada


Belki unuturum, belki atlarım, belki bir pusula olur diye  paylaştım hepsini sizlerle.


Veda olsun,

Sevgili dostlar Gap turunda yapmış olduğumuz gezide en çok göbeklitepe'den çok etkilendim. ben bakınız;  Göbeklitepe /Doğuş grubu
İstanbul'dan uçakla gelip daha sonra otobüs ile devam ettiğimiz yolculuğumuz gerçekten süper ötesi bir şeydi. 
Antep'de konaklayıp sıra gecesinde keyif yapmak, esnaf ve eski zanaatkarların atölyelerini ziyaret etmek, sedef işçiliği ve ipek, baharatlarla haşir neşir olmak çok güzeldi, Gece yarısı yollara düşüp Nemrut dağına tırmanmak mucizevi bir güç gerektirse de gerçekten unutulmayacak bir deneyimdi. bakınız Kahramanmaraş'ı fazla gezememiş olsak ta gezilmeye değer çok yerleri var ekstradan mutlaka gezin derim. burada 

Halfeti de mutlaka tekne gezisi yapıp detayları burada mevcut merak edenler için. 
Yemek içinse göl kenarında buraya da gidebilirsiniz.

Birde Antakya Mozaik müzesine mutlaka gidin derim burada mevcut.

Son olarak da Harbiye şelalerinin görsellerini paylaşmak istiyorum işte burada 

Ayrıca,Gap gezisinde  Gaziantep'i gezipte büyülenmemekte elde değil özellikle linkini bıraktığım sayfada arkadaşımız çok güzel anlatmış yazıya, resimlere ve yiyeceklere bayıldım diyebilirim işte burada 

Ülkemizin güzel şehirlerini Gap turu adı altında mutlaka gezip görelim ve ülkemizi daha detaylı olarak tanıtalım  diyorum. 

Sevgiyle kalın, dostlukla kalın , sıkı takipte kalın dostlar:)


ADANA – SABANCI CAMİ - TAŞKÖPRÜ – ANTAKYA – ARKEOLOJİ MÜZESİ – HABİBİ NECCAR CAMİ – SAİNT PİERRE KİLİSESİ – HARBİYE ŞELALESİ


Öncelikle, Seyhan Nehrinin bereketli sularıyla beslenen Adana’ya hareket ediyoruz.
 Adana’da gezimize Seyhan Nehri Üzerine kurulmuş olan Meşhur Taşköprü’de vereceğimiz moladan, sonra Sabancı Camii gezisini yapıyoruz. Can, Ezan, Hazan, Künefe, Asi Nehri, Şelaleleri farklı inanışlarda yaşam alanları ve son zamanlarda diziler ile ünlenen Antakya’ya hareket ediyoruz.
 Antakya’ya varıyoruz.
 Burada öncelikli olarak öğle yemeğimiz yemek üzere şehrin merkezinde birçok alternatifin bulunduğu bir noktada serbest zaman veriyoruz.
 Yemek molamızın ardından Dünya’nın en önemli mozaiklerinin sergilendiği Antakya Arkeoloji Müzesi önünde buluşarak müze gezimizi yapıyoruz sonrasında Antakya’nın dar sokaklarında gezimize başlıyoruz. Anadolu’da yapılan ilk camii olarak bilinen Habibi Neccar Camii, birbirleriyle neredeyse sırt sırta olan Katolik Kilisesi, Ortodoks Kilisesi, Protestan Kilisesi, ( Müsait olması halinde ) gezimisin sonrasında otobüsümüze binerek Hristiyan tarihinin en eski kiliselerinden biri olarak bilinen Saint Pierre Kilisesini geziyoruz.
 Antakya’nın bambaşka bir yüzü olan mitolojik dönemlerden günümüze sayfiye yeri olarak kullanılan Daphne ile Apollo’nun hikâyesine konu olan Harbiye’ye hareket ediyoruz. 
 Harbiye Şelalelerini geziyoruz. 

ADIYAMAN – NEMRUT DAĞI –KARAKUŞ TÜMÜLÜSÜ – CENDERE KÖPRÜSÜ – ARSEMİA TAPINAĞI - GÜN BATIMI

Adıyaman’a hareket ediyoruz.
 Öğle yemeğimizi Adıyaman’da alıyoruz. Minibüslerimize binerek Nemrut Dağı’na doğru yola çıkıyoruz.
 Yol güzergâhımızda Karakuş Tümülüsü, Cendere Köprüsü, Arsemia Tapınağı, sonrasında gün batımı için Nemrut Dağı’na çıkıyoruz. 
I. Antiochos, Zeus, Apollon, Herakles, Kommagene, Kartal ve Arslan Heykellerini görüyoruz. Dağın en önemli unsuru ise Kommagene Kralı Antiochos'a ait Tümülüs ve Kutsal alanlarıdır. 

MALATYA – KARAKAYA BARAJ GÖLÜ – KÖMÜRHAN KÖPRÜSÜ – ELAZIĞ - HARPUT – HARPUT KALESİ - BALAK PAŞA HEYKELİ – HAZAR GÖL'Ü – DİYARBAKIR – ULU CAMİİ – SURLAR
 Adıyaman’dan ayrılarak Malatya‘ya varış. Otobüs ile panoramik Malatya Şehir Gezisi sonrası “Kayısı Borsası”nda verilen kısa mola ardından halk türkülerine esin veren Karakaya Baraj Gölü üzerindeki Kömürhan Köprüsünü geçerek Elazığ’a varış.
 İlk olarak Harput’a hareket ilk olarak Harput Kalesi ( Süt Kalesi ) görüyoruz. Balak Paşa Heykeli altında bulunan kafeteryadan Elazığ’ı kuş bakışı seyrettikten sonra verilen kısa mola sonrası sit alanı olan Hazar Gölü’ne hareket.
 Batıda Kürk Suyu ağzında Kürk Deltası, doğuda ise Zıkkım Deresi ağzında Gezin Deltası bulunan gölün kıyısında fotoğraf molası ardından Diyarbakır’a hareket ediyoruz. Şuan restorasyonda olan Ulu Camii’nin avlusundan geçerek, Diyarbakır’ı ünlü şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı Evi’ne varıyoruz.
 Son olarak Diyarbakır Surlarını otobüsümüzden görerek Midyat’a ulaşıyoruz. 

MİDYAT – HASANAKEYF – MARDİN - DAYRUL ZAFERAN MANASTIRI VEYA MOR GABRIEL MANASTIRI - KASIMIYE MEDRESESİ – ESKİ PTT BİNASI - ULU CAMİİ - MARDİN KENT MÜZESİ
Batman üzerinden Hasankeyf’e hareket ediyoruz.
 Ilısu Barajı ile sular altında kalacak olan Hasankeyf’e varıyoruz.
 Gezimize Zeynel Bey Türbesi, İmam Abdullah Türbesi, El Rızk Camisi, Sultan Süleyman Camisi, Tarihi Hasankeyf Köprüsü, Tarihi Hasankeyf Kalesi ( Panaromik  ) , Artuklu Döneminde var olan Eski Darphane ve Mağara Evleri gördükten Hasankeyf gezimizi tamamlayarak Midyat’a hareket ediyoruz.
 Midyat’a varıyoruz.
 Gezimize Sıla Dizinin çekildiği ve birçok diziye ev sahipliği yapan Midyat Konuk Evini geziyoruz.
 Tarihi Midyat Evlerinin arasından gümüş ve telkari satın alınabilecek çarşıda serbest zaman veriyoruz.
 Sonra Mardin merkeze hareket ediyoruz. Yemek molamızı Mardin’de veriyoruz. 
Hz. İsa’dan sonra V.yüzyılda inşa edilen ve günümüzde Süryani Ortodoks Patriklerinin Evi olarak kullanılan günümüzde halen kullanılmakta olan Dayrul Zaferan Manastırı veya Mor Gabriel Manastırı  gezisinden sonra 15.yy Akkoyunlu Hükümdarı Sultan Kasım tarafından yaptırılan Kasimiye Medresesi’ni geziyoruz.
 Eski Mardin’i gezmeye başlıyoruz. Eski bir Ermeni Konağı olan Eski PTT Binası, Şehidiye Camii görerek, Tarihi Çarşılarını, sokaklar arasında kemerli geçişleri sağlayan Abbaraların içerisinde yürüyoruz.
 Şu anda restorasyonda olan 11.yy da yapıldığını tahmin edilen ermeni bir usta tarafından yapılan minaresi ile meşhur Ulu Camii görüyoruz.
 Buradan Latifiye Camisini geziyoruz. Sabancı Ailesi tarafından yaptırılan Mardin Kent Müzesi’ni ve Sonrasında Eski Mardin Konağında sizlere Süryani Şarabı ikram ediyoruz. 

ŞANLIURFA – GÖBEKLİ TEPE – HARRAN – BALIKLIGÖL – HZ.İBRAHİM MAĞARASI VE MAKAMI – GÜMRÜK HAN – SIRA GECESİ
Tarihi İpek Yolu, Kızıltepe - Viranşehir üzerinden Peygamberler Şehri olan, hepimizin hafızalarında Çiğ Köfte, Balıklı Göl, Harran denildiğinde aklımıza gelen şehir Şanlıurfa’ya hareket ediyoruz. 
Göbekli Tepe’ye hareket ediyoruz.
 Dünya arkeolojisinin göz bebeği olan ve arkeolojik çalışmaların halen devam ettiği, dünyada bilenen ilk tapınağı içinde barındıran Göbekli Tepe Kutsal Alanını geziyoruz.
 Şanlıurfa’nın en popüler ilçesi olan Harran ile gezimize başlıyoruz. Burada ilk olarak Harran Şehrinin ortasında 22 mt yükseklikte var olan Harran Höyüğü, Türkiye’de İslamiyet döneminde kurulmuş en eski cami olma özelliğini taşıyan Harran Ulu Camii, avlusunda yer alan Anadolu’da kurulan İlk İslam Medresesi ( Harran Üniversitesi ),İç Kale, Tarihi Surlar ve Konik Kubbeli Evlerinden birini ziyaret ediyoruz.
 Harran’dan ayrılarak,  öğle yemeği molamızı veriyoruz.
 Şanlıurfa varıyoruz.
 Ş.Urfa merkezde gezimize başlıyoruz. Halil Rahman Gölü, Balıklıgöl, Ayn Zeliha Gölü, Hz İbrahim makamından ötürü ismini alan Makam Camii, Rızvaniye Camii, Mevledi Halil Camii, Hz. İbrahim’in doğduğu mağarayı görüyoruz.
 Panaromik Urfa Kalesi, Tarihi Çarşılardan olan Sipahiler, Hüseyinciler, Bakırcılar Çarşısını geziyoruz.
 Ardından Eşkıya filminden anımsayabileceğiniz Gümrük Han’da çay molası veriyoruz.

ATATÜRK BARAJI - HALFETİ – HALFETİ TEKNE TURU – BİRECİK - KELAYNAK KUŞLARI – GAZİANTEP – GAZİANTEP ARKEOLOJİ MÜZESİ - SEDEF ATÖLYESİ – GAZİANTEP KALESİ - TAHMİS KAHVESİ
 Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en önemli projelerinden bir tanesi olan, Fırat Nehri üzerine kurulan Atatürk Barajını seyir terasından izliyoruz.
 Baraj gezisinin ardından Birecik Barajı’nın yapımı sonrasında bir kısmı sular altında kalan Halfeti’ye doğru yola çıkıyoruz. Birecik Baraj Göl’ü üzerinde 1 saat süren Tekne Turuna çıkıyoruz. Tekne turunda Rum Kale, Tarihi Mağara Evleri, büyük bir kısmı sular altında kalan ve sular altındaki yapıları görebileceğiniz Savaşan Köyünü gördükten sonra tekrar Halfeti’ye varıyoruz.
 Halfeti’den ayrılarak. Birecik’e dünyada nesli tükenmekte olan sadece Fas ve Birecik’te bulunan kelaynak kuşlarını görüyoruz.
 Nizip üzerinden doğunun Paris’i olarak adlandırılan Gaziantep’e doğru yola çıkıyoruz.
 Gaziantep’e varış.
 Öğle yemeği molamızı rehberimizin önerileri eşliğinde alıyoruz.
 Zeugma’dan çıkartılan mozaiklerin ve bölgeye ait eserlerin sergilendiği Gaziantep Arkeoloji Müzesini geziyoruz. Müzeden ayrılarak sedef atölyesine hareket ediyoruz.
 Sedef Atölyesini geziyoruz.
 Tam olarak yapılış tarihi ve uygarlığı bilinmeyen Türkiye’de günümüze kadar ayakta kalan Gaziantep Kalesini ( Panaromik ) olarak görüyoruz.
 Tahmis Kahvesinde Menengiç Kahvesi molası sonrası,bölgenin en çarpıcı özelliğinden olan Çarşıları, İmam Çağdaş vb baklavacılar önünde vereceğimiz serbest zaman sonrasında geziyoruz.

KAHRAMANMARAŞ - TARSUS – YEDİ UYURLAR MAĞARASI - BİLALI HABEŞİ MESCİDİ – AZİZ PAUL KİLİSESİ – TARSUS EVLERİ – TARSUS ŞELALESİ

 1973 yılında Kahraman unvanını alan Maraş şehrimize gidiyoruz.
 Maraş’ı yukarıdan göreceğimiz Maraş Kalesinde fotoğraf molası sonrası Dünyaca ünlü Maraş dondurmalarını tada bileceğimiz Yaşar Pastanesine gidiyoruz. Sonrasında Maraş çarşılarında serbest zaman veriyoruz. 
Maraş gezimiz ardından Türkiye’de ismi 3500 yıldır değişmeyen şehir olan Tarsus’a hareket ediyoruz Tarsus’a varış ve öğle yemeği molamızın ardından Kuran - ı Kerimde Keyf Suresinde gecen Yedi Uyurların Mağarası olduğuna inanılan Ashabı Keyf Mağarasını geziyoruz. Sonrasında Hz. Peygamber Danyal Makamı, Ulu Cami, Peygamber Efendimizin ilk müezzini olan Bilali Habeşi Mescidi, Aziz Paul Kilisesi, Aziz Paul’un doğduğu ev ve avlusunda yer alan su kuyusu, daha önce beyaz çarşı olarak bilinen ve restorasyonu tamamlanan Kırk Kaşık Bedesteni, Eski Tarsus Evleri, Tarsus Şelalesi gezisinde verilen molanın ardından şehrin çıkışında bulunan, Nusret Mayın Gemisini ziyaret ettikten sonra dönüş yolculuğumuza Ulukışla – Aksaray – Ankara – Bolu üzerinden İstanbul’a hareket ediyoruz.  

*Proğram Anı Tur'un sayfasından direk paylaşılmıştır.


 Geziyi doğru sıralama anlamında paylaşmak istedim.
 Belki kendi aracınızla da gitmek isterseniz iyi bir yol haritası olur diye düşündüm. 
                                            




Menengüç kahvesi





Antep Kalesi



Balıklı Göl

Aynzeliha Gölü











































Halfeti Tekne Gezisi














Hasankeyf






Mardin sokakları




































              
Nemrut









Nemrut





























Akkuş

                               



Yorum Gönder

TUTKULU ŞAİR SYLVİA PLATH

“Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” – Benim hayatı mın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve...

Günün Resmi

Günün Resmi
Camille Claudel