23.12.2016

# anıtur # azizsavakatedrali

Belgrad farklı bir heyecan:)) AVRUPA GEZİ 1




Bu kez farklı bir ülkeden Belgrad'dan selamlıyorum hepinizi,
Hiç yurt dışına açılmamış ve ilk açılımını küçük Avrupa olarak adlandırdığımız Belgrad (Sırbistan'dan yapacağım için  çok mutluyum.
Uzun bir arayış, araştırma, ve Shengen vizesi sorunsalını atlatıp elimizdeki 2-3 kuruşu'da bir takım acentalara kaptırıp, başka bir organizasyonla kendimizi Belgrad uçağında bulduk.

Uçakta yaşadığımız heyecanı nasıl anlatsam sizlere.  
Oldum olası uçaklardan korkan ben bu uzun yolculuktan dolayı kendimi sakinleştirerek, teskin ederek kendi halinde sakin ve nezih Belgrad şehrine  indik. Bizleri  hava alanında ilk karşılayan şey, Nikola Tesla'nın  boy boy  resimleri oldu. Küçük çapta bir soruşturma ve  sorulardan geçerek ülkeye giriş iznini kaptık. 
Garip bir hisle yakaladığımız yıkık dökük otobüs'le mısır tarlaları arasından şehre doğru ilerlemeye başladık.  
Etrafı anlatmak gerekirse  sanki Meksika gibi yerdeydik. Hava da bir sıcak nasıl anlatamam   hemde ne sıcak, hayatımdaki en sıcak zamanlar hangisi diye sorsalar birincisi; çocukken oruç tuttuğum ramazan ayı, diğeri de her hal  Belgrad'da geçirdiğimiz zamandır derim.

Öyle ki; gündüz dışarıda dolaşmak bir cehennem azabına dönüştü bizim için, keşke bahar ayında veya sonbahar da gitseymiş dedim valla içimden. 
Şehir merkezine geldiğimizde, bambaşka insanların yaşantısı, bambaşka bir sakinlik  bizi karşıladı. Ülkemizden gelen Türklerle karşılaşmak ve onların bizden önce gelip burada bir kaç yer gezmiş olmasından dolayı, biraz tavsiye alarak, Skadrija sokağındaki çiçeklerle donatılmış ,müziğin sokağa aktığı, renkli restaurantların olduğu sokak içinde ki  otelimize yerleştik.

Bu restoranlarda farklı bir pazarlama stratejisi var, her restoran da özellikle süslenmiş püslenmiş kızlar, ellerinde menülerle sizleri içeri davet ediyor, hatta yemek pazarlığı daha kapı önünde yapılmış ve müşteri yiyeceği yemeğe yönlendirilmiş oluyor. 

 Biz tercihimizi  cevap cici  denilen uzun boy köftelerden yana yaptık. Bugün hala Boşnak lokantalarında da yapılan bu köfteyi takip eder, bulduğum yerde yemeye özen gösteririm. Hazır aklıma gelmişken et konusunda ve mutfak konusunda uzmanlar, ıspanak çorbaları nefis. Mum eşliğinde loş masalarımızda müzik keyfi yaparak çok güzel bir akşam geçirdik. 
Türkler'de Balkan gezilerine, ve Belgrad'a bayağı bir aşinalar ve tatillerini burada geçirmekten çok keyif alıyorlar.
 3-4 gün kaldığımız Sırbistan da gerçekten çok eğlendik, çok güzel yemekler yedik, şehri boydan boya gezdik,  bol bol yürüdük, her akşam farklı renkte taksilerle şehri gezip  keşfettik. 

Akşamları Garibic Pizza'da enfes pizzaların tadına baktık.

Tuna nehrinde yüzüp  bol bol alışveriş yaptık,nehir üzerindeki gece kulüplerinde sabahlara kadar eğlendik. Özellikle öyle bir yer var ki gidenler için aşağıda linkini ekliyorum fazlasıyla iddialı sbir mekan, acayip bir gece klübü.

Belgrad belki  ilk gün bize inanılmaz ateşler ötesi yüzünü gösterdi, fakat daha sonraki günlerde, bol yağmurlu ,bol yağışlı, tam bir kış yaşattı bizlere. 

İlerleyen günlerde, Osmanlı eserlerinin hala kalıntılarının olduğu Kalemegdanı dolaşıp, eski Osmanlı'nın izlerini daha derinden  yakalayıp, bol bol fotoğraf çekip,  bir ülkede neden bu kadar kadın sayısı fazla diye hayrete düşerek gezdik güzel şehri.

Caddeleri, cafeleri, güzel müziklerin çaldığı sokakları gezerken şehrin karmaşasında kaybolup, çılgınlar gibi alışveriş etmek istedik hep, adımlarımızı hızlandırıp arka sokaklara doğru ilerlediğimizde bizleri Türk bayrağından yapılmış baklavaya sunan bir dükkan karşıladı.

Sırbistan da gezilecek çok müze ve kilise var, özellikle Aziz Sava Kilisesi görülmeye değer, bir de  Knez Mihailova Caddesinde yer alan otellerin kahvaltıları hem uygun hemde nefis, hediyelik eşya ve parfüm arayanlar buraya gelsinler önce.
Buraya kadar gelip, Nikola Tesla'nın müzesini gezmeden, icatları hakkında detaylı bilgi almadan dönmek olmaz dedik ve kendimizi müzenin kapısında buluverdik.  Aslında bu tür turlara her zaman  Anı tur ile giderdim fakat bu gezi  Avrupanın kapısını aralama ve  keşfetme turuydu bizim için. O yüzden de biraz daha salaş ve kendi başına keşfetme gezisi oldu.
Buralara kadar gelmişken, yakın başka şehirlere de   gidelim  yeni yerler görelim dedik. Tabi ister istemez de  gezi programımızdan biraz sapmalar kaymalar  oldu. Onları da başka bir yazımda paylaşacağım. Detaylı olarak gezdiğimiz,  Saraybosna, Kotor, Üsküp bizim için  daha eğlenceli, daha bilindik,  deli dolu eğlenceli geçti diyebilirim. 

Saraybosnaya gitmek için yola koyulduğumuz ve şehir haritaları ellerimizde, bavullarımız sırtlarımızda gecenin karanlığında yollara düştük, bir bilinmeze doğru..


Takipte kalın, sevgili dostlar takipte:))


Belgrad'da mutlaka yapılması gerekenler



*Tuna nehrine gidip  yüzün



*Kalemegdanı gezin



*Zemuna gidin



*Gece nehir kıyısında deniz üstünde ki klüpler de  eğlenin, klasik giyinmeyi unutmayın. 



*Her zaman lezzetini çok seveceğim Cevapcici yiyin



*Gece Klübü için, Freestyler gece kulübünde eğlenin:)))



*Nikola Tesla müzesini ziyaret edin




*Pazarlarını, özellikle bit pazarlarını gezin




*Avm Usce'yi gezin

*Günübirlik çevre gezilerine katılın, tüm kiliselerini gezin, etkinliklerini takip edin



                                

                            

                            

                            



                            

                     






Gece şehri dolaşalım dedik, binlerce kere pişman olduğumuz alamadığımız asker şapkalarıyla karşınızdayım.



Merkezde yer alan cafelerde yada butik otellerde kahvaltı çok ucuz, biizm gibi cay bilmiyorlar, her yer kahve kokusundan geçilmiyor.
Burda tatow beni bir dondurmacıya soktu... Nasıl birşey anlatamam bardak dondurma içinde meyve karışımı, Türkiyede olsa kesin patlar bu işş nefis birşeyy



                                                                  Aziz Sava Katedrali



Kalemegdan ve büyük kilise çok heybetli görünüyor, sanki ayasofya gibi..







                                             
                                                     Knez Mihailova Caddesine Giriş


Tuna nehrine yüzmeye gidiyoruz..Sahilde bir bayanla yaptığımız dansı hiç unutmicam:))







Yorum Gönder

Külliye Hamam İstanbul

Gelin hamamı adı altında, teyze, yeğen,  abla kardeş güruhuyla beraber soluğu Sarıyer meydanındaki hamamda alıvermiştik çok yıllar ön...

Günün Resmi

Günün Resmi
Sonbahar